Sevgililer gününün bende yarattığı ruh durumunun, eğlence, oyun, dalga geçme olduğunu söylemiştim bir kaç gün önce ve oyunları göstermiştim.
Bugün de eğlence ve dalga geçme konseptiyle karşınızdayım :)))
Karikatür kaynağımız Erdil Yaşaroğlu derlemelerinin İlişkiler başlığında toplandığı küçük bir cep kitabı. Gülay'a teşekkürler, bana böyle bir malzeme hediye ettiği için -İlişkiler konusunda anlayışımı zayıf bulmuş olsa gerek, "eğitim şart"-
ilişkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilişkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Şubat 13, 2011
Cumartesi, Şubat 27, 2010
Evlilik
Geçenlerde aldığım kitaplardan bahsetmiştim.
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2010/01/kisisel-enerji-testi.html
hala bitiremedim onları :((
Cazibenin Sırları'nda en son yazdığım yerde kaldım.
Küçük Şeyler 2'yi ara ara okuyorum.
Hayalden Gerçeğe Mutluluk'ta sadece 1 sayfam kaldı.
Bir sayfa kala kitap mı bırakılırmış?
Bitirmek için değil içime sindirerek okumak istediğim için aceleye getirmek istemedim.
Benim her yıl giderek daha büyük bir hızla kaybettiğim, artık içimde ufak kırıntıları dışında hiç bir şeyi kalmayan ama son bir kaç aydır mucizevi bir şekilde hücrelerime yeniden yerleşmeye başlayan "mutluluk"
Kadınlar ve mutluluk,
İlişkiler ve mutluluk bölüm başlıklarından bir kaçı.
Ancak bana bu yazıyı yazdıran evlilikle ilgili bölümü.
Her kadın ne kadar iyi kariyeri, ne kadar iyi hayat standartları olsa da Sinderella sendromu yaşıyor.
Evlilik varılması gereken bir yer değil,
evlendiğiniz anda iş bitmiyor, sadece daha zor bir sınıfa geçiyorsunuz.
Kilo vermek gibi, o 5 kiloyu veriyorsunuz ama verdiğiniz kiloları korumak için çaba sarf etmeniz gerekiyor.
Mutlu sonla biten bütün masallarda yada filmlerde kadınla erkek kavuşur, sarılır, evlenir.
Bu bitiş hiç beni tatmin etmez,
- ee tamam evlendiler, peki sonra ne oldu?
İşte aslında filmin başladığı yer tam da orası ;))
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2010/01/kisisel-enerji-testi.html
hala bitiremedim onları :((
Cazibenin Sırları'nda en son yazdığım yerde kaldım.
Küçük Şeyler 2'yi ara ara okuyorum.
Hayalden Gerçeğe Mutluluk'ta sadece 1 sayfam kaldı.
Bir sayfa kala kitap mı bırakılırmış?
Bitirmek için değil içime sindirerek okumak istediğim için aceleye getirmek istemedim.
Benim her yıl giderek daha büyük bir hızla kaybettiğim, artık içimde ufak kırıntıları dışında hiç bir şeyi kalmayan ama son bir kaç aydır mucizevi bir şekilde hücrelerime yeniden yerleşmeye başlayan "mutluluk"
Kadınlar ve mutluluk,
İlişkiler ve mutluluk bölüm başlıklarından bir kaçı.
Ancak bana bu yazıyı yazdıran evlilikle ilgili bölümü.
Her kadın ne kadar iyi kariyeri, ne kadar iyi hayat standartları olsa da Sinderella sendromu yaşıyor.
Evlilik varılması gereken bir yer değil,
evlendiğiniz anda iş bitmiyor, sadece daha zor bir sınıfa geçiyorsunuz.
Kilo vermek gibi, o 5 kiloyu veriyorsunuz ama verdiğiniz kiloları korumak için çaba sarf etmeniz gerekiyor.
Mutlu sonla biten bütün masallarda yada filmlerde kadınla erkek kavuşur, sarılır, evlenir.
Bu bitiş hiç beni tatmin etmez,
- ee tamam evlendiler, peki sonra ne oldu?
İşte aslında filmin başladığı yer tam da orası ;))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





