Ebru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ebru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Perşembe, Ağustos 11, 2011
Sultanahmet'te Ramazan
Sultanahmet'te ramazana, cami ve etrafında oruç açanlara, hınca hınç kalabalığa hafiften aman da ne gereksiz edayla yaklaşırdım yaklaşmasına da, bu sene fikrim değişiverdi.
Her akşam gidebilirim Sultanahmet'e...
Geçmiş yıllardaki yoğun duman ve sucuk kokusunun yerine mis gibi yaz akşamı havası var.
Kalabalık; kalabalık olmasına ama belli bir düzen sağlanmış akıp gidiyor.
Piknik alanlarındaki tahta masalar, sandalyeler yetmeyince evden getirilen portatif masa ve sandalyeler açılmış, onu bulamayan serdiği bir kilimin hırkanın üstüne oturup meydanın kalabalığındaki yerini almış.
Her iki Sultanahmet Köftecisinin önünde de metrelerce kuyruk; iftarda içeriye ulaşabilirler mi acaba sorusunun cevabı merakım...
İftar yaklaşırken geleneksel ürünlerin satıldığı stantların arasındaki kalabalık da yavaş yavaş sakinliyor, iftar sonrası daha yoğun bir kalabalığa bırakmak içini yerini...
Turistler bayram ediyor olmalı, bütün güzel şeyleri bir arada uygun fiyatla bulabildikleri bir alışveriş cenneti burası.
Ne var ki burda???
Yoğurtçu -Kanlıca-,
turşucu,
tatlıcı, lokumcu, şekerci -Hafız Mustafa, Koska, Hacıbekir-,
kahveci -Mehmet Efendi-,
dondurmacı -Mado-,
bozacı -Vefa-,
şerbetçi -Konyalı-,
kuruyemişçi,
baharatçı,
macuncu,
muhallebici,
ekmekçi
Sonracıma...
bakırcı,
yorgancı,
kakmacı -sedef-,
oymacı -ahşap-,
tespihçi,
tezhipçi,
üflemeci -cam-,
boyacı -ayakkabı-,
kunduracı,
ekmekçi,
boncukçu,
seramikçi,
ebrucu,
karagözcü -ki bu başlı başına bir yazı benim için-,
hatçı,
İşinde en iyi ustaların bir araya geldiği bu çarşı 10:00-02:00 arasında Ramazan süresince açık olacak.
Ramazan etkinliklerinin tam programı için link aşağıda
http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Documents/haber/agustos2011/etkinlik_brosuru.pdf
Etiketler:
Akşam,
Ebru,
Eğlence,
Gece,
geleneksel el sanatları,
Ramazan,
Sultanahmet,
Tarih,
tarihi yarımada,
tatlı,
tezhip,
Yemek
Pazartesi, Mayıs 23, 2011
Galatart, Ebru ve Yonca
Yıllardır içimde bir ukte olan, niyetlenip niyetlenip bi türlü buluşamadığım, tanışmak için yeterli cesareti gösteremediğimle Galata Kulesi'nin gölgesinde buluştuk, tanıştık bu gece...
Pek bi nazlı, pek bi sabır isteyen, başına buyruk sen ne yaparsan yap o bildiğince akıp giden; sabredip tanıyınca derinden ilmini kapınca birlikte yol bulup akabildiğin...
Biraz su, biraz renk, karışık, karmaşık, kalemle fırçayla yapamayacağın büyülü bir şey...
Önce hocamız sevgili Ezgi temel teknikleri gösterdi bize...
Sonra biz geçtik teknenin başına; boyalar, fırçalar, bızlar...
Bizzat ellerimle yaptığım ikinci eserim ve aşağıda üçüncü eserim. Markam dört yapraklı yonca üzerine hummalı bir çalışma üzerindeyim, rahatsız etmeyin lütfen :)))
Hocamız Galatart Atölye'sinin ortaklarından Ezgi ve ders arkadaşım Aysel'le final pozumuz.
Eserlerim şu an görücüye çıkmaya hazır değil henüz, Galatart'ın raflarında kuruyup sergilenecekleri günü bekliyorlar.
Ezgi'nin kolay ve anlaşılır eğitimiyle 2 saatlik workshopun sonunda hiç sıkıntı zahmet çekmeden üç eser yapıverdik.
Oysa ki ebru sanatında boyaların hazırlanması, fırçaların yapılması, kitrenin hazırlanması gibi her biri ayrı bir özen, sabır, uzmanlık isteyen malzemelerin hazırlarının başına oturup "ben yaptım bunları" demek doğru değil biliyorum.
Teşekkürler Ezgi :)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





