Yavru meşeleri büyüyecekleri saksılarına ektim yeni yılın ilk sabahında...
Verimli bereketli bir etkinliğin bütün yılıma umut, bereket, büyüme, kök salma, yeşerme heyecanı getireceğine inanıyorum...
yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni yıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Ocak 01, 2012
Cuma, Aralık 30, 2011
Yeni Yıl Dilekleri
Yılın son iş günü…
Son aylarda zaten keyifsiz, isteksiz olan bu günlerin sonuncusunu yaşıyoruz, her zamanki gibi sanki bir saniyeyle her şey değişecekmiş gibi bütün keyifler, istekler, umutlar 01.01 00:01 ve sonrasına erteleniyor.
Her cepten, çantadan birer ikişer piyango biletleri çıkıyor…
Bi şurdan bi de buradan alıyim deniyor.
İkramiye parçaları birleşen puzzela çıkmayacak ki, sadece bir bilet yeter
Çoğaltmak umudu sadece…
İş Bankası reklamlarındaki gibi yeni yıla girmek istemeyen, olduğu yerde kalıp hazır hissedince kendini yıla başlamak isteyen bi çoğunluk var şüphesiz…
Her açtığım sayfada, her çevirdiğim yaprakta, kanalda görmesem kardan adamlı, kırmızılı yeşilli, yanar dönerli reklamları haberleri anlamıycam neyin geldiğini...
Kooooskocaman bi tatile giriyormuş gibi garip bi duygu var herkeste oysa sıradan bi haftasonu kadar geçecek zaman, belki de telaşesinde daha da kısa...
Umud etmek için nedenlerimizin
Son aylarda zaten keyifsiz, isteksiz olan bu günlerin sonuncusunu yaşıyoruz, her zamanki gibi sanki bir saniyeyle her şey değişecekmiş gibi bütün keyifler, istekler, umutlar 01.01 00:01 ve sonrasına erteleniyor.
Her cepten, çantadan birer ikişer piyango biletleri çıkıyor…
Bi şurdan bi de buradan alıyim deniyor.
İkramiye parçaları birleşen puzzela çıkmayacak ki, sadece bir bilet yeter
Çoğaltmak umudu sadece…
İş Bankası reklamlarındaki gibi yeni yıla girmek istemeyen, olduğu yerde kalıp hazır hissedince kendini yıla başlamak isteyen bi çoğunluk var şüphesiz…
Her açtığım sayfada, her çevirdiğim yaprakta, kanalda görmesem kardan adamlı, kırmızılı yeşilli, yanar dönerli reklamları haberleri anlamıycam neyin geldiğini...
Kooooskocaman bi tatile giriyormuş gibi garip bi duygu var herkeste oysa sıradan bi haftasonu kadar geçecek zaman, belki de telaşesinde daha da kısa...
Umud etmek için nedenlerimizin
Gerçekleştirmek için hayallerimizin
Dans etmek için içimizdeki müziğin
Keyfe harcamak için paramızın
Elini tutmak için sevdiklerimizin
Paylaşmak için dostlarımızın
Zevkle yorulmak için işimizin
Gülmek için kahkahalarımızın
Yemek için çikolatalarımızın
Oynamak için oyuncaklarımızın
Yaşamak için ruhumuzun
Sağlığımızın, huzurumuzun hep olması dileğiyle...
Pazartesi, Aralık 26, 2011
Toplu Özet
Başka bi'şey ararken blogumda bu postum çıktı karşıma, güzel olmuş bir yılı biterken özetlemek...
Tekrar hatırlamak hoşuma gitti, bu sene de aynısından yapmaya karar verdim nasıl geçmiş 2011 diye...
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2008/01/2007-izleri.html
Blogumun ziyaretçi istatiklerini, kim neyi aramış, nerden nasıl gelmiş bakarım çoğunlukla
dün gece 23:30'dan itibaren Türkiye'nin pek çok farklı ilinden
"üç kişi bir sırrı saklayabilir, ikisi ölmüşse" sözünü kimin söylediği aranmış.
Herhalde televizyonda bi yerde geçti, bak şimdi de onu merak ettim
Kim mi söylemiş bu sözü, Benjamin Franklin...
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2010/02/damtlms-sozler-sir.html
Tekrar hatırlamak hoşuma gitti, bu sene de aynısından yapmaya karar verdim nasıl geçmiş 2011 diye...
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2008/01/2007-izleri.html
Blogumun ziyaretçi istatiklerini, kim neyi aramış, nerden nasıl gelmiş bakarım çoğunlukla
dün gece 23:30'dan itibaren Türkiye'nin pek çok farklı ilinden
"üç kişi bir sırrı saklayabilir, ikisi ölmüşse" sözünü kimin söylediği aranmış.
Herhalde televizyonda bi yerde geçti, bak şimdi de onu merak ettim
Kim mi söylemiş bu sözü, Benjamin Franklin...
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2010/02/damtlms-sozler-sir.html
Cuma, Aralık 23, 2011
Astroloji'nin Yıl Sonu Sınavı
Yine bir yılın son günlerini yaşarken; gazetelerin, dergilerin, internet sitelerinin bir köşesinde "2012'de sizi neler bekliyor?" cümlesi içimizi gıdıklıyor.
Bi heyecan bi heves okumaya başlıyoruz...
Oooo ne güzel, çok iyiymiş, bu yıl benim yılım olcakmış, falan filan...
Şubat'a kalmadan okunanların hepsi unutulup gidiyor, çok güzel şeyler olcak heyecanıyla birlikte...
Geçenlerde 2011 ön görüleri yazan bi kitap buldum evde; açıp okusam neler tutmuş hayatımda bunlardan diye...
Gitmedi elim...
2012 için okuduklarımı, olmasını dilediklerimi ümit etmeyi tercih ediyorum...
Ve diyor ki herkes -astrologlar-
Bu yıl kovaların yılı olacak, son 10 yıldır yaşadıkları sıkıntılar belirsizlikler bitecek
Savulun biz geliyoruz :))))
Bi heyecan bi heves okumaya başlıyoruz...
Oooo ne güzel, çok iyiymiş, bu yıl benim yılım olcakmış, falan filan...
Şubat'a kalmadan okunanların hepsi unutulup gidiyor, çok güzel şeyler olcak heyecanıyla birlikte...
Geçenlerde 2011 ön görüleri yazan bi kitap buldum evde; açıp okusam neler tutmuş hayatımda bunlardan diye...
Gitmedi elim...
2012 için okuduklarımı, olmasını dilediklerimi ümit etmeyi tercih ediyorum...
Ve diyor ki herkes -astrologlar-
Bu yıl kovaların yılı olacak, son 10 yıldır yaşadıkları sıkıntılar belirsizlikler bitecek
Savulun biz geliyoruz :))))
Çarşamba, Aralık 07, 2011
AVM'lerde Yılbaşı - Marmara Forum
Süslendi püslendi, ışıklandı bütün alışveriş merkezleri...
Bu yazı dizisiyle gittiğim AVM'leri paylaşmayı düşünüyorum.
İlk mekanımız Marmara Forum, Hadise'nin bir butonla 351.752 ampulü yaktığı yer...
Işıklar, süslü püslü çam ağaçları keyifli hale getiriyor şüphesiz ama benim favorim cazcı penguenler
Bi akşam sinema çıkışı kulağıma gelen şarkıya doğru yürüdüğümde bu sevimli penguenlerle karşılaştım.
Hem şarkı söylüyor, hem enstrüman çalıyor hem de sağa sola sallanarak dansediyorlar...
Durup dakikalarca seyredebilir insan
Bu yazı dizisiyle gittiğim AVM'leri paylaşmayı düşünüyorum.
İlk mekanımız Marmara Forum, Hadise'nin bir butonla 351.752 ampulü yaktığı yer...
Işıklar, süslü püslü çam ağaçları keyifli hale getiriyor şüphesiz ama benim favorim cazcı penguenler
Bi akşam sinema çıkışı kulağıma gelen şarkıya doğru yürüdüğümde bu sevimli penguenlerle karşılaştım.
Hem şarkı söylüyor, hem enstrüman çalıyor hem de sağa sola sallanarak dansediyorlar...
Durup dakikalarca seyredebilir insan
Cumartesi, Aralık 03, 2011
Buz Devri'ni Özleyenlere
Buz Devri kahramanları kendilerini çok özleyenlere yarım saatlik özel bir bölümle yeni yıl hediyesi veriyor.
Filmin çekirdek kadrosu; ilk bölümden bugüne bayağı bi kalabalıklaşsa da kalabalık aileler çok daha eğlenceli oluyor şüphesiz.
Tabiki başrolde Scratte yine bi palamudun peşinde :))
Diego, Sid... -Sid yine bildik Sid-
Manny, karısı Ellie ve son bölümde dünyaya gelen minik mamut Peaches ve sıçanlar
Peaches'ın daha ilk noeli
Ve daha ilk yıldan Noel Baba'nın yaramazlar listesinde olmak ve tabiki hediye alamayacak olma fikri yaramazlar kulübü lideri Sit'in dahiyane fikirleriyle maceraya dönüşüyor.
Bu arada Sit ve sıçanların da yaramazlar kulübünün asil üyeleri olduğunu sanırım söylememe gerek yok :)))
Bizim televizyonlar gösterir mi bilmiyorum ama geçen hafta RTL'de, rastladım. İşi şansa bırakmak istemeyenler türkçe alt yazıyla internette bulabilir.
Ice Age - A Mammoth Christmas adıyla arayın.
Filmin çekirdek kadrosu; ilk bölümden bugüne bayağı bi kalabalıklaşsa da kalabalık aileler çok daha eğlenceli oluyor şüphesiz.
Tabiki başrolde Scratte yine bi palamudun peşinde :))
Diego, Sid... -Sid yine bildik Sid-
Manny, karısı Ellie ve son bölümde dünyaya gelen minik mamut Peaches ve sıçanlar
Peaches'ın daha ilk noeli
Ve daha ilk yıldan Noel Baba'nın yaramazlar listesinde olmak ve tabiki hediye alamayacak olma fikri yaramazlar kulübü lideri Sit'in dahiyane fikirleriyle maceraya dönüşüyor.
Bu arada Sit ve sıçanların da yaramazlar kulübünün asil üyeleri olduğunu sanırım söylememe gerek yok :)))
Bizim televizyonlar gösterir mi bilmiyorum ama geçen hafta RTL'de, rastladım. İşi şansa bırakmak istemeyenler türkçe alt yazıyla internette bulabilir.
Ice Age - A Mammoth Christmas adıyla arayın.
Aralık
Bu yılda masamdaki, aylık takvimin son yaprağını çevirdim ellerimle...
Yenisini bulup, beğenip almak almak lazım.
National Geographic yada Atlas dergisinin verdikleridir favorim, güzel manzaralar eşliğinde ayların geçmesinden keyif duyarım.
Bu sene Atlas'a aboneyim ama Aralık sayısı gelmedi henüz :(( gerçi çoğu da Ocak sayısında veriyor takvimleri...
Takipteyim :)))
Son yaprağı çevirip de, çevirecek başka bi yaprak kalmadığını görünce bi hüzün çöküyor insana...
Nasıl geçti koca bir yıl diyorsun bazen içinden, bazen de dışından...
Ve elinde kalan son bi aya bakıyosun, son 30 güne
"Ne kadar da yorgun görünüyosun sen öyle Aralık..." diyorsun
Neler dilemiştim sen gelirken, neler beklemiştim koca yıl...
"Vermeyince mi olduk yorgun?" diye kocaman açıp gözlerini sorunca da
"yok, yok öyle demek istemedim; yanlış anladın sen beni" diye kıvırıveriyorsun hemen
Yorgun, morgun di'il benim Aralık'ım...
Arada bi sapıtsa da dağıtsa da kendini; bütün bir yılın mutlu-mutsuz, tuzlu-tuzsuz, şekerli-şekersiz, yaşlı- yaşsız, dertli-dertsiz, güneşli-güneşsiz geçen günlerini omuzlarında taşıyıp 31 Aralık gecesi 23:59'da uzay boşluğuna bırakmayı bilir.
Hiç merak buyurmayın siz...
Yenisini bulup, beğenip almak almak lazım.
National Geographic yada Atlas dergisinin verdikleridir favorim, güzel manzaralar eşliğinde ayların geçmesinden keyif duyarım.
Bu sene Atlas'a aboneyim ama Aralık sayısı gelmedi henüz :(( gerçi çoğu da Ocak sayısında veriyor takvimleri...
Takipteyim :)))
Son yaprağı çevirip de, çevirecek başka bi yaprak kalmadığını görünce bi hüzün çöküyor insana...
Nasıl geçti koca bir yıl diyorsun bazen içinden, bazen de dışından...
Ve elinde kalan son bi aya bakıyosun, son 30 güne
"Ne kadar da yorgun görünüyosun sen öyle Aralık..." diyorsun
Neler dilemiştim sen gelirken, neler beklemiştim koca yıl...
"Vermeyince mi olduk yorgun?" diye kocaman açıp gözlerini sorunca da
"yok, yok öyle demek istemedim; yanlış anladın sen beni" diye kıvırıveriyorsun hemen
Yorgun, morgun di'il benim Aralık'ım...
Arada bi sapıtsa da dağıtsa da kendini; bütün bir yılın mutlu-mutsuz, tuzlu-tuzsuz, şekerli-şekersiz, yaşlı- yaşsız, dertli-dertsiz, güneşli-güneşsiz geçen günlerini omuzlarında taşıyıp 31 Aralık gecesi 23:59'da uzay boşluğuna bırakmayı bilir.
Hiç merak buyurmayın siz...
Cuma, Aralık 31, 2010
365'in 365'i Son 2 Saat
2010 bitmeden bir yazı yazmak için kalan zamanım...
Kaç hafta oldu hatırlamıyorum; eve normal saatinde servisle döndüğümü...
Bi garip, bi mutlu oldum sormayın.
Hatta sabahları kendi servisime binip plazaya gittiğim sabahlar en mesut olduğum sabahlar bu aralar
Yaptık, ettik, geliştirdik, test ettik, olmaz dedik, olur dedik, kararlar verdik bugüne geldik.
Artık sistemlerin işlemesini bekliyoruz, pazartesi sabahı çok kritik. Nefeslerimiz tuttuk bekliyoruz.
Gelelim yılın son yazısının ana fikrine...
Ben pek bi sevdim 10'u.
Çok gezdim, çok yer gördüm. Bir sürü güzel insan tanıdım. Yeni dostlarım oldu. Sevdiklerim mutlu yuvalar kurdu. Gülmeyi yeniden öğrendim. Çok uzun zamandır görmediğim beni buldum, hapsetmişim onu meğerse bir kuleye. Özgür bıraktım onu, kalabalıklara karıştı. Hafifledim, uçtum.
2011 için de hain planlarım, çoşkulu hayallerim var...
Yeni yılda da birlikte, daha çok aşkla, sağlıkla, kahkahayla, coşkuyla, yeni haberlerle birlikte olmak dileğiyle
İyi ki ordasınız :)))))
Kaç hafta oldu hatırlamıyorum; eve normal saatinde servisle döndüğümü...
Bi garip, bi mutlu oldum sormayın.
Hatta sabahları kendi servisime binip plazaya gittiğim sabahlar en mesut olduğum sabahlar bu aralar
Yaptık, ettik, geliştirdik, test ettik, olmaz dedik, olur dedik, kararlar verdik bugüne geldik.
Artık sistemlerin işlemesini bekliyoruz, pazartesi sabahı çok kritik. Nefeslerimiz tuttuk bekliyoruz.
Gelelim yılın son yazısının ana fikrine...
Ben pek bi sevdim 10'u.
Çok gezdim, çok yer gördüm. Bir sürü güzel insan tanıdım. Yeni dostlarım oldu. Sevdiklerim mutlu yuvalar kurdu. Gülmeyi yeniden öğrendim. Çok uzun zamandır görmediğim beni buldum, hapsetmişim onu meğerse bir kuleye. Özgür bıraktım onu, kalabalıklara karıştı. Hafifledim, uçtum.
2011 için de hain planlarım, çoşkulu hayallerim var...
Yeni yılda da birlikte, daha çok aşkla, sağlıkla, kahkahayla, coşkuyla, yeni haberlerle birlikte olmak dileğiyle
İyi ki ordasınız :)))))
Salı, Aralık 28, 2010
Ortaya Karışık
Mevzular arası trekking diycem Onur Baştürk'ün başlık çalarak. Ama mevzulardan çok düşünceler arası trekking olsa gerek bu.
Çünkü şöyle bi durup düşünmeye, düşündüklerimi yazıya dökecek kadar bölünmeden geçirdiğim zaman yok desem abartmış olmam. Aslında Gebze, Çamlıca, Merter arasında trafikte geçirdiğim zamana nasıl acıyorum anlatamam. Bu aralarda düşüncelerime odaklanıyım dedim dün, yok ilk cümle var gerisi gelmiyor.
Konsantrasyon sıfır.
Ama bu kadar iç karartıcı tabloya rağmen pazar günü beni mutlu eden keyifli bir şeyle bi kaç saat geçirmek, bu hafta dönüp dönüp sarıldığım güzel bir anı benim için.
Aslında sihirli bir şey.
Beni mutlu ettiği gibi artarak çoğalıp değdiği herkesi mutlu edicek biliyorum...
Gelelim düşünceler arası trekkinge
Toplu taşıma araçlarında "yaşlı, çocuklu ve gazilere yer verin" yazıyor. Bir grup daha eklenmeli bu listeye "topuklu ayakkabı giyenler"
Akşamın ilerlemeyen delirtici köprü trafiğine inat Boğaz Köprüsü rengarenk, işveli, cilveli. Hele bi de kendi duyabildiği müziği başladı başlıyor kıvırtmaya. Yana söne, döne hoplaya, iki gerdan kırıp oynaması yok mu. Dalga geçiyor bu köprü bizimle ama biz farkında di'iliz galiba.
"Yok. Ben sevmiyorum artık seni..."
Çalma listelerimde birbirinden çok farklı şarkılar, müzikler var. Her listenin de bir adı. Mesela biri "Tedavi", biri "Tamzara" falan falan falan. Birinin adı da "RUH". Ey ruh geldiysen üç kere vur di'il tabiki. Ama nasıl bir liste yapmışsam yağmurlu ve puslu havayla bir arada alınınca nasıl bir mikser etkisi yapıyor sormayın. Altta üstte ne varsa, kattı karıştırdı birbirine.
Sevgili astroloğumuz Susan Miller demiş ki benim için; Kova'lara bol para var, güzel manzarası olan çok dolaplı bir evim olacakmış. Bebek de varmış. Ama kocadan bahsetmemiş -buraya kocaman bi ??? soru işareti.- Yükselenim balık için de iyi hoş yine para demiş, bi de demiş ki "Yıl başlar başlamaz çokgüzel para kazanmaya başlayacaklar. Sanki biri kapılarının önüne kamyonla altın boşaltacak" yani anlıycağınız bu senenin milli piyango talihlilerinden biri benim. Çok güzel yazmış Susan'cım siz de okuyun.
http://www.hurriyetport.com/news/122/ARTICLE/26723/2010-12-14.html
Geçen akşam yıl sonu şirket yemeği için Al Jamal'deydik. Tamam eğlence süper ama gitmeye kalksanız hafta içi 150 haftasonu 200 tl. İnsan bi geceye o kadar parayı verince eğlenmeye hali kalmaz. Çünkü ne yediğinden bi şey anlıyosun ne de başka bi şey. Çadırımsı bölümündeydik şansımıza da yağmur yağmasın mı? Gecekondu misali şıp şıp tepemize damlayan sular mı, ıslanan yerde kayma tehlikesi mi desem.
Çünkü şöyle bi durup düşünmeye, düşündüklerimi yazıya dökecek kadar bölünmeden geçirdiğim zaman yok desem abartmış olmam. Aslında Gebze, Çamlıca, Merter arasında trafikte geçirdiğim zamana nasıl acıyorum anlatamam. Bu aralarda düşüncelerime odaklanıyım dedim dün, yok ilk cümle var gerisi gelmiyor.
Konsantrasyon sıfır.
Ama bu kadar iç karartıcı tabloya rağmen pazar günü beni mutlu eden keyifli bir şeyle bi kaç saat geçirmek, bu hafta dönüp dönüp sarıldığım güzel bir anı benim için.
Aslında sihirli bir şey.
Beni mutlu ettiği gibi artarak çoğalıp değdiği herkesi mutlu edicek biliyorum...
Gelelim düşünceler arası trekkinge
Toplu taşıma araçlarında "yaşlı, çocuklu ve gazilere yer verin" yazıyor. Bir grup daha eklenmeli bu listeye "topuklu ayakkabı giyenler"
Akşamın ilerlemeyen delirtici köprü trafiğine inat Boğaz Köprüsü rengarenk, işveli, cilveli. Hele bi de kendi duyabildiği müziği başladı başlıyor kıvırtmaya. Yana söne, döne hoplaya, iki gerdan kırıp oynaması yok mu. Dalga geçiyor bu köprü bizimle ama biz farkında di'iliz galiba.
"Yok. Ben sevmiyorum artık seni..."
Çalma listelerimde birbirinden çok farklı şarkılar, müzikler var. Her listenin de bir adı. Mesela biri "Tedavi", biri "Tamzara" falan falan falan. Birinin adı da "RUH". Ey ruh geldiysen üç kere vur di'il tabiki. Ama nasıl bir liste yapmışsam yağmurlu ve puslu havayla bir arada alınınca nasıl bir mikser etkisi yapıyor sormayın. Altta üstte ne varsa, kattı karıştırdı birbirine.
Sevgili astroloğumuz Susan Miller demiş ki benim için; Kova'lara bol para var, güzel manzarası olan çok dolaplı bir evim olacakmış. Bebek de varmış. Ama kocadan bahsetmemiş -buraya kocaman bi ??? soru işareti.- Yükselenim balık için de iyi hoş yine para demiş, bi de demiş ki "Yıl başlar başlamaz çok
http://www.hurriyetport.com/news/122/ARTICLE/26723/2010-12-14.html
Geçen akşam yıl sonu şirket yemeği için Al Jamal'deydik. Tamam eğlence süper ama gitmeye kalksanız hafta içi 150 haftasonu 200 tl. İnsan bi geceye o kadar parayı verince eğlenmeye hali kalmaz. Çünkü ne yediğinden bi şey anlıyosun ne de başka bi şey. Çadırımsı bölümündeydik şansımıza da yağmur yağmasın mı? Gecekondu misali şıp şıp tepemize damlayan sular mı, ıslanan yerde kayma tehlikesi mi desem.
Etiketler:
2011,
Astroloji,
Ayakkabı,
Boğaziçi,
İstanbul Boğazı,
Kadın,
karışık,
Müzik,
Trafik,
yeni yıl
Pazar, Aralık 19, 2010
Bir Haftalık Özet
Yine yılın hesap kitabının yapıldığı yeni kararların alındığı aslında bir öncekinden farklı olmayan ama sanki olacakmışsına hesaplaşmalara hevesle kalkışılan dönemindeyiz.
Önce geçen yıl bu zamanlar neler yazmışım, neler yapmışım diyip; dönüp 2009 Aralık yazılarımı okudum.
Geçen sene bu zamanlar >>
Çok kötü di'ilmiş :))
Birisi kanamı yaratmış; kim olduğunu tahmin ediyorum ama napmış ne demiş de kanatmış hatırlamıyorum -bu iyi bi şey beni üzen şeyleri unutuyorum :)))-
Yılbaşı Kartları yazmışım...
Üzgünüm bu yıl posta kutularınızda benden gelen bir kart olamayacak ama yılbaşından sonra işlerimdeki yoğunluğu yola koyar koymaz telafi edicem SÖZ.
Çok garip ki geçen sene ki Yüksek sesli düşünceler bu sene de güncelliğini koruyor. Aynı sahne aynı insanlar, kim gerçekten nerde, kim orda, bir sürü soru işareti havada
???????
Yılın kalan son 12 günü, her zamankinden farklı olarak benim için oldukça yoğun, stresli, bilinmezlere gebe, karışık, karmaşık günler olacak.
Ama her şeye rağmen ben nefes alıp verdiğime, bu satırları yazdığıma göre hayattayım demektir.
Aslında üzülüyorum bir yandan da; yazmak isteyip de vakitsizlikten yazamadığım güzel şeyleri, keyif aldığım anları ıskalamak istemiyorum.
Mesela çarşamba akşamı ekibimle birlikte çıktığımız akşam yemeğinde Pucci'nin enfes yemekleriyle 7 kadının -hem de aynı işi yapan,yan yana çalışan-, koşullar gereği hasbelkader bir araya gelmelerine rağmen mükemmel uyumlarına; zoraki değil keyifle birlikte olmalarına ve bu ekibin yöneticisi olmaktan gurur duyduğumdan; hepsinin bu anlayış ve huzur ortamı için gösterdikleri iyi niyet ve sevgi için onlara ne kadar teşekkür etsem az olduğunu yazmak... -bu cümlede bi düşüklük var ama çözemedim-
Perşembe akşamı seyrettiğim Lüküs Hayat operetinin başarısından, Zihni Göktay'ın sürekli -sanırım her gün- yenilenen esprilerinden -Abiye Kuzu, Hayde, Av Mevsimi, Ali Ağaoğlu esprileri mükemmeldi-, 3 perdelik bir oyuna yoğun bir haftanın ortasında gitmenin pek akıllıca olmadığından...
Yılın kirini pasını teninizden atmak için bir hamam sefası yapmanın yer ve yöntemlerinden...
Kiri pası ruhunuzdan atmak içinse bu yıl da gerçekten işe yarar bir icat, keşif yapılamadığından...
Yeni yılda yapılacaklar listemi somut bir delil olsun diye yazıya döktüğümden, maddelerin neler olduğundan hatta ve hatta bugün o listeye ekleyeceğim iki yeni maddeyi daha aklıma yazdığımdan
Uzun uzun bahsetmek isterdim...
Ama şimdilik iş her şeyin önüne geçiyor. 31 Aralık'a yetişmesi gereken onbinlerce kişinin yatırım işlemlerini etkileyen çok ciddi bir projemiz var da...
Önce geçen yıl bu zamanlar neler yazmışım, neler yapmışım diyip; dönüp 2009 Aralık yazılarımı okudum.
Geçen sene bu zamanlar >>
Çok kötü di'ilmiş :))
Birisi kanamı yaratmış; kim olduğunu tahmin ediyorum ama napmış ne demiş de kanatmış hatırlamıyorum -bu iyi bi şey beni üzen şeyleri unutuyorum :)))-
Yılbaşı Kartları yazmışım...
Üzgünüm bu yıl posta kutularınızda benden gelen bir kart olamayacak ama yılbaşından sonra işlerimdeki yoğunluğu yola koyar koymaz telafi edicem SÖZ.
Çok garip ki geçen sene ki Yüksek sesli düşünceler bu sene de güncelliğini koruyor. Aynı sahne aynı insanlar, kim gerçekten nerde, kim orda, bir sürü soru işareti havada
???????
Yılın kalan son 12 günü, her zamankinden farklı olarak benim için oldukça yoğun, stresli, bilinmezlere gebe, karışık, karmaşık günler olacak.
Ama her şeye rağmen ben nefes alıp verdiğime, bu satırları yazdığıma göre hayattayım demektir.
Aslında üzülüyorum bir yandan da; yazmak isteyip de vakitsizlikten yazamadığım güzel şeyleri, keyif aldığım anları ıskalamak istemiyorum.
Mesela çarşamba akşamı ekibimle birlikte çıktığımız akşam yemeğinde Pucci'nin enfes yemekleriyle 7 kadının -hem de aynı işi yapan,yan yana çalışan-, koşullar gereği hasbelkader bir araya gelmelerine rağmen mükemmel uyumlarına; zoraki değil keyifle birlikte olmalarına ve bu ekibin yöneticisi olmaktan gurur duyduğumdan; hepsinin bu anlayış ve huzur ortamı için gösterdikleri iyi niyet ve sevgi için onlara ne kadar teşekkür etsem az olduğunu yazmak... -bu cümlede bi düşüklük var ama çözemedim-
Perşembe akşamı seyrettiğim Lüküs Hayat operetinin başarısından, Zihni Göktay'ın sürekli -sanırım her gün- yenilenen esprilerinden -Abiye Kuzu, Hayde, Av Mevsimi, Ali Ağaoğlu esprileri mükemmeldi-, 3 perdelik bir oyuna yoğun bir haftanın ortasında gitmenin pek akıllıca olmadığından...
Yılın kirini pasını teninizden atmak için bir hamam sefası yapmanın yer ve yöntemlerinden...
Kiri pası ruhunuzdan atmak içinse bu yıl da gerçekten işe yarar bir icat, keşif yapılamadığından...
Yeni yılda yapılacaklar listemi somut bir delil olsun diye yazıya döktüğümden, maddelerin neler olduğundan hatta ve hatta bugün o listeye ekleyeceğim iki yeni maddeyi daha aklıma yazdığımdan
Uzun uzun bahsetmek isterdim...
Ama şimdilik iş her şeyin önüne geçiyor. 31 Aralık'a yetişmesi gereken onbinlerce kişinin yatırım işlemlerini etkileyen çok ciddi bir projemiz var da...
Etiketler:
31 Aralık,
4 Yapraklı Yonca,
Anılar,
Blog,
Cağaloğlu,
Dünya,
Geçmiş,
hamam,
icat,
İş,
Müzikal,
Yemek; Mekan,
yeni yıl
Salı, Ocak 12, 2010
Bak Postacı Geliyor

Yılbaşında gönderdiğim kartların iade-i postaları geldi. Eski yöntemler o kadar keyifli ve etkisi o kadar uzun sürüyor ki...
Bunlar bir sms yada mail olsaydı; bir kaç dakikada hazırlayıp yüzlerce kişiye gönderebilirdim. Cevapları da bir kaç dakikada bilemedin bir iki günde dönerdi.
Oysa kart gönderme fikri, kartları satın alma, yazma, süsleme, gönderme, kartı alanların tek tek gelen teşekkür telefonları ve postadan adıma gelen kartlar.
Yani nerdeyse üç haftadır yılbaşında kart göndermenin verdiği uzun süreli keyfi yaşıyorum.
Pazar, Aralık 20, 2009
Yılbaşı Kartları
Bu sene yılbaşı kartları yerine başka bir şey yapmayı planlıyordum. Ama Hande'yle konuşurken; "yılbaşı üzeri posta kutumda bulduğum kartın göndereni mutlaka sen olmalısın" sözü çok dokundu bana.
Hemen kart alışverişini düşünmeye başlamıştım ki; ertesi gün evren enerjimi algılamış olmalı ki İş Kule'ye Unicef standını gönderdi ;))
Sonra hangi kalemle yazmalıyım telaşı, D&R'da tek tek bütün kalemler denendi. En güzel iki tanesi seçildi.

Bugün oturup yazdım kartlarınızı, sevgiyle tam 3 keyifli saat geçirdim onlarca kartı ve zarflarının üzerini tek tek elle yazarken.
Varsa başka yılbaşı kartı isteyen adresini bırakabilir. (adres yazdığınız yorumları yayınlamam merak etmeyin)
Hemen kart alışverişini düşünmeye başlamıştım ki; ertesi gün evren enerjimi algılamış olmalı ki İş Kule'ye Unicef standını gönderdi ;))
Sonra hangi kalemle yazmalıyım telaşı, D&R'da tek tek bütün kalemler denendi. En güzel iki tanesi seçildi.
Bugün oturup yazdım kartlarınızı, sevgiyle tam 3 keyifli saat geçirdim onlarca kartı ve zarflarının üzerini tek tek elle yazarken.
Perşembe, Ocak 01, 2009
İlk Gün
2008'in son dakikalarında yazdığım gibi 2009'un ilk gününde de yazmaya devam. Sadece yazmakla kalsam iyi, bir de blog ayarlarımla oynayıp yeni şeyler ekledim.
2008 baharında TEMA parkında erguvan dalları arasından Rumeli Hisarı siluetinin göründüğü fotoğrafımı tema resmime dönüştürdüm. (bi cümlede iki tema)
Takip ettiğim blogları daha rahat izlemek için sağ tarafa ekledim. Profil yazımı birazcık değiştirdim.
Malum yeni yıl öncesinde astrolojik yorumları da ihmal etmek olmaz. Onlar da acayip motive ettiler sağolsun. Bakın ilk günden söylüyorum; 2009 benim yılım olacak. Artık düğün mü olur, terfi mi olur, ev mi olur, iş mi olur, çocuk mu olur yoksa hepsi birden mi olur bilmiyorum ama...
ÇOOOK İYİ ŞEYLER OLACAK :)
Sevgili Kova ve Balık'lar, burçdaş olduğumuz için size torpil geçiyorum ve muhteşem yeni yıl yorumlarınıza link veriyorum.
Balık (Yıllık)
Kova (Yıllık)
Kova -Ocak'09
Balık -Ocak'09
2008 baharında TEMA parkında erguvan dalları arasından Rumeli Hisarı siluetinin göründüğü fotoğrafımı tema resmime dönüştürdüm. (bi cümlede iki tema)
Takip ettiğim blogları daha rahat izlemek için sağ tarafa ekledim. Profil yazımı birazcık değiştirdim.
Malum yeni yıl öncesinde astrolojik yorumları da ihmal etmek olmaz. Onlar da acayip motive ettiler sağolsun. Bakın ilk günden söylüyorum; 2009 benim yılım olacak. Artık düğün mü olur, terfi mi olur, ev mi olur, iş mi olur, çocuk mu olur yoksa hepsi birden mi olur bilmiyorum ama...
ÇOOOK İYİ ŞEYLER OLACAK :)
Sevgili Kova ve Balık'lar, burçdaş olduğumuz için size torpil geçiyorum ve muhteşem yeni yıl yorumlarınıza link veriyorum.
Balık (Yıllık)
Kova (Yıllık)
Kova -Ocak'09
Balık -Ocak'09
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




