Mum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Şubat 27, 2016

Yaşamak

Bu sene bana bitmeyen dogum gunu yapmislar 😄😄😄

Pek bi mutluyum...

Hala mum ufluyorum, pasta kesiyorum...

Sevildigimi tum heyecaniyla coskusuyla hissediyorum...

Bazen koca bi kalabalik bazen bir tek kisi...

Anda hissettigimiz yasamak...

Ne oldugun yer, ne kartvizitin, ne hesabindaki sifirlar...

Hissettigin, hissettirenler...

Her birinin yeri ayri her birinin ozel...


Salı, Şubat 23, 2010

İstanbul

Paşabahçe'yi yoklamayalı uzun zaman olmuştu. Son serilerinden biri İstanbul temalı.

İstanbul diyince akan sular durur benim için

Bi arkadaşıma hediye alırken, dayanamadım kendime de "canım istanbul" aldım.

Heyecanla eve gidip içine yerleştirdiğim mumları yakınca daha bi hoşuma gitti. Duvara yansıyan İstanbul silueti muhteşem. Söndür ışıkları, otur seyret, hayal kur.

Boğaz Köprüsü, Kız Kulesi, Galata Kulesi, camiler...

2 mumlusu ve aşağı yukarı aynı ölçülerde peçetelik olanı da var.

Paşabahçe canavarlarına duyurulur :))))

Pazar, Şubat 21, 2010

3 Mum

Canavar bir fotoğrafçı yetişiyor. Yağız, şekilden şekile girerek bütün gece resimlerimizi çekti.

Doğumgünü partisi balonsuz olmazmış anladım. Balonlarla nasıl eğlenceli dakikalar geçirdik anlatamam.
Ve 3 yaş pastam ;)

Pasta işini son dakikaya bırakıp, bulduğunu di'il umduğunu almak isteyince böyle hoş bi şey çıktı ortaya.


Hikayemiz biraz ilginç aslında.

Hafta içinde Hacıbozan'ın Kebapçı versiyonunda "bi daha gelmeyiz" dediğimiz başarısız bir akşam yemeği tecrübemiz oldu Yavuz'la.

Cumartesi günü, akşamki parti için Merhaba Pastanesi'nin Merter'deki merkezine gittim, umduğum pastayı bulmak için.

Bırak umduğumu, bulduğum pastaların üstündeki kararmış muzlar -yok yok olmaz- dedi. İstediğim pastayı söyledim -yok- dediler.

Yok, güle güle.

3 metre aşağıda Hacıbozan'ın pastanesi. Geçen akşamki yemek geldi aklıma, cayar gibi oldum. İçimde kalmasın yine de bi gidiyim dedim. Ama eksi puanla girdim kapıdan içeri.

Umduğum burda da yok :(

Yapalım hemen istediğinizi en fazla yarım saatte hazır olur demezler mi. Dışı bunun gibi ama beyaz, içi şunun gibi ama frambuazlı. Ne bir ek ücret ne bi şey.

Ama ön yargılıyım ya kebap tecrübesinden "ben bi bakıyim ararım sizi" dedim.


Bütün adaylar tek tek dolaşıldı, yooooook.

"yapalım hemen" diyen bi Allah'ın kulu da yok.

Aradım verdim siparişi.

"Ne yazalım üstüne?" dediler.

Aklıma bi'şi gelmedi.



"İyi ki doğdun yazalım" dediler.

İyi, tamam.

Haa bi de ustanız yapabiliyorsa altına "dört yapraklı yonca" yapsın dedim.

Gelen pastanın resmini gördünüz.

Yazının altındaki yeşil şeyler; pastayı sipariş verenin adı Yonca olduğuna göre dört yapraklı yonca'dan yonca'yı çıkarırsan elde kalan "dört yaprak"

:)))))))))

çok güldük

ama talebi satışa hızla dönüştüren Hacıbozan ekibine teşekkürler, bizi güldürdükleri için de ;)))