Hayvanlar Alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayvanlar Alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 17, 2011

Bir Damla Su

Hava sıcak...

Hem de çooooook...

Bir bardak su alıp içerek serinleyebiliriz...

Ya diğer canlılar???

Bir köpek kapınızı çalıp, "Allah rızası için bi bardak su verin!!!" diyemez ki

Bir arı...

O bile bir damla su için musluğa dayamış ağzını…


Behramkale köyünde meydandaki çeşmede çektim bu fotoğrafı, ne bir photoshop ne başka bi şey hayattan yakalanmış bi an sadece...

SAM_2344

Salı, Temmuz 05, 2011

Athena Tapınağı


Her sene aynı şeyleri tekrar tekrar okumak zorunda bıraksam da sizi, ben her seferinde Assos'u yazmaktan, fotoğraflamaktan alamıyorum kendimi ;))

Hatrı kalmasın diye Behramkale'ye köye ve Athena Tapınağı'na da bi uğradık. Athena Tapınağı'nın girişine şu müze mağazalarından birini açmışlar. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Kim yaptıysa, kim akıl ettiyse bu mağazaları kocaman kocaman alkışlar benden.

Tapınağın üzerinde kurulu olduğu tepe manzarası ve ruhuyla muhteşem, güneş batışını ve doğuşunu bir gün izleyebilmeyi çok arzu ediyorum. Ama sadece müze saatlerinde girişe izin verildiği için ancak kışın güneş batışını seyredebilir ama güneş doğuşunu seyredebilmem zor gibi görünüyor. Hatta bu gidişimde müze kapalıyken nerden içeri sızabilirim diye küçük bi keşif yaptım. Ancak müze girişindeki tabelaya benim gibi maceraperestleri uyarmak için "müze saatleri dışında buraya girmek tehlikelidir" diye yazmışlar. Evet haklı olabilirler. Yılanlar, yokuşlar, uçurumlar...

Hatta bugün küçük bir sincapla bile karşılaştık taşların arasında ;) heyoo -ama tabi bi de bu hayvancıkların bu kadar sevimli olmayanları da karşılaşabilirdik; karıncalarının bile normalin 10 misli olduğu düşünülürse-


Tapınakta baktık Athena yoktu, belki Afrodit olur dedik. O da yıllık izne çıkmış, artık benle idare ediceksiniz n'apalım ;)))



Perşembe, Şubat 07, 2008

Faydalı Hediyeler

İkizlerin doğumgünü yaklaşıyor. Geçen yıl onlar için Tema Vakfı Antalya Ormanı'na bağış yapmış, sertifikalarını annelerine vermiştim. Bu yıl ki hediyemin detayları yazımın devamında. Bu yaştaki bir çocuğa (2 yaşına girecekler) oyuncak alsan iki oynayıp atacak, kıyafet alsam seneye olmayacak. Ömür boyu saklanacak ve gerçekten dünyaya faydası olacak bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Hem deniz kaplumbağalarını korumanın hem de sevdiklerinizi mutlu etmenin diğer bir yolu da şirin bir peluş deniz kaplumbağası satın almak. 25 YTL ya da 35 YTL’ye alacağınız peluş oyuncaklarla, bir deniz kaplumbağası evlat edinmiş olduğunuz için sertifikanız da adresinize postalanıyor. Her 10 YTL’lik bağış ile evlat edineceğiniz bir deniz kaplumbağası yumurtadan çıkmadan önceki döneminden denize ulaştığı dönemine kadar korunmuş olacak. WWF-Türkiye’nin hazırlayacağı sevgi dolu sertifika ile de bunu belgeleyebilirsiniz.

Sevgililer günü hediye sertifikası
http://www.wwf.org.tr/ adresini ziyaret ederek bilgi alabilir, Garanti Alışveriş ve Estore'dan diğer hediye ve bağış seçeneklerine bakabilirsiniz.

Sertifika, adres bildirimi ve diğer tüm sorularınız için 0212 528 20 30’dan WWF-Türkiye’ye ulaşabilirsiniz.

Cuma, Kasım 09, 2007

Oturup sorunun üzerinde düşünmek lazım

Bazen kızgın olduğunuzda, oturup sorunun üzerinde biraz düşünmek işe yarar.

Bugün gelen bu resimden sonra, bende oturup sorunun üzerinde düşünmeye karar verdim :)

Pazartesi, Ekim 01, 2007

Şaşkın Balık

Derin denizler şüphesiz ki güzel. Orada da bir yaşam var. -"Atlantis'ten Gelen Adam" dizisini hatırlar bizim kuşak- Onun gibisi de var mı bilinmez ama bazı arkadaşlarımız bu güzellikleri benim gibi fotoğraflardan seyretmek yerine bizzat o yaşama dahil olup fotoğraflarını paylaşıyorlar.

Hakan (blogum vasıtasıyla tanıştığım eski okul, mahalle arkadaşım, aynı zamanda büyüklerimizin de ahbap olduğu yeni arkadaşım); Saroz dalışından fotoğraflarını göndermiş bana. Paylaşmak istedim.

Benim favorim şaşkın balık. Gece kulübünden çıkarken paparazzilere yakalanmış gibi.






Pazartesi, Ağustos 27, 2007

Fareleri kim sever ki?

Fareleri kim sever ki; hele mutfakta? Bırakın sevmeyi görmeye bile tahammül edemezsiniz. Ratatuy’da farelerin sürü halinde bir yerlere girip çıkma sahneleri beni ne kadar tiksindirtse de, filmi sevmekten alıkoyamadı. Bir kaç farenin olduğu sahnelerde onu insanlardan ayırt etmiyorsun da, sürü halindeki görüntüleri bence tahammülü zordu.

Okuduğum pek çok eleştiri de; mutfak ve fare gibi –hem de lağım faresi- asla bir araya gelmeyecek iki unsuru Pixar’ın ustalıkla bir araya getirdiği yönündeydi.

Filmin final yemeğinin Ratatouille adlı fransız halk yemeği olması ve lağım faresinin “rat” diye anılmasının ironisini takdir etmemek mümkün değil.

Haftasonu gazetelerde neredeyse filmin konusunun tamamını yazdılar. Ben konusunu anlatmıycam. Başarılı bir animasyon, güzel müzikler, düşündürücü replikler. Bir de fare Remy’nin şef Gusto’nun hayaliyle yaptığı ama aslında kendi iç sesiyle konuştuğunun bilincinde olduğu sahnelerden çok dersler çıkartılabilir.



- Tutkuyla yapılan her işin sonucu mükemmeldir.

- Çok kızsan bile dostuna ihanet etme, belki de bir anlık öfkeyle her şey farklı görünmüştür.

- Mutfakta iş yaparken temizlik çok önemli. Eller yıkanmalı, kirliler bekletilmemeli, kollar bedene yakın olursa hem az zarar görür hem de az kirlenir.

- Ailene asla sırtını dönme. En zor anında yanında bir tek onlar kalır.

- Tarife daima sadık kal, ustalaşınca hislerine güvenip yeni şeyler yarat.

- Hazıra konma, üret.



- Basamakları çıkarken sana destek olanları asla yok sayma. Hele o basamakları çıkmanın tek sebebiyse.

- Hayallerinden asla vazgeçme

- Herkes yemek yapabilir.

Ben bir kez daha izlemeyi düşünüyorum. Keyfini daha fazla çıkarabilmek için. Ve insanın sinemadan çıkar çıkmaz mutfağa girip harikalar yaratası geliyor.

Salı, Haziran 26, 2007

Kediler

Kardeşimin çektiği güzel kedi resimlerini yorumsuz paylaşıyorum.