Hafız Mustafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hafız Mustafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ocak 09, 2011

İstanbul Şekeri ve Müzik


Starbucks'ta yeni yılla birlikte gördüğüm Şekerci Cafer Erol imzalı kabartmalı kırmızı kutulardaki akide şekerleri ve lokumları 1 Ocak'ta başladığım keşiflerime bir yenisi olarak gururla ekliyorum. -Zaten Hafız Mustafa'ya da akide şekeri almak niyetiyle gidip tatlıları bulunca unutmuştum. Ama onlar çıktılar karşıma...-

Şekerler süper, ama şekerden sonra elinizde kalan kutuyu nereye, nasıl, içine ne koyacağınızı bilemiyorsunuz. O kadar şık ve kullanışlı ki...

Bir diğer keşif -bana ait di'il- ama keşfini hiç düşünmeden bana hediye edene kocaman bir teşekkür :))

Sevdiğiniz pek çok türk sanat müziği şarkısını senfonik bir şekilde dineyebileceğiniz albüm tek kelimeyle huzur verici. Ama Nalan Altınörs'ten dinlediğim ve bulmak için az uğraşmadığım ama denk geldiğim radyo kanallarında dinlemekten öteye gidemediğim Nazende Sevgili'nin bu albümde karşıma çıkması kabus gibi geçen bir haftanın son akşamındaki diğer şeylerle birlikte nasıl iyi geldi anlatamam.

Cumartesi, Ocak 01, 2011

Hafız Mustafa 1864

1864'ü yazarken farkettim 1800'ün sonları benim favori zamanım :))

Geçenlerde Eminönü'ne gittiğimde gördüğüm ama bugün Konyalı'da bir şeyler yemeyi planlarken bi bakiyim neler var, en kötü ihtimal rengarenk akide şekeri alırım planıyla kapısından içeri girdiğim ama çıkamadığım yer.

Akıllara zarar bir yer, dekorasyonu, sunumu, görüntüsüyle çıldırtan, tadıyla zevkten delirten. -Fazla mı abarttım?-



Kasada duran bey, kendisine Hafız Mustafa diyelim kısaca; orda olduğum sürece keyifle seyrettim müşterilerle diyaloğunu. Vitrindeki lokumlara bakan birilerini görünce lokum tabağını kapıp dışarı koşuyor; tatlılara bakanları görünce tadına bakması için "arkadaşlar bana iki dilim bülbül yuvası verin" deyip dışarı çıkıyor. İkram ediyor. Ödemeye kasaya gittiğimde "Beğendiniz mi, nasıl buldunuz, memnun kaldınız mı?" sorularıyla müşteri nabzını tutmaya çalışıyor. Ama en komik diyaloğumuz "ne kadardır burası var?" soruma "biz 1864'den beri burda Bahçekapı'dayız, burası da şubemiz" demesi.

Gerçi 15 ay olmuş açılalı ama ben keşfedememişim, üst katın manzarası da ayrıca güzelmiş...

Tatlılar, tatlılar, tatlılar...

Hangisini alacağınıza karar veremiyosunuz, benim gibi 4-5 çeşit seçip karışık yaptırmanızı öneririm.

Benim favorim istiridye gibi olan alttaki resimde 2.sırada sağdan ikinci, yanındaki cevizli de çok başarılı. Yalnız bu tatlıların çok kötü bi yanı var, genelde insanın içini yakıp tıkarlar ya, bunlarda ne yediğini ne kadar yediğini anlamıyorsun.

Her yazı arasında gidip bir tane yememden anlayın artık :))

Bunlarda vitrinden, ama anlatılmaz yenir :))