Biliyorum memnun değilsiniz son günlerdeki performansımdan, yeni bi'şey yok sayfada...
Ramazanın son günlerinin koşturmacasında durup da yazsam bi şey diyecek gücüm yok eh biraz da motivasyonum.
Oruç her ne kadar etkilemedi dese de insan, bazen eli kolu kalkmıyor hiç bi şey yapmak gelmiyor içinden.
Aslında bir kaç yazmak istediğim konu olsa da, işte o orucun bünyede yarattığı "aç ayı oynamaz", yemekten sonra "ağırlık çöktü" ye dönüşünce kalem yazmıyor, tuşlar basmıyor.
Bugün ne değişti?
Ramazan boyunca devam ettiğim ama ramazan bitmeden tamamlamam gereken bir görevimi tamamladım :))) onun mutluluğuyla gücüm yok ama motivasyonum var :))))
Yazmak istediklerime gelince...
Biri Sultanahmet'teki kitap ve kültür fuarı
Diğeri ayvalık tost ekmeği
Biri ruhu diğeri mideyi doyurur.
Ramazanda açılan kitap fuarı dini yayınlar satar düşüncesinde haklısınız ama yanısıra güncel kitapları -aşk romanları bile- piyasa fiyatından çok çok daha ucuza alabiliyorsunuz. Diğer bir taraftan popüler kültüre yakın olmayan çevrelerin araştırma ve eserlerini incelemenin faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı şeyler keşfediyorsunuz.
Mesela Kuran-ı Kerim'in çocuklar için pembe ve mavisinin var olduğunu biliyor muydunuz?
Sayfa ve kapağının böylesine canlı renklerde olduğunu görmek, yıllardır yeşil üstüne yaldızlı tek tip Kuran-ı Kerim ezberini bozdurduğu için hoşuma gitti.
Yine son yıllarda dikkatimi çeken, "satır arası Kuran" şeklinin, ayet ayet meal yerine cümlelerinin anlaşılmasını sağlamasının faydalı olduğunu düşünüyorum.
D&R'larda görmeye alışık olmadığımız yayın evlerinin kitapları arasında ilgi çekici eserler bulabiliyor insan.
Mesela Küre Yayınlarından İbrahim Zeyd Gerçik'in
Bir Yönetim Modeli Mimar Sinan -İnsan Kaynakları ve Proje Yönetimi-
Bir Yönetim Modeli Süleymaniye -Yönetim, Psikoloji ve Kurum Kültürü-
kitapları bu alanlardaki yabancı kaynaklara özümüzden bir alternatif olması bakımından hoşuma gitti.
-henüz okumadım kitapları, umarım okudukça haklı çıkarım memnuniyetimde-
Ruhumuzu doyurduktan sonra karnımızı doyurmaya gelince, İstanbul Halk Ekmeğin Ayvalık Tost ekmeği derim :)))
İlk kez Sultanahmet'teki Halk Ekmek standından aldım, o kadar güzeldi ki -uzun zamandır bu kadar güzel tost yememiştim- biter bitmez en yakın halk ekmek bayisine koştum.
Yok öyle bi'şey demesin mi :((
internet sitelerine de baktım orda da, yok öyle bi'şey :(((
Tekrar yolumu Sultanahmet'e denk düşürdüm.
Evet orda var :)))
Yeni çıkarmışlar bu ekmeği ve sadece Sultanahmet'te satıyorlarmış şimdilik, ama bayramdan sonra bayiler de satacakmış.
Şiddetle tavsiye ederim :)))
Sultanahmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sultanahmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Ağustos 28, 2011
Doyurucu Bir Şeyler...
Etiketler:
ekmek,
Ekonomi,
fuar,
iş dünyası,
Kitap,
lezzet,
mimar sinan,
Psikoloji,
Sultanahmet,
tost,
Yazar,
Yemek,
yönetim
Perşembe, Ağustos 11, 2011
Sultanahmet'te Ramazan
Sultanahmet'te ramazana, cami ve etrafında oruç açanlara, hınca hınç kalabalığa hafiften aman da ne gereksiz edayla yaklaşırdım yaklaşmasına da, bu sene fikrim değişiverdi.
Her akşam gidebilirim Sultanahmet'e...
Geçmiş yıllardaki yoğun duman ve sucuk kokusunun yerine mis gibi yaz akşamı havası var.
Kalabalık; kalabalık olmasına ama belli bir düzen sağlanmış akıp gidiyor.
Piknik alanlarındaki tahta masalar, sandalyeler yetmeyince evden getirilen portatif masa ve sandalyeler açılmış, onu bulamayan serdiği bir kilimin hırkanın üstüne oturup meydanın kalabalığındaki yerini almış.
Her iki Sultanahmet Köftecisinin önünde de metrelerce kuyruk; iftarda içeriye ulaşabilirler mi acaba sorusunun cevabı merakım...
İftar yaklaşırken geleneksel ürünlerin satıldığı stantların arasındaki kalabalık da yavaş yavaş sakinliyor, iftar sonrası daha yoğun bir kalabalığa bırakmak içini yerini...
Turistler bayram ediyor olmalı, bütün güzel şeyleri bir arada uygun fiyatla bulabildikleri bir alışveriş cenneti burası.
Ne var ki burda???
Yoğurtçu -Kanlıca-,
turşucu,
tatlıcı, lokumcu, şekerci -Hafız Mustafa, Koska, Hacıbekir-,
kahveci -Mehmet Efendi-,
dondurmacı -Mado-,
bozacı -Vefa-,
şerbetçi -Konyalı-,
kuruyemişçi,
baharatçı,
macuncu,
muhallebici,
ekmekçi
Sonracıma...
bakırcı,
yorgancı,
kakmacı -sedef-,
oymacı -ahşap-,
tespihçi,
tezhipçi,
üflemeci -cam-,
boyacı -ayakkabı-,
kunduracı,
ekmekçi,
boncukçu,
seramikçi,
ebrucu,
karagözcü -ki bu başlı başına bir yazı benim için-,
hatçı,
İşinde en iyi ustaların bir araya geldiği bu çarşı 10:00-02:00 arasında Ramazan süresince açık olacak.
Ramazan etkinliklerinin tam programı için link aşağıda
http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Documents/haber/agustos2011/etkinlik_brosuru.pdf
Etiketler:
Akşam,
Ebru,
Eğlence,
Gece,
geleneksel el sanatları,
Ramazan,
Sultanahmet,
Tarih,
tarihi yarımada,
tatlı,
tezhip,
Yemek
Salı, Temmuz 26, 2011
İftar Seçenekleri 2011
Yaklaşan ramazanın ayak sesleri her geçen gün biraz daha yakından duyuluyor, ne güzel
televizyonda iftara-sahura yönelik reklamlar dönmeye, kupon dünyasında indirimli iftar menüleri davetleri gelmeye başladı.
Ben de her zamanki görevimin bilincinde bu seneki iftar önerilerimi hazırliyim dedim...
İftar için beğendiğim özel mekanların hepsine gitmek, tüm yemekleri yemek çok isterdim. Gel gör ki herkesin derdi ramazanda o güzelim yemekleri yemeden nasıl durucam, nasıl aç kalıcamken; benim derdimse bir kase çorbadan sonraki yemekleri nasıl yiycem oluyo
yazık o kadar emeğe, o kadar yemeğe...
Güzelim restoranların iftar menüleri de öyle mükellef ve çeşitli ki, geçtim beni normal bir insanın hepsini yiyebilmesi için masallardaki devlerden biri olması gerekiyor...
Yani gitsem bi türlü gitmesem bi türlü
Topkapı Sarayı'nın bahçesinde olması ayrı bir büyü katıyor...
http://www.karakolrestaurant.com/images/etkinlikler/karakol_ramazan.pdf - 115 TL
Favorim, özellikle 15-16 Ağustos tarihlerinde gidildiğinde eşsiz dolunay manzarası bonusu olur.
http://zeyrekhane.com/site/ -80 TL
Sultanahmet geçmişin ruhunu hissettiğim özel bir yer, Matbah'da öyle...
http://www.matbahrestaurant.com/ramazan_menusu.htm -75 TL
Karadeniz mutfağının ramazan versiyonu olduğunu tahmin ettiğim okuduklarımdan güzel olabileceğini düşündüğüm Çamlıca'da bir yer
http://www.istanbul.net.tr/istanbul_haberler_yeme_icme_detay.asp?id=13492&t=Nihat -55 TL
Tarihi ramazanlar deyince, yılların değişmeyen klasiği...
http://www.asitanerestaurant.com/ramazan_menuleri.php -70 TL
televizyonda iftara-sahura yönelik reklamlar dönmeye, kupon dünyasında indirimli iftar menüleri davetleri gelmeye başladı.
Ben de her zamanki görevimin bilincinde bu seneki iftar önerilerimi hazırliyim dedim...
İftar için beğendiğim özel mekanların hepsine gitmek, tüm yemekleri yemek çok isterdim. Gel gör ki herkesin derdi ramazanda o güzelim yemekleri yemeden nasıl durucam, nasıl aç kalıcamken; benim derdimse bir kase çorbadan sonraki yemekleri nasıl yiycem oluyo
yazık o kadar emeğe, o kadar yemeğe...
Güzelim restoranların iftar menüleri de öyle mükellef ve çeşitli ki, geçtim beni normal bir insanın hepsini yiyebilmesi için masallardaki devlerden biri olması gerekiyor...
Yani gitsem bi türlü gitmesem bi türlü
Topkapı Sarayı'nın bahçesinde olması ayrı bir büyü katıyor...
http://www.karakolrestaurant.com/images/etkinlikler/karakol_ramazan.pdf - 115 TL
Favorim, özellikle 15-16 Ağustos tarihlerinde gidildiğinde eşsiz dolunay manzarası bonusu olur.
http://zeyrekhane.com/site/ -80 TL
Sultanahmet geçmişin ruhunu hissettiğim özel bir yer, Matbah'da öyle...
http://www.matbahrestaurant.com/ramazan_menusu.htm -75 TL
Karadeniz mutfağının ramazan versiyonu olduğunu tahmin ettiğim okuduklarımdan güzel olabileceğini düşündüğüm Çamlıca'da bir yer
http://www.istanbul.net.tr/istanbul_haberler_yeme_icme_detay.asp?id=13492&t=Nihat -55 TL
Tarihi ramazanlar deyince, yılların değişmeyen klasiği...
http://www.asitanerestaurant.com/ramazan_menuleri.php -70 TL
Cumartesi, Ocak 01, 2011
Yeni yılın ilk günü insanlar nerelerdeydi?
Yılbaşı gecesi herkes eğlenir, içer, sabaha karşı uyur kalkamaz. 1 Ocak'ta ta şehre bir ıssızlık çöker hayalleriyle öğlen saatlerinde attım kendimi yollara, kafamda kurduğum güzergahta yol almak için...
İlk ulaşım aracım minibüsteki kalabalık, "Bakırköy Pazarı" diye uzatılan paralar şüphelendirdi; tramvaydaki durum şüphe ibremi aynı seviyede tutmaya evam etti. Ama Sultanahmet'te tramvaydan indiğimde arefe günü alışveriş merkezlerindekine benzer bir kalabalığın benim kucaklamasıyla şüphe şüphe olmaktan çıkıp gerçeğe dönüştü.
İmdaaaat!!! Kimse uyumamış, yememiş, içmemiş buraya mı gelmiş???
İlk ulaşım aracım minibüsteki kalabalık, "Bakırköy Pazarı" diye uzatılan paralar şüphelendirdi; tramvaydaki durum şüphe ibremi aynı seviyede tutmaya evam etti. Ama Sultanahmet'te tramvaydan indiğimde arefe günü alışveriş merkezlerindekine benzer bir kalabalığın benim kucaklamasıyla şüphe şüphe olmaktan çıkıp gerçeğe dönüştü.
İmdaaaat!!! Kimse uyumamış, yememiş, içmemiş buraya mı gelmiş???
Pazar, Haziran 21, 2009
Ayasofya
Ayasofya bildik Ayasofya. Bitmeyen tadilat bitmiyor. İskele kurulu alan aksine artmış gibi, iskeleden gezilecek yer yok nerdeyse.
Tavanlar daha çok yıpranmış.
Ayasofya'nın üst kat pencerelerinden ne göründüğünü merak ediyorsanız bu resme bakabilirsiniz.
Geçen gittiğimde fark etmemiştim. Meşhur dilek taşı. Diledik bakalım :)) hem de iki kez
Yağız'la benim enerjim birleşince gökkuşağı çıkıyormuş ortaya, bu resimde farkettik. Demeyi çok isterdim ama...
Akşam 5:30 sularında Sultanahmet ardından gelen güneş fıskiyeden gelen suyla çarpışınca gökkuşağı kaçınılmaz oluyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




