Aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 17, 2011

Mutfak İşleri

SAM_2434 (640x480) (640x480)

Helvacılık kariyerime hız kesmeden devam ediyorum Gülümseme
Misafirlerimiz için menü hazırlarken tatlı olarak ne yapsak acaba düşüncesine “helva” önerisiyle son noktayı koydum.
Geçen sefer ki tariflerimden birini kullanırım diye düşünürken ara tara bulamadım bi türlü. Masama, kitaplarımın arasına yok. Mecburen yeni bir tarif baktım. Ümit Usta’nın kitabından özünde aynı ölçülerde biraz farklı başka bir tarifi buldum

2 bardak irmik
2 bardak şeker
3/4 margarin
3,5 su bardağı süt
1 fincan çam fıstığı

Ancak hafızalardan silinmeyecek bu helvayı özel kılan sütüne kattığım Dr. Oetker’in damla sakızlı vanilyasıydı…

Unutamayacağınız, yedikçe daha çok yemek isteyeceğiniz bir tad bırakıyor damakta Göz kırpan gülümseme

Sunum aşamasında da bir tasarımcıyla çalışmanın faydalarını resimde görebilirsiniz. –ablamın eli, sanatsal işlere yatkındır- Daha önce Tchibo’dan aldığım -4 yapraklı yonca keki yapma niyetiyle- küçük kalpli kalıplar şablonumuz oldu.

Tabiki mutfak işlerim helvayla sınırlı kalmadı…

Geçen hafta Esse’den aldığım cam kek kalıbının da siftahını bu vesileyle yapmış oldum. – o da bir dört yapraklı yonca-

SAM_2430

ve menüde yer alan diğer şeyleri sayıp burda canınızı çektirmemek için uzaktan bi resimle sizi hayallerle baş başa bırakıyorum..
Gülümseme
SAM_2437 (480x640)

Pazar, Eylül 19, 2010

Cundalı'da Kahvaltı

Maltepe sahilindeki Cundalı Ayvalık Balıkçısı kahvaltı için ideal bi mekanmış. Açık büfe sınırsız lezzetsizlik yerine sınırlı seçenekli lezzeti tercih ederim.

Sınırlı seçenek dediğim yanıltmasın sakın Ege'nin sakız reçeli, hayatımda ilk defa tattığım zeytin reçeli,-en az 5 çeşit reçel vardı masada- peynirler, zeytinli, ayçekirdekli ekmekler, melemenler. Şimdi kızıyorum kendime neden çekmedim o güzel şeyleri diye.

Hele bi de masamızla ilginen garson var ki, bize çay servisi yaparken" kendimi anne gibi hissediyorum bardaklarınıza çay doldururken zevk alıyorum" demesi çok hoşuma gitti.


Çektiğim fotoğraflardan masadakilerin göründüğü bi tek bu resmi bulabildim. Ne kadar derseniz fiyatı 30 TL.

Üç silahşörler yine buluşmayı başardık :))

Yakışıklım, haylazım Yağız'ım :)))


Bugün kadınlarda beğendiği kriterleri de öğrenme şerefine nail olduk. Kırmızı ojeyi beğeniyormuş annesinin manikürcüsüne beni de götürürmüş ama kırmızı oje sürdürcekmişim. Saçlarımı beğenmiş ama uzun olsaymış daha iyi olurmuş, çünkü uzun saç seviyor. Şişman mı zayıf mı olmalı kadın diye sorduğumda "her şeyi olmalı" dedi.

Bunu zayıf olmaması olarak yorumladık biz ;)))

Pazartesi, Aralık 14, 2009

Jönümüz

Gökhan Tepe'nin son klibi "özlüyorum çok"; Gökhan Tepe şarkılarını sevmenin ötesinde başka bir keyif veriyor bana.

Ailemizin jönü Ceyhun; bu klipte oynuyor.



Video klibi de burda

Pazar, Aralık 13, 2009

Karaduman Kadınları

Dayımın telefonu domino taşlarının en başındakine ilk darbeyi yavaşça vurdu.

Telefon kapandıktan sonra, dayılarımla ilgili daha doğrusu onların beden dili ve olaylara verdikleri tepkilerle ilgili yorumlar yaptık. Hepsinin ortak bir beden dili ve tarzı olduğunda hem fikirdik.

Ben de hacıbabamın tarzı nasıldı diye merak ettim; onunla benden daha uzun yıllar yaşamış olan diğer kuzenlerime, teyzeme, anneme sordum. Çünkü ben onu çocuk gözümle tanımıştım.

Arif abim ince esprilerinden, şakalarından, sinirlendiğinde başını öne eğip, yavaştan başlayıp yükselen ses tonuyla son sözü söyleyip noktayı koyuşunu anlattı. Delikanlılığının başında gömlek cebinde taşıdığı sigara paketine dokunup "memelerin mi büyüdü senin?" diye soruşunu...

Ayşen ablam 2 gün önce onu rüyasında gördüğünü ilk kez o masada anlattı. Hepimiz susup onun ağzından çıkacak kelimeleri beklemeye başladık.

Öyle ya o hacıbabamı görmüştü.

Uzun süredir hiç birimizin göremediği, çok özlediği, sanki rüya değil de gerçekmiş gibi.

Sarı kısa kollu gömleği varmış üzerinde, Ayla ablamın düğününde giydiği.

Mehmet dayımlarda kaldığı gözlerinin görmediği dönemde açık bıraktıkları banyonun ışığını, açtığını sanarken kapatmasını; Ceyhun'u sevişini, şakalarını ve daha pek çok anıyı konuştuk.

Artık hepimizin gözleri ıslaktı masada.

Tüm torunlarını çok severdi ama o an o masada en çok sevdikleri vardı şüphesiz. Yanımızda olsa çok mutlu olacağı bir zamanda.

Gözleri görmediği ve hasta olduğu dönemde Ayla ve Ayşen ablamlarda; Fener'deki evde Arif abim ve bizlerle, Rize'de olduğu zamanlarda Aynur ablamlarla en çok vakit geçirdikleriyle. Annem ve teyzemden bahsetmeye bile gerek yok.

Büyülü bir an, onun da yanımıza gelip "beni de hatırlayın" dediği....

O an düşündüm...

Tesadüf olamazdı bu gece mutlaka onun için ve onun gibi bahsettiğimiz şimdi yanımızda olmayan Hacıannem, Fatma yengem ve Sadık eniştem için yapabileceğim tek şeyi yapmalıydım.

Eve dönünce yaptım...

Bu fotoğraf dün geceden. Bazılarımızın soyadları değişse de, her zaman ruhunda Hacı Arif Karaduman'dan bir parça taşıyan Karaduman kadınları diyorum ben kısaca.

Hepinizi çok seviyorum.