lezzet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lezzet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Kasım 22, 2016

Mutlu Yorumlar

Cheese cakelerim meşhur...

Ben de severek yapıyorum, beğenilince de çok mutlu oluyorum haliyle...

Ama sonuçta cheese cakelerim benim küçük dünyamda yakınlarımla dostlarımla ve onların arkadaşlarıyla tanışabiliyor en fazla.

Ancak bloguma "Dört Yapraklı Yonca'dan Tarifler"e koyduğum tarifler hiç tanımadığım insanların benim tarifimi kullanmasını ve bu tarifle gönülleri feth etmesine fırsat veriyor.

Sağolsun tarifimi yapıp mutlu olanlar, mutlu edenler teşekkürlerini yazıyorlar.

Az önce bir yorum daha bırakılmış

Meltem Erer yazmış

Beni de bu yazıyı yazmak için tetiklemiş oldu.

Mutluluklar paylaştıkça çoğalmız mı zaten :)

İşte bizim meşhur Sinderalla...


Cumartesi, Ağustos 11, 2012

Glazürlü Limonlu Kek

Haftalar önce bahsettiğim Limonlu Kek tarifini uzuuuun bir rötardan sonra ancak yayınlayabiliyorum, gecikmeden dolayı özür dilerim.

Oruç kafası tarifi Cafe Portakal'dan aldığımı yazmışım -ki hala daha ordan aldığımı sanıyodum- aradım taradım yok. Meğerse Lezzet dergisinin web sitesinden almışım ;)))

Tarifi ordan, yapması ve fotoları benden ;)))

Malzemelerimizin tamamı fotoğrafta yer alıyor, ölçü falan yok hamarat olan anlar ;))

       
    Hadi bu seferlik veriyim, çünkü ben yarım ölçü yaptım şaşırtmıyim sizi, orjinal ölçüler şöyle...
       4 yumurta
       2/3 su bardağı ayçiçeği yağı
       1 su bardağı toz şeker
       1 su bardağı süt
       2.5 su bardağı un
       1 paket vanilya
       1 paket kabartma tozu
       Yarım limonun suyu
       2 yemek kaşığı rendelenmiş limon kabuğu


Keki pişirdikten sonra önceden yapıp soğuttuğunuz limonlu şerbeti kekin üzerine döküyorsunuz. Bu işlem sırasında bıçakla keki delerseniz içine daha nufüs edeceğini düşündüğümden ben öyle yaptım...

Üzeri için;

       2 limon
       1.5 çay bardağı su
       1 su bardağı toz şeker

Glazür için;

    5 yemek kaşığı pudra şeker
    2 yemek kaşığı limon suyu

En sonunda da glazürü üzerine  sürdüğünüzde aşağıdaki gibi bi kekiniz oluyo, yoğun limon aromalı


Kaymaklı dondurmayla servis önerisi de benden

Afiyet Olsun ;))))

Cumartesi, Şubat 18, 2012

Yonca Mozaik Pasta

Tarifiyle görüntüsüyle bana özel olduğu için bu adı verdim kendisine…

İçinde şeker yok, kakao yok

Olabildiğince doğal, olabildiğince basit

2 paket pötibör bisküvi

1 su bardağı süt

125 gr margarin

150 gr bitter çikolata

Yapılışı:

Süt ısınırken margarini de içine atıp eritiyorsunuz, başka bi tarafta Kahve Dünyası’nın para çikolatalarını benmari usulü eritiyorsunuz.

İki malzeme de eriyince birbirine karıştırıp bir tel yardımıyla çırpıyorsunuz.

Kırılmış bisküvilere bu karışımı döküp iyice harmanladıktan sonra kelepçeli bir kalıba –altına yaplı kağıt serilmiş- döşeyip iyice sıkıştırıyorsunuz.

Buzluktan bir kaç saat bekledikten sonra kesilecek yumuşaklığa geldiğinde metal kurabiye kalıplarıyla kesip zevkli bir sunumla konuklarınıza sunuyorsunuz.

Afiyet Olsun!!!

Fotoromanı da burda

SAM_3483SAM_3484SAM_3485SAM_3486SAM_3487SAM_3490SAM_3491_kSAM_3493

Cumartesi, Ocak 07, 2012

Komşu Fırın Kapıda...


Daha bi kaç gün önce konuşuyoduk, Komşu Fırın'ın portakallı üzümlü muhteşem bi keki vardı uzun zamandır yemedik. Şu kurabiyesi de çok güzeldi, bu kurabiyesi de; ben dedim ki bi de tahıllı lokmalık gevrekleri var. Yedikçe yiyesi geliyo insanın...

Uffff arasak getirmezler mi ki, -şapırt, burda ağzımızın akan sularını siliyoruz-

Yok ya paket servisi yok :((( diyoruz geçmiş tecrübelerimizden

Sonra birisi Komşu Fırın'mı açsak diyor, yok diyorum biz araştırdık o işi.

Franchise vermiyolar, kendileri açıyolar tüm şubeleri :((

Genç emekli olup Komşu Fırın'a eleman gibi sızma planları yapıyoruz, lezzetinin sırrını kapmak için :)))

Tüm bunları düşünürken sitesine bi bakalım ne var ne yok diye;

Oleeey paket servisi başlamış!!!

Duyan duymayana haber versin :)))))

Ayrıca yakında sitelerinde tarifler de vereceklermiş, takipteyiz

Pazar, Ocak 01, 2012

Yılın Lezzet Sırrı

Yılın son günlerinde denemelerine başladığım sonunda aradığım lezzeti yarattığım, yiyenlerin yüksek iltifatlarına mazhar olan irish cream tiramisunun tarifini vermenin zamanıdır artık...

Aslında bilinen tiramisu tariflerinden çok büyük bir farkı olmasa da lezzetinin sırrı irish cream aromalı granül kahvesinde…

SAM_3367

Kare borcam için 14 tane altına, 14 tane üstüne olmak üzere 28 tane kedi dili bisküvi

Kedi dilini ıslatmak için;
1 su bardağı sıcak su
2 çorba kaşığı irish cream aromalı granül kahve
2 çorba kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı süt

SAM_3295


SAM_3298
SAM_3301

Muhallebisi için;
1 litre süt
3 kahve fincanı toz şeker
3 kahve fincanı un
1 paket vanilya
muhallebiyi ocaktan indirince bir paket Pınar labneyi de ekleyip mikserle bir iki dakika çırpıyoruz.

SAM_3300

ilk kat kedi dilleri üzerine muhallebi döktükten sonra ikinci kat kedi dilleri dizilip kalan kahveli karışımla ıslatılır.
Muhallebinin kalanıyla üstünü kapatıp, 1 çorba kaşığı kakaoyu tel süzgeçle tüm üstünü örtecek şekilde üzerine eliyoruz.

Sonra da gururla ikram edip, tebrikleri kabul ediyoruz
Afiyet Olsun!
Dil çıkaran gülümseme

Salı, Kasım 08, 2011

Bir Bayram Günü

Bir bayram daha geldi gidiyor...

Bayramın gelişiyle kendini tatilin kollarına atmak üzere yollara düşenler trafikte cinnet geçirdi.

İstanbul'da kalanlar bayramlaşmaydı, kurbandı derken ne kadar gitse de bi türlü boşalmayan trafik çilesinden payına düşeni almaya devam etti.

Nispeten şanslı olanlar evde oturup trafik kameralarından, telefonlarından yoğun trafik olan yollara bakıp bakıp; "ohhh iyi ki dışarda di'iliz" şükürleri ettiler.

Evde de bi yere kadar, sıkılıyor insan...

Ya bi türlü bitiremediği kitabı eline alıp bitirmeye, ya izlemeye vakit bulamadığı dvd'leri izlemeye yada mutfağa girip oyalanmayı tercih etti.

Bilin bakalım ben hangisiydim???



Geçen gün yaptığım sürpriz kekin sürprizsizinden ama üzerine siyah beyaz çikolata rendesi ile dekor yapıldı.

Aşağıda da bir waffle'ın fotoromanını görebilirsiniz. Tarifini daha önce vermiştim,burdan>>




Pazar, Ağustos 28, 2011

Doyurucu Bir Şeyler...

Biliyorum memnun değilsiniz son günlerdeki performansımdan, yeni bi'şey yok sayfada...

Ramazanın son günlerinin koşturmacasında durup da yazsam bi şey diyecek gücüm yok eh biraz da motivasyonum.

Oruç her ne kadar etkilemedi dese de insan, bazen eli kolu kalkmıyor hiç bi şey yapmak gelmiyor içinden.

Aslında bir kaç yazmak istediğim konu olsa da, işte o orucun bünyede yarattığı "aç ayı oynamaz", yemekten sonra "ağırlık çöktü" ye dönüşünce kalem yazmıyor, tuşlar basmıyor.

Bugün ne değişti?

Ramazan boyunca devam ettiğim ama ramazan bitmeden tamamlamam gereken bir görevimi tamamladım :))) onun mutluluğuyla gücüm yok ama motivasyonum var :))))
Yazmak istediklerime gelince...

Biri Sultanahmet'teki kitap ve kültür fuarı

Diğeri ayvalık tost ekmeği

Biri ruhu diğeri mideyi doyurur.

Ramazanda açılan kitap fuarı dini yayınlar satar düşüncesinde haklısınız ama yanısıra güncel kitapları -aşk romanları bile- piyasa fiyatından çok çok daha ucuza alabiliyorsunuz. Diğer bir taraftan popüler kültüre yakın olmayan çevrelerin araştırma ve eserlerini incelemenin faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı şeyler keşfediyorsunuz.

Mesela Kuran-ı Kerim'in çocuklar için pembe ve mavisinin var olduğunu biliyor muydunuz?

Sayfa ve kapağının böylesine canlı renklerde olduğunu görmek, yıllardır yeşil üstüne yaldızlı tek tip Kuran-ı Kerim ezberini bozdurduğu için hoşuma gitti.

Yine son yıllarda dikkatimi çeken, "satır arası Kuran" şeklinin, ayet ayet meal yerine cümlelerinin anlaşılmasını sağlamasının faydalı olduğunu düşünüyorum.

D&R'larda görmeye alışık olmadığımız yayın evlerinin kitapları arasında ilgi çekici eserler bulabiliyor insan.

Mesela Küre Yayınlarından İbrahim Zeyd Gerçik'in

Bir Yönetim Modeli Mimar Sinan -İnsan Kaynakları ve Proje Yönetimi-

Bir Yönetim Modeli Süleymaniye -Yönetim, Psikoloji ve Kurum Kültürü-

kitapları bu alanlardaki yabancı kaynaklara özümüzden bir alternatif olması bakımından hoşuma gitti.

-henüz okumadım kitapları, umarım okudukça haklı çıkarım memnuniyetimde-


Ruhumuzu doyurduktan sonra karnımızı doyurmaya gelince, İstanbul Halk Ekmeğin Ayvalık Tost ekmeği derim :)))

İlk kez Sultanahmet'teki Halk Ekmek standından aldım, o kadar güzeldi ki -uzun zamandır bu kadar güzel tost yememiştim- biter bitmez en yakın halk ekmek bayisine koştum.

Yok öyle bi'şey demesin mi :((

internet sitelerine de baktım orda da,  yok öyle bi'şey :(((

Tekrar yolumu Sultanahmet'e denk düşürdüm.

Evet orda var :)))

Yeni çıkarmışlar bu ekmeği ve sadece Sultanahmet'te satıyorlarmış şimdilik, ama bayramdan sonra bayiler de satacakmış.

Şiddetle tavsiye ederim :)))


Pazartesi, Ağustos 15, 2011

Tarifler

Oruçluyken günün en eğlenceli bir o kadar da sinir bozucu zamanı değişik bi yemek, tatlı tarifi bulsam diye aranmak...

İki gündür bulduğum ve kendimi alamadığım siteler

Carte Dor'un dondurmalı tarifleri

http://www.dondurmaliblog.com/

Unilever'in mutfak profesyonelleri için hazırlanmış sitesindeki tarifler

http://www.unileverfoodsolutions.com.tr/tariflerimiz/recipe_sn

bazı tariflerdeki malzemeler fazla profesyonel olduğundan anlamakta zorluk çekebilirsiniz ama kişi sayısını girip aynı tarifi 2 kişiye de 2000 kişiye de uygulanabilecek hale getirmesi süper bi fikir.

Cumartesi, Ağustos 06, 2011

Anadolu Yakasında İftar

Yoğun istek üzerine Anadolu yakasının ağırlıkta olduğu bir kaç iftar mekanı önerisinde bulunmaya karar verdim.

İlki gitmekten her zaman keyif aldığım Küçükyalı'daki Maria'nın Bahçesi...

Genelde iftar menülerinin 75-80 civarı olduğu mekanda bu sene abartısız -insanın yiyebileceğinin üzerinde çeşitten bahsediyorum- makul bir menü makul bir fiyata her zamanki mükemmelliğinde sunuluyor. Test edilip onaylandı :))

Fiyatı 50 TL

http://www.marianinbahcesi.com/ramazan2011.html


İkinci mekanımız Anadolu Hisarı - Göksu deresi kenarındaki Göksu Marine...

Eski İstanbul, sandal sefaları denince akla gelen Göksu deresinde iftar ve sandal sefası vaad eden bir tecrübe yaşamak ilginç olabilir. 35 tl olan iftar menüsünün yanısıra mekanda hazır bulunan eskiye özgü kıyafetlerle fasıl eşliğinde sandal sefası yapıp kendinizi 18. y.y. Osmanlı'sında hissedebilirsiniz.

http://www.goksu-marine.com/


Üçüncü mekanımız memleketimin güzide yemeklerini bulabileceğiniz Bostancı Köprüsünün hemen üst tarafında İçerenköy yönünde sevimli bir köşkte hizmet veren Naila...

Canlı fasıl eşliğinde 40-45-50 tl'lik menülerden birini seçerek lahana sarması, mısır ekmeği, rize kavurması, mıhlama, laz böreği gibi yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.

http://www.nalia.com.tr/

Bu satırları yazarken evin yakınıdaki ekmek  fırınından gelen, sıcak pideye has o odunsu kokusunu da paylaşabilmenin bi yolu olsaydı keşke ;))

İyi iftarlar

Salı, Temmuz 26, 2011

İftar Seçenekleri 2011

Yaklaşan ramazanın ayak sesleri her geçen gün biraz daha yakından duyuluyor, ne güzel

televizyonda iftara-sahura yönelik reklamlar dönmeye, kupon dünyasında indirimli iftar menüleri davetleri gelmeye başladı.

Ben de her zamanki görevimin bilincinde bu seneki iftar önerilerimi hazırliyim dedim...

İftar için beğendiğim özel mekanların hepsine gitmek, tüm yemekleri yemek çok isterdim. Gel gör ki herkesin derdi ramazanda o güzelim yemekleri yemeden nasıl durucam, nasıl aç kalıcamken; benim derdimse bir kase çorbadan sonraki yemekleri nasıl yiycem oluyo Üzgün gülümseme
yazık o kadar emeğe, o kadar yemeğe...

Güzelim restoranların iftar menüleri de öyle mükellef ve çeşitli ki, geçtim beni normal bir insanın hepsini yiyebilmesi için masallardaki devlerden biri olması gerekiyor...

Yani gitsem bi türlü gitmesem bi türlü


Topkapı Sarayı'nın bahçesinde  olması ayrı bir büyü katıyor...
http://www.karakolrestaurant.com/images/etkinlikler/karakol_ramazan.pdf - 115 TL


Favorim, özellikle 15-16 Ağustos tarihlerinde gidildiğinde eşsiz dolunay manzarası bonusu olur.

http://zeyrekhane.com/site/ -80 TL


Sultanahmet geçmişin ruhunu hissettiğim özel bir yer, Matbah'da öyle...
http://www.matbahrestaurant.com/ramazan_menusu.htm -75 TL



Karadeniz mutfağının ramazan versiyonu olduğunu tahmin ettiğim okuduklarımdan güzel olabileceğini düşündüğüm Çamlıca'da bir yer
http://www.istanbul.net.tr/istanbul_haberler_yeme_icme_detay.asp?id=13492&t=Nihat  -55 TL


Tarihi ramazanlar deyince, yılların değişmeyen klasiği...
http://www.asitanerestaurant.com/ramazan_menuleri.php -70 TL

Pazar, Temmuz 17, 2011

Mutfak İşleri

SAM_2434 (640x480) (640x480)

Helvacılık kariyerime hız kesmeden devam ediyorum Gülümseme
Misafirlerimiz için menü hazırlarken tatlı olarak ne yapsak acaba düşüncesine “helva” önerisiyle son noktayı koydum.
Geçen sefer ki tariflerimden birini kullanırım diye düşünürken ara tara bulamadım bi türlü. Masama, kitaplarımın arasına yok. Mecburen yeni bir tarif baktım. Ümit Usta’nın kitabından özünde aynı ölçülerde biraz farklı başka bir tarifi buldum

2 bardak irmik
2 bardak şeker
3/4 margarin
3,5 su bardağı süt
1 fincan çam fıstığı

Ancak hafızalardan silinmeyecek bu helvayı özel kılan sütüne kattığım Dr. Oetker’in damla sakızlı vanilyasıydı…

Unutamayacağınız, yedikçe daha çok yemek isteyeceğiniz bir tad bırakıyor damakta Göz kırpan gülümseme

Sunum aşamasında da bir tasarımcıyla çalışmanın faydalarını resimde görebilirsiniz. –ablamın eli, sanatsal işlere yatkındır- Daha önce Tchibo’dan aldığım -4 yapraklı yonca keki yapma niyetiyle- küçük kalpli kalıplar şablonumuz oldu.

Tabiki mutfak işlerim helvayla sınırlı kalmadı…

Geçen hafta Esse’den aldığım cam kek kalıbının da siftahını bu vesileyle yapmış oldum. – o da bir dört yapraklı yonca-

SAM_2430

ve menüde yer alan diğer şeyleri sayıp burda canınızı çektirmemek için uzaktan bi resimle sizi hayallerle baş başa bırakıyorum..
Gülümseme
SAM_2437 (480x640)

Cuma, Temmuz 01, 2011

Helvacı Helva

Öyle Bir Geçer Zaman Ki'den bilinç altına mı işledi, kandilde ev hanımı modumda olduğumdan mıdır bilinmez; bi helvacılıkdır gidiyor ben de...

Kandil akşamı uzun zamandır canımızın çektiği un helvasını yapıverdim. İnternetten bulduğum şu tarifle yapıverdim.

250 gr tereyağ
3 su bardağı un'u iyice kavurduktan sonra
2 su bardağı şekeri de iyice harmanlayıp
1 çay bardağı su döküp

helva kıvamına getiriveriyosunuz. Sonra iki kaşık arasında şekil verip servis yapıveriyorsunuz.

Akşam ablam geldi, niye un helvası yaptınız benim canım irmik helvası çekti demesin mi ;)

seni mi kırıcaz ablacım, un helvasının bittiği gün yani dün

irmik helvası yaptım. yine internet tarifleri sa'olsun :))

1 su bardağı irmik
isteğe göre çam fıstığı
1/2 su bardağı becel (bu sefer tereyağ kullanmadım)

yine iyicene kavurduktan sonra

1 su bardağı sıcak sütü ekleyip karıştırıyoruz. (ben süte vanilya da kattım)

1,5 su bardağı suda erittiğiniz 1,5 su bardağı toz şekeri sıcak olarak karışıma ekliyosunuz.

Çoğunlukla karıştırarak sonrasında biraz demlendirerek miiisss gibi helva sahibi oluyorsunuz.

bir tepsiye döküp dilimleyebileceğiniz gibi, benim gibi kurabiye kalıplarıyla keserek hoş şekillerde de servis  yapabilirsiniz.


Afiyet Olsun!

Pazartesi, Haziran 20, 2011

Bir Lezzet Keşfi

Ezel başladı, bitiyor ama ben daha bir kez oturup da bir bölümünü izlemiş insan değilim. Ama izlemesem de sor hikayenin ne olduğunu söylerim, fragmanlar saolsun ;)

Bu akşam Ezel yerine daha lezzetli bir  uğraşım var :)))))


Sıkışık köprü trafiğinde kimin canının çekip aldığını bilmediğim, frizbi misali yuvarlak kağıt helvanın evrim geçirerek insanlığa daha faydalı bir şekle dönüşmüşünün arasında dondurma topları...

Şiddetle tavsiye ederim...

Perşembe, Mayıs 19, 2011

Roma Dondurması

İstiklal Caddesi'nin sonu Tünel'in başı

Gerçek roma dondurması için iyi bir adres...


Orman meyveli lavanta, limonlu beyaz rengiyle favorim...


Cumartesi, Mart 05, 2011

Pötibör

Durum çok vahim, sürekli artan bir grafik izliyorum.

Oysa yıllardır bu grafiğin artması için neler neler yapmadım, şimdiyse bu gidişe bi dur demem lazım.

Ama ben her gün yeni bir tarif, lezzet peşinde koşarsam bu iş zooooor :))))

Esas konuya geri dönersek; Ülker pötibörün güzel, faydalı ama çok zararlı !!! bir sitesi var.

http://www.ulkerpotiborlupastalar.com/

Çarşamba, Mart 02, 2011

Pişmeyen Cheesecake Tarifi

Cheesecake'im pek bi meşhur oldu, sağolsun eş dost tarifler gönderdi "bi de bunu yap istersen" diye...

Ama ben seçtim cheesecakemi :)) ilk yaptığım

ilk akşam daha kreması oturmadan çekmiştim resmini, asıl lezzetine kavuştuktan sonra tekrar çekmeliydim ama yemekten fotoğraf çekmeyi getiremedim aklıma kusura bakmayın. En yakın zamanda yenisini yapar, hakkıyla bi fotoğrafını koyarım...

Meraklılarına Malzemeleri:

1,5 paket Eti Burçak bisküvi
4 yemek kaşığı tereyağ (80 gr.)
2 yemek kaşığı toz şeker
isteğe bağlı: ince çekilmiş fındık, tarçın

2 paket Pınar Labne peynir (400 gr)
1/2 su bardağı krema
1 su bardağı toz şeker
isteğe bağlı: limon kabuğu rendesi,

Yapılışı:
Bisküvileri rondoda toz haline getirin, çekilmiş fındık, tarçın ve şekeri de iyice birbirine karıştırın. Cam kaseye aldığınız toz karışımın içine oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını ekleyin.

(Bazı tariflerde erimiş tereyağı diyor ben bunun yerine sıcak suyun içine oturttuğum cam kasede tereyağı ve bisküviyi birbiriyle bütünleştiriyorum. Ne gerek var bu kadar uğraşmaya diyebilirsiniz ama butik lezzetler özenli çalışmalardan doğar) :)))

İyice özleştiğine karar verdikten sonra karışımı orta boy yuvarlak bir kalıba döşeyin. Genişçe bir tahta kaşığın arkasıyla hiç boşluk kalmayacak şekilde harcı sıkıştırın. Bu karışımı buzlukta yarım saat bekletin, sonra  da buzdolabında bekletin. Bu arada da kremayı hazırlayın.

Labneyi mikserle 3 dk hızlı ayarda karıştırdıktan sonra krema, şeker ve limon kabuğu rendesini ekleyin. Düşük devirde biraz daha çırptıktan sonra daha önce hazırlayıp buzdolabında beklettiğiniz tabanın üzerine yayın.

Buzlukta bir saat, ardından bi gece buzdolabında beklettikten sonra servis yapın.

Sosuna gelince seçenek çok;
- çikolata rendeleyebilirsiniz
- dr. oetker'in tek kullanımlık poşetteki çikolata ve frambuaz sosu (frambuaz daha çok yakışıyo bence)
- kızılcık marmelatı

Afiyet Olsun!

Salı, Mart 01, 2011

İşte Hayat

Hava buz gibi soğuk,

Yorucu iş günü bir saat önce bitmiş,

İstanbul trafiğini de alt edip sokağına ulaşmışsın,

Hızlı adımlarla yürüyerek bir türlü peşini bırakmayan soğuğu atlatmaya çalışıyorsun

Anahtarın yuvasında döndüğü evin kapısı açıldığında hoş bir sıcaklık kollarıyla bütün ruhunu sararken mutfaktan gelen yeni pişmiş mısır ekmeğiyle karalahananın muhteşem kokusu...

Birbirine bu kadar yakışan, birbirini bu kadar tamamlayan başka bir çift tanımadım daha

İşte hayat bu dedirtiyor insana

Cumartesi, Şubat 26, 2011

Tatlı Krizinin Doğurdukları

Mutfakta değişik şeyler denemek, yeni keşifler yapmak arzusundaydım bugün. Kekimi zebra desenli, ilk cheesecake'imi hamuruna fındık tozu katmak gibi denemelerim oldu.

Kekim oldukça başarılı ve lezzetli


Piştikten sonra;

Ve ilk cheesecake'im
daha iyi bir tarif bulmam gerekiyo :)))

ama kötü di'il sadece üst kremasının daha katı olacağı bir karışım olmalı ama tadı yerinde :)))


Dipnot: Cheesecake'in kendini bulması için bir gece beklemesi gerekiyormuş :)) yeni tarife gerek yok sadece bir tutam sabır o da kremaya di'il bana :)))

Cumartesi, Ocak 01, 2011

Hafız Mustafa 1864

1864'ü yazarken farkettim 1800'ün sonları benim favori zamanım :))

Geçenlerde Eminönü'ne gittiğimde gördüğüm ama bugün Konyalı'da bir şeyler yemeyi planlarken bi bakiyim neler var, en kötü ihtimal rengarenk akide şekeri alırım planıyla kapısından içeri girdiğim ama çıkamadığım yer.

Akıllara zarar bir yer, dekorasyonu, sunumu, görüntüsüyle çıldırtan, tadıyla zevkten delirten. -Fazla mı abarttım?-



Kasada duran bey, kendisine Hafız Mustafa diyelim kısaca; orda olduğum sürece keyifle seyrettim müşterilerle diyaloğunu. Vitrindeki lokumlara bakan birilerini görünce lokum tabağını kapıp dışarı koşuyor; tatlılara bakanları görünce tadına bakması için "arkadaşlar bana iki dilim bülbül yuvası verin" deyip dışarı çıkıyor. İkram ediyor. Ödemeye kasaya gittiğimde "Beğendiniz mi, nasıl buldunuz, memnun kaldınız mı?" sorularıyla müşteri nabzını tutmaya çalışıyor. Ama en komik diyaloğumuz "ne kadardır burası var?" soruma "biz 1864'den beri burda Bahçekapı'dayız, burası da şubemiz" demesi.

Gerçi 15 ay olmuş açılalı ama ben keşfedememişim, üst katın manzarası da ayrıca güzelmiş...

Tatlılar, tatlılar, tatlılar...

Hangisini alacağınıza karar veremiyosunuz, benim gibi 4-5 çeşit seçip karışık yaptırmanızı öneririm.

Benim favorim istiridye gibi olan alttaki resimde 2.sırada sağdan ikinci, yanındaki cevizli de çok başarılı. Yalnız bu tatlıların çok kötü bi yanı var, genelde insanın içini yakıp tıkarlar ya, bunlarda ne yediğini ne kadar yediğini anlamıyorsun.

Her yazı arasında gidip bir tane yememden anlayın artık :))

Bunlarda vitrinden, ama anlatılmaz yenir :))