2010 bitmeden bir yazı yazmak için kalan zamanım...
Kaç hafta oldu hatırlamıyorum; eve normal saatinde servisle döndüğümü...
Bi garip, bi mutlu oldum sormayın.
Hatta sabahları kendi servisime binip plazaya gittiğim sabahlar en mesut olduğum sabahlar bu aralar
Yaptık, ettik, geliştirdik, test ettik, olmaz dedik, olur dedik, kararlar verdik bugüne geldik.
Artık sistemlerin işlemesini bekliyoruz, pazartesi sabahı çok kritik. Nefeslerimiz tuttuk bekliyoruz.
Gelelim yılın son yazısının ana fikrine...
Ben pek bi sevdim 10'u.
Çok gezdim, çok yer gördüm. Bir sürü güzel insan tanıdım. Yeni dostlarım oldu. Sevdiklerim mutlu yuvalar kurdu. Gülmeyi yeniden öğrendim. Çok uzun zamandır görmediğim beni buldum, hapsetmişim onu meğerse bir kuleye. Özgür bıraktım onu, kalabalıklara karıştı. Hafifledim, uçtum.
2011 için de hain planlarım, çoşkulu hayallerim var...
Yeni yılda da birlikte, daha çok aşkla, sağlıkla, kahkahayla, coşkuyla, yeni haberlerle birlikte olmak dileğiyle
İyi ki ordasınız :)))))
2010 Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2010 Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Aralık 31, 2010
Pazar, Ocak 10, 2010
2010 1'in 10'u
11 aylık Kaan'ın etrafını çevirdiğimiz kalın yastıklardan her seferinde kendine yol bulup kahvaltı masasına sızma girişmleri eşliğinde sevdiklerimizle keyifli bir pazar kahvaltısı ve dinlenmece.
Cumartesi, Ocak 09, 2010
2010 1'in 9'u

Çengelköy; Huzurtepe'de saat 15:25'te...
Baharın habercisidir mimoza, Nişantaşı'ndaki çiçekçilere düştüğünde mutlaka anneme bir kucak dolusu gelen...
8 Mart Kadınlar Günü'nün sembolü...
Çengelköy; Huzurtepe'de 9 Ocak'ta...
Cuma, Ocak 08, 2010
2010 1'in 8'i
Why be, why be diye anlatmıştım Tike'nin fastfood'unu. Geçen aylarda sağlam bir tadilat geçirdi oldu Tike Club.
Biraz daha kebap ağırlıklı ama eskisi gibi sandviç ve salataları var. Tadilatın sonlarına doğru, hala açılmadınız mı nerelerdesiniz diye uğradığım bir akşam baktım menüde "Mevsim Salata" yok. Olmaz dedim mutlaka eklenmeli.
Sağolsunlar eklediler.
Haftada en az bir kez mutlaka ordayız. İştahsızken iyiydi ama iştahım açıldığından beri benim için tehlike oluşturabilirmiş gibi geliyor.
Bu öğlen öyle bir yemek yedik ki anlatamam; hem servis mükemmel hem yemekler ve tabi ikramlarını da es geçemem.
Çıtır tavuk beyti, cidden çıtırdı
Club şiş, çok lezzetli ama porsiyon küçüktü
Lahmacun, her zaman ince ve çıtır tam istediğim gibi
Her zamanki gibi dondurmalı irmik helvası da muhteşemdi.
Offf yazarken bile canım çekti.
N'olcak benim bu halim ????
Biraz daha kebap ağırlıklı ama eskisi gibi sandviç ve salataları var. Tadilatın sonlarına doğru, hala açılmadınız mı nerelerdesiniz diye uğradığım bir akşam baktım menüde "Mevsim Salata" yok. Olmaz dedim mutlaka eklenmeli.
Sağolsunlar eklediler.
Haftada en az bir kez mutlaka ordayız. İştahsızken iyiydi ama iştahım açıldığından beri benim için tehlike oluşturabilirmiş gibi geliyor.
Bu öğlen öyle bir yemek yedik ki anlatamam; hem servis mükemmel hem yemekler ve tabi ikramlarını da es geçemem.
Çıtır tavuk beyti, cidden çıtırdı
Club şiş, çok lezzetli ama porsiyon küçüktü
Lahmacun, her zaman ince ve çıtır tam istediğim gibi
Her zamanki gibi dondurmalı irmik helvası da muhteşemdi.
Offf yazarken bile canım çekti.
N'olcak benim bu halim ????
2010 1'in 7'si
Güzel bir bebek geldi dünyaya, adı Ömer bi de ablası var Ayşe.
Akşam saatlerinde ikinci kez anne olan arkadaşımı kutlamak için telefon açtığımda; göğsünde uyuyan bebişin yüksek tondan mırıltıları kulaklarımdan hızla geçip kalbime oturdu.
Sanırım yeryüzünde bir bebeğin huzurlu mırıltısı kadar güzel bir ses yok. Ve sanırım ben bu sesi hep anlatıcam :)))
Hoşgeldin Ömer'cik, huzurlu mırıltıların hiç eksik olmasın.
Akşam saatlerinde ikinci kez anne olan arkadaşımı kutlamak için telefon açtığımda; göğsünde uyuyan bebişin yüksek tondan mırıltıları kulaklarımdan hızla geçip kalbime oturdu.
Sanırım yeryüzünde bir bebeğin huzurlu mırıltısı kadar güzel bir ses yok. Ve sanırım ben bu sesi hep anlatıcam :)))
Hoşgeldin Ömer'cik, huzurlu mırıltıların hiç eksik olmasın.
2010 1'in 6'sı
Günün akşamında sıkışık trafikte billboardlara bakarken;
çaya batırılan bisküvinin bir kaç saniye fazla kalması nedeniyle fazla yumuşamış kısmı tam ağza atılacağı anda cumburlop diye çayın içine düşmesin diye çay bardağıyla yakınlaşma anı

En gerçekçi,amacını en güzel anlatan resim bence. Bisküvi hep keyifle çaya batırılır -daha bu sabah benim yaptığım gibi :)))- ama en talihsiz ve en komik anı ağıza atma fırsatı bulmadan düşmesi. Karede çok güzel yakalamışlar.
çaya batırılan bisküvinin bir kaç saniye fazla kalması nedeniyle fazla yumuşamış kısmı tam ağza atılacağı anda cumburlop diye çayın içine düşmesin diye çay bardağıyla yakınlaşma anı

En gerçekçi,amacını en güzel anlatan resim bence. Bisküvi hep keyifle çaya batırılır -daha bu sabah benim yaptığım gibi :)))- ama en talihsiz ve en komik anı ağıza atma fırsatı bulmadan düşmesi. Karede çok güzel yakalamışlar.
Etiketler:
2010 Günlüğü,
büskivi,
lezzet,
Reklam,
ülker
Salı, Ocak 05, 2010
Cuma, Ocak 01, 2010
2010 1'in 1'i
Sevginin en saf hali en çok çocukların bünyesinde bence...
Bazen saklı, bazen açık.
Sevmen için; bacaklarına sürtünen, eline daha yakın olmak için omurgasını kıvırıp yükselten, kuyruğunu havaya diken kedi gibi...
Yan yan sokulup çaktırmadan omuzunu göğsüne yaslayan, yanağını yanağına değdiren ürkek bir sevgili gibi sevilmek istediğini hissettirip senin öpmeni sarılmanı bekler.
Neden başka zaman değil de bugün????
Kediler pozitif enerjiyi hisseder, çocuklar gibi...
Senin sevgin kocaman olsa da; negatif duygular, zihindeki karmaşalar engelliyor çocukların saf enerjisiyle buluşmayı.
Yani sen mutluysan, huzurluysan...
Bütün kediler, bütün çocuklar kollarının arasında olmak, senin tarafından sevilmek için bacağına yapışıp -gitme- diyor.
Bazen saklı, bazen açık.
Sevmen için; bacaklarına sürtünen, eline daha yakın olmak için omurgasını kıvırıp yükselten, kuyruğunu havaya diken kedi gibi...
Yan yan sokulup çaktırmadan omuzunu göğsüne yaslayan, yanağını yanağına değdiren ürkek bir sevgili gibi sevilmek istediğini hissettirip senin öpmeni sarılmanı bekler.
Neden başka zaman değil de bugün????
Kediler pozitif enerjiyi hisseder, çocuklar gibi...
Senin sevgin kocaman olsa da; negatif duygular, zihindeki karmaşalar engelliyor çocukların saf enerjisiyle buluşmayı.
Yani sen mutluysan, huzurluysan...
Bütün kediler, bütün çocuklar kollarının arasında olmak, senin tarafından sevilmek için bacağına yapışıp -gitme- diyor.
Etiketler:
2010 Günlüğü,
Çocuk,
Huzur,
Sevgi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
