Cumartesi, Şubat 27, 2016
Yaşamak
Pek bi mutluyum...
Hala mum ufluyorum, pasta kesiyorum...
Sevildigimi tum heyecaniyla coskusuyla hissediyorum...
Bazen koca bi kalabalik bazen bir tek kisi...
Anda hissettigimiz yasamak...
Ne oldugun yer, ne kartvizitin, ne hesabindaki sifirlar...
Hissettigin, hissettirenler...
Her birinin yeri ayri her birinin ozel...
Çarşamba, Şubat 17, 2016
Sürpriz Doğum Günü
40'a dogru yol almaya basladigimin 2. gununde ablam ve dostlarımın bana surpriz yapmak icin kurduklari cetenin cok fena oyununa geldim...
Cumartesi, Şubat 18, 2012
Yonca Mozaik Pasta
Tarifiyle görüntüsüyle bana özel olduğu için bu adı verdim kendisine…
İçinde şeker yok, kakao yok
Olabildiğince doğal, olabildiğince basit
2 paket pötibör bisküvi
1 su bardağı süt
125 gr margarin
150 gr bitter çikolata
Yapılışı:
Süt ısınırken margarini de içine atıp eritiyorsunuz, başka bi tarafta Kahve Dünyası’nın para çikolatalarını benmari usulü eritiyorsunuz.
İki malzeme de eriyince birbirine karıştırıp bir tel yardımıyla çırpıyorsunuz.
Kırılmış bisküvilere bu karışımı döküp iyice harmanladıktan sonra kelepçeli bir kalıba –altına yaplı kağıt serilmiş- döşeyip iyice sıkıştırıyorsunuz.
Buzluktan bir kaç saat bekledikten sonra kesilecek yumuşaklığa geldiğinde metal kurabiye kalıplarıyla kesip zevkli bir sunumla konuklarınıza sunuyorsunuz.
Afiyet Olsun!!!
Fotoromanı da burda
Perşembe, Aralık 09, 2010
Karışık Linkler
Tabi ki sonra unutuyorum. Ama bu sefer harekete geçtim aldım kalemi kağıdı elime bi yandan dergi karıştırıyorum bi yandan ilgimi çeken linkleri yazıyorum.
sonra sırayla girip inceledim ve sizler için ilgimi çekenleri, ilginç olabilecekleri sıraladım...
http://www.stampendous.com/
İlginç şekillerde baskı kalıbı olarak kullanabileceğiniz yaratıcı çalışmalara fayda sağlayabilecek ürünler var. Ama bi tane dört yapraklı yonca desenleri yok, hiç yakıştıramadım.
http://www.beyazkutu.com/
sanki hiç yokmuş gibi bi alışveriş sitesi daha :) kaliteli orjinal ürünler. Ucuz mu derseniz, bana pek öyle gelmedi.
http://www.boxit.com.tr/
hediye sezonu öncesi orjinal hediye kutularının olduğu bir site. he heee :) bunlar yoncalı kutu yapmış aferin
http://www.feyzatasarim.com/
Keçeden yapılan tasarımlar var. Bu tasarımları görünce keçeden bi şeyler yapasım geldi. Kullanımı kolay bi malzeme, ne fikirler var aklımda. Yeni yılda yapılacaklar listesine "keçe çalışmaları" eklendi
http://www.eat-ist.com/files/menukutu.pdf http://www.eat-ist.com/
burası da yaratıcı bi mekan ama yemek konusunda :)) tam bir görsel şölen. Ofis partileri, toplantılar için şık yemeklikler. Yeme de seyret :)))
http://trendpie.com/
bu da yemeklik ama adından anlaşılacağı üzere uzmanlık alanı "pie"
http://www.scrikss.com.tr/doc/catalog_tr.pdf http://www.scrikss.com.tr/Site/Default.aspx
kırtasiye, kalem, defter... seyretmeye almaya doyamıyorum. çocukların en büyük hayali pastanenin sahibi olmaktır ya -pastanenin önünden geçerken gelen mahlepli tatlı kokudur bütün suçların anası ;))- benim bir de kırtasiye dükkan olsun isterim :)))
http://www.essizurunler.com/urun/harfli-magnetler_621085.aspx?CatID=35246&tabId=466
tüm alfabe ve rakamlardan oluşan magnetler var bu adreste, hatırlatmak istediklerinizi buzdolabının kapısına yazabilirsiniz artık. Ama beni bi paket magnet ve ortalama büyüklükteki bi buzdolabı kapağı kurtarmaz.
http://www.mytheresa.com/
yabanci bir giyim alışveriş sitesi
http://www.olegcassini.com.tr/
abiye ve gelinlik için. Forum İstanbul'da da mağazası olan şık bir site.
http://www.caramelistanbul.com/
işte buna bayıldım. süper fikirler var. hediye, düğün, bebek, nişan, kına, bekarlığa veda. düğün konseptine göre nikah şekeri.
Perşembe, Kasım 11, 2010
İtalya Günlüğü -I-

Yeşim yazıyor...
Bu yıl leyleği havada gördüm galiba sürekli geziyorum, hayatım haziran ayından beri hareket halinde…
Yonca’dan takip etmişsinizdir biz genelde birlikte bir yerlere gideriz ama bu sefer o niyet etti biz gittik (erkek kardeşim ve ben). Üstüne üstlük İtalya aklımın ucundan dahi geçmemişti...
Erkek kardeşimin araştırmaları ve programlamasıyla ben yine karadeniz tatili gibi hazıra kondum ...
29 ekim sabahı şiddetli yağmur altında hareket ettik İstanbul'dan...
İlk durağımız Roma'da güneşli ama soğuk bir hava karşıladı bizi.Vatikan'a doğru giderken rehberimiz İtalya hakkında genel bilgiler vermeye başladı. San Pietro meydanına ilerlediğimizde karşılaştığımız insan kalabalığı ve meydanda Vatikan'a girmek için bekleyen kuyruğu görünce şaşırıyorsunuz, hızla akan sırada etrafı inceleme fırsatınız oluyor. San Pietro Bazilikasının içine girince karşılaşığınız süslemeler, ihtişamlı kubbeler metrelerce yüksekten size bakan İsa, Meryem figürleri...
Buranın bence en önemli eseri Michelangelo'nun 25 yaşında yaptığı 9 ton ağırlığında yekpare mermerden yaptığı pietası ...(pieta İsa'nın çarmıha gerildikten sonra oradan indirilip annesi Meryem'in kucağında 7 gün boyunca yaşadığına inanıldığı görüntü).
Vatikandan ayrılıp Roma'ya doğru hareket ettiğimizde güneş bizi ısıtmaya başlamıştı. Roma'nın geniş caddelerinden geçerek Trevi çeşmesine vardığımızda, yoğun bir kalabalıkla karşılaştık. Çeşmenin yanına ulaşabilmek için bayağı çabaladıktan sonra havuza para atmadan olmazdı. Romalıların inanışına göre buraya para atan Roma'ya 7 defa gelirmiş. Ben arkadaşlarımın İstanbul'dan bana verdiği paraları da onlar için çeşmeye attığımdan kaç kez daha gideceğimi bilemem...
Akşam yorgun olsak da Roma'nın gecesini görmek için kendimizi dışarı attık. Metrodan indiğimizde Collesıum'un ışıklandırılmış hali bütün ihtişamıyla bizi bekliyordu. Navona meydanına doğru yürürken Roma'nın kurucusu Vittrio Emanuelin anıt mezarının büyüklüğü insanı etkiliyor. Piazza Navona meydanındaki Bernini'nin Dört Nehir Çeşmesi her biri farklı yöne dört heykelden oluşmakta, özellikle heykellerdeki vücut detayları sanki bulundukları yerlerden canlanacakmış gibi görünüyordu. Meydanın etrafındaki restoranlar ve kafeler 29 ekim haftası nedeniyle 3 günlük tura katılan Türklerle doluydu açıkçası hiç yabancılık çekmedik. Rehberimizin anlattığına göre tatil zamanlarında yapılan yurt dışı turlarda gittiğiniz şehir aynı İstanbul gibi oluyormuş.
Ertesi sabah 2 saatlik bir yolculukla italyanların Şanlıurfası olan güneşi ve deniziyle tipik bir akdeniz şehri olan Napoliye gittik. Napoli insanı fazla çalışmayı sevmeyen, acı biberi, hırsızları, limondan yaptıkları (tadı limon kolonyasının daha tatlısı) limoncellosuyla meşhur tabii ki bir de dünyaca ünlü aktrisleri Sophia Loren 'i unutmamak lazım. Dünyaca ünlü Capri adasını ve halen aktif olan Vezüv yanardağını karşısına almış Napoli sanki bizden gibi...
Ayrıca İtalyanın en iyi pasta ve pizza ustaları Napolilidir, sokaklardaki tatlı tezgahlarıysa aklınızı başınızdan alıyor.
Vezüv yanardağının milattan önce 24 ağustos 79 yılında bir gecede yok ettiği Pompei yapılan kazılarda ortaya çıkan eserlerle muhteşem bir bölge. Özellikle, insanların oldukları gibi kalarak taştan birer heykele dönüşmeleri insanın tüylerini ürpertiyor. Şehircilik açısından Pompei çok güzel planlanmış bir şehir kaldırımları, sıralı dükkanları hamamı, fast food dükkanları, tiyatrosu ve geneleviyle...
Pompei'den Romaya dönerken rehberimiz Vezüv yanardağının halen aktif olduğunu, sürekli kontrol edildiğini belki de bir daha gittiğimizde Vezüv'ün eteklerindeki şehri yerinde bulamayabileceğimizi söyledi...
Çarşamba, Nisan 07, 2010
Zamane Kahvesi
Nişantaşı'nda yeni bir mekan...Zamane Kahvesi
Eskilerin kahvehanesini zamana uydurmuşlar sadece kahve di'il, pasta, börek, çörek, yemek ne ararsan...
Özelllikle pasta ve çikolataları iddialı
Arkasında kim var biliyo musunuz?
Pelit...
Nişantaşı'na yolu düşen uğramalı, yolu düşmeyen de düşürmeli
Pazar, Şubat 28, 2010
İkizler'in 4. Doğum Günü
Blogumun tozlu arşivinde -sanal alemin tozlu arşivi olmaz, eski geçmiş derken insan bir parça toz istiyor üstünde :))- ilk fotoğrafları ilk doğum günleri var.
Bugün de 4. yaşlarını kutladık.


2009 Mart'ta
Pazar, Şubat 21, 2010
3 Mum
Pasta işini son dakikaya bırakıp, bulduğunu di'il umduğunu almak isteyince böyle hoş bi şey çıktı ortaya.
Hikayemiz biraz ilginç aslında.
Hafta içinde Hacıbozan'ın Kebapçı versiyonunda "bi daha gelmeyiz" dediğimiz başarısız bir akşam yemeği tecrübemiz oldu Yavuz'la.
Cumartesi günü, akşamki parti için Merhaba Pastanesi'nin Merter'deki merkezine gittim, umduğum pastayı bulmak için.
Bırak umduğumu, bulduğum pastaların üstündeki kararmış muzlar -yok yok olmaz- dedi. İstediğim pastayı söyledim -yok- dediler.
Yok, güle güle.
3 metre aşağıda Hacıbozan'ın pastanesi. Geçen akşamki yemek geldi aklıma, cayar gibi oldum. İçimde kalmasın yine de bi gidiyim dedim. Ama eksi puanla girdim kapıdan içeri.
Umduğum burda da yok :(
Yapalım hemen istediğinizi en fazla yarım saatte hazır olur demezler mi. Dışı bunun gibi ama beyaz, içi şunun gibi ama frambuazlı. Ne bir ek ücret ne bi şey.
Ama ön yargılıyım ya kebap tecrübesinden "ben bi bakıyim ararım sizi" dedim.
Bütün adaylar tek tek dolaşıldı, yooooook.
"yapalım hemen" diyen bi Allah'ın kulu da yok.
Aradım verdim siparişi.
"Ne yazalım üstüne?" dediler.
Aklıma bi'şi gelmedi.
"İyi ki doğdun yazalım" dediler.
İyi, tamam.
Haa bi de ustanız yapabiliyorsa altına "dört yapraklı yonca" yapsın dedim.
Gelen pastanın resmini gördünüz.
Yazının altındaki yeşil şeyler; pastayı sipariş verenin adı Yonca olduğuna göre dört yapraklı yonca'dan yonca'yı çıkarırsan elde kalan "dört yaprak"
:)))))))))
çok güldük
ama talebi satışa hızla dönüştüren Hacıbozan ekibine teşekkürler, bizi güldürdükleri için de ;)))
Pazartesi, Şubat 15, 2010
Çok şükür birinden diğerine huzurla, sağlıkla, mutlulukla geçtim.
Bir sene boyunca birbirinin aynı iki rakam yan yana duracaklar :)))
Beni hatırlayan, bu anlamlı günümü benimle paylaşan herkese çok teşekkürler.
Son bir yılda hayatımdaki değişimi özetleyen en uygun iki resim
Profesyonel bir yönetici :))
Pastaya dayanamayan bir tombik :)))
Perşembe, Kasım 26, 2009
Benim Pastam
Cumartesi, Mayıs 10, 2008
Ben Sana Küsüm Aslında
Sezen Aksu'nun yeni şarkılarından biri. Harika bir albüm dinleyeceğiz yakında. Buna eminim çünkü bu akşam ki konserinde yeni albümünden şarkılar söyledi. Eskilerin de en güzellerinden.
Çok yorgun ve keyifsiz olmama rağmen konserin çoook iyi olduğunu düşünüyorum. Yani Sezen keyifliydi. Ama Bostancı Gösteri Merkezi felaketti. Boş bir sandalye bile yoktu, hatta ekstrası bile vardı. Ama binlerce kişi tek bir kapıdan girdi ve çıktı salona. Ya bir şey olsaydı nasıl çıkardı o kadar insan? Çıkamazdı ki.
Saat gecenin 2'si ve konserden haberleri hiç bir yerde okumadan ilk benden öğreniyorsunuz. Ne acelem mi vardı gece gece yazacak kadar?
Yarın beni yoğun bir gün bekliyor, sabah erkenden kalkıp yollara düşeceğim. Önce doktor randevum, sonra kuaför, kuzenimin nişanı ve akşama da bir düğün. Yani hafta sonu fırsatım olmayacak. Yazacağım konu soğudukça tadım da hevesim de kaçıyor. Hem belki yazarsam üzerimdeki gerginliği de atarım.
Gelelim konsere. Ozan Doğulu oyönetiminde orkestrası harika bir giriş müziği çaldılar bayıldım. Sezen yeni şarkılarını söylerken arkadaki ekrana sözleri yansıdı. Ki dinleyicileri ilk defa dinledikleri lşarkıya alıştırmak için iyi bir yöntem.
Çok hareketli kıvrak şarkıları var biri roman ezgileri diğeri de İzmir'in kızlarıyla ilgili. Bu yazın favorisi olacağı konusunda iddiaya bile girerim. Fotoğraftaki o şarkının sözleri.
Mustafa Ceceli ile düetleri ortalığı kırdı geçirdi desem yeridir. Yaprak Dökümü'nün şarkısı Takvim'in demosunu söyleyen de Mustafa'ymış. Onu da dinledik. Ve tabi diğer vokalleri Nurcan, Eda ve Okan'da geceye renk kattılar. Tabi Sezen müthiş anıları hikayeleri.
Konser sonrası pasta ve limonata.
Gece bitti.
Salı, Ağustos 14, 2007
Hayalleri gerçekleştirmek...
Bu dünyaya geliş amacımın insanları mutlu etmek ve üretmek olduğunu düşünmüşümdür her zaman. Boş geçirdiğim her dakika için üzülürüm ben. Eğer sağlıklı insansan kesinlikle bir hobin olmalı.
İşe ilk olarak saçları bağlamakla işe başladım ama önlük takmayı unutmuşum.


İtiraf etmeliyim ki bu haliyle bile süper bir pasta oldu. Hatta biz bir kaç kat yapıp süslemeden yedik.
Pastamızı buzdolabına dinlendirmeye kaldırıp şeker hamurumuzla ilgilenmeye başlıyoruz.

İşte asıl sabır, marifet bu kısımda kendini belli ediyor. Hamurumuzu pastamızın üstüne kaplıyoruz. Yapmak istediğimiz modellemeye göre şeker hamurumuzu renklendiriyoruz. Benim şansıma o akşam babamın doğum günü kutlaması vardı.


Dediğim gibi son zamanlarda yaptığım en güzel şeydi bu kurs. Böyle birşeyle ilgilenirken inanın ki hiç birşey düşünmeye fırsatınız olmuyor. Hele üstüm başım pudra şekeri içinde babamın yanına gidip pastasını verdiğimdeki surat ifadesi herşeye değerdi.













