evvel zaman içinde, kalbur saman içinde;
toprak işçisi milyonlarca canlıya yuva olan meşeler
yetmediklerini farketmişler dünyaya
ve büyümek için yuva arar olmuşlar kendilerine
onun kapısını çalmışlar bunun kapısını çalmışlar
yok
kimse bakmamış yüzlerine
sonra bir gün facebook diye bi'şey olduğunu duymuşlar
o şey ki,
bir anda çığ gibi büyüyüp milyonları peşine takan
düşünmüş taşınmış bu meşeler
biz yeni yuvalarımızı buradan arasak mı ki acaba diye...
Bir yuva vermek isterseniz bu sevimli meşelere
http://www.facebook.com/temavakfi adresine uğrayın
ya da
TEMA yazıp 3464'e mesaj atıp 5 TL'lik bir bağışta bulunabilirsiniz.
Bakalım benim yavrum ne zaman gelecek???
Yardım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yardım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Aralık 14, 2011
Çarşamba, Kasım 23, 2011
Hayat Veren Hediyeler
Unicef 24 Kasım öğretmenler günü için anlamlı bir hediye alternatifi sunuyor.
24 Kasım Öğretmenler Günü için 'Canım Öğretmenim' Hediye Paketleri hazırlamışlar;
Bu paketlerden biri Van'daki çocuklarımıza yardım etmeyi amaçlıyor; diğeri ise dünya çocuklarına destekleyen yardım malzemeleri içeriyor.
Bu paketlerden birini hediye ettiğinizde öğretmeninize sizin kişisel mesajınızla bir e-kart ulaşıyor. Yardım paketleri de hediye ettiğiniz kişinin adına ihtiyacı olan çocuklar gönderiliyor.
Bu hediye ile sadece öğretmenimizi mutlu etmekle kalmıyor, bir çocuğun hayatına dokunuyorsunuz.
Hediye seçeneklerini incelemek ve satın almak için http://www.hayatverenhediyeler.org/
24 Kasım Öğretmenler Günü için 'Canım Öğretmenim' Hediye Paketleri hazırlamışlar;
Bu paketlerden biri Van'daki çocuklarımıza yardım etmeyi amaçlıyor; diğeri ise dünya çocuklarına destekleyen yardım malzemeleri içeriyor.
Bu paketlerden birini hediye ettiğinizde öğretmeninize sizin kişisel mesajınızla bir e-kart ulaşıyor. Yardım paketleri de hediye ettiğiniz kişinin adına ihtiyacı olan çocuklar gönderiliyor.
Bu hediye ile sadece öğretmenimizi mutlu etmekle kalmıyor, bir çocuğun hayatına dokunuyorsunuz.
Hediye seçeneklerini incelemek ve satın almak için http://www.hayatverenhediyeler.org/
Pazartesi, Ekim 31, 2011
Bugün Sana, Yarın Bana
Billboardlarda yardım kampanyası ilanlarından birinde yazıyordu...
Türkiye'nin neresinde olursa olsun İstanbul ayakta oldukça her zaman her yere yeter yetişir. Ama Allah göstermesin İstanbul'da böyle bir felaket yaşandığında; kesinlikle küçümsemek yetersiz görmek di'il ifade etmek istediğim...
Kim yetebilir İstanbul'a???
Sosyal medyada, orda burda her yerde var olan duyarlılığın, hassasiyetin, farkındalığın İstanbul'da yaşanacak bir deprem için devam ettirilmesi, yaşatılması gerekiyor.
Hazırlanmalı, planlamalı, bilinçli olmalıyız...
Türkiye'nin neresinde olursa olsun İstanbul ayakta oldukça her zaman her yere yeter yetişir. Ama Allah göstermesin İstanbul'da böyle bir felaket yaşandığında; kesinlikle küçümsemek yetersiz görmek di'il ifade etmek istediğim...
Kim yetebilir İstanbul'a???
Sosyal medyada, orda burda her yerde var olan duyarlılığın, hassasiyetin, farkındalığın İstanbul'da yaşanacak bir deprem için devam ettirilmesi, yaşatılması gerekiyor.
Hazırlanmalı, planlamalı, bilinçli olmalıyız...
Pazartesi, Ağustos 22, 2011
Otur Çocuğum Sen Otur Ben Ayakta İyiyim
Yeni nesil çocukların yoktan anlamamasına, her istediğine şıp diye sahip olmasına bütün bunlara rağmen yine de tatminsiz olmasına sebep; yeni dünya düzeni mi, tüketim toplumu mu, anne babaların bastırılmış çocukluk arzuları mı bilmiyorum...
Ama yolunca gitmeyen bir şeyler var bu sistemde
Ne öğretilmişti bize???
Otobüste, trende, vapurda yaşlılara çocuklulara yer verilir.
Nezakettir, her şeyden önce insanlıktır.
Yorgunsun, yorgun olmasan bile kim seyahat etmek ister ki ayakta?
"ayakta durmam, oraya dayanmam, buraya da tutmam" diye sızlanan, ağlanan çocuğunun elinden tutup zor koşullarda seyahat etmeye çalışan kadına yada erkeğe yer verildiğinde; çocuğu oturtup kendisi ayakta durmuyor mu...
E be kadın, e be adam; ben bacak kadar çocuk otursun diye mi kalktım yerimden; sen otur onu da al kucağına rahat rahat git diye kalktım. Çabuk kalkın ordan diyesi gelmez mi yer verenin içinden.
Sonra bu çocuk yaşlılara, çocuklulara yer verir mi???
Bilir mi bu çocuk, paylaşmayı, yardımlaşmayı, düşeni kaldırmayı
Ama yolunca gitmeyen bir şeyler var bu sistemde
Ne öğretilmişti bize???
Otobüste, trende, vapurda yaşlılara çocuklulara yer verilir.
Nezakettir, her şeyden önce insanlıktır.
Yorgunsun, yorgun olmasan bile kim seyahat etmek ister ki ayakta?
"ayakta durmam, oraya dayanmam, buraya da tutmam" diye sızlanan, ağlanan çocuğunun elinden tutup zor koşullarda seyahat etmeye çalışan kadına yada erkeğe yer verildiğinde; çocuğu oturtup kendisi ayakta durmuyor mu...
E be kadın, e be adam; ben bacak kadar çocuk otursun diye mi kalktım yerimden; sen otur onu da al kucağına rahat rahat git diye kalktım. Çabuk kalkın ordan diyesi gelmez mi yer verenin içinden.
Sonra bu çocuk yaşlılara, çocuklulara yer verir mi???
Bilir mi bu çocuk, paylaşmayı, yardımlaşmayı, düşeni kaldırmayı
Pazar, Ağustos 14, 2011
Kan Bağışının Faydaları!
Ramazan'da yardımseverlik duygularımız kabardığı için destek isteyen, yardım bekleyen kim varsa ne varsa dayanıyor burnumuza
Yardım tabi ki iyi bi şey; yapmalı, yapmalıyız.
Ama hadi ramazanda kan bağışına diyince önce bi duruyorum. Oruç tutmuyorsanız sorun di'il de; oruç tutan birisinin hele de sıcak yaz günlerinde kan vermesinin çok akıllıca olmayacağını düşünüyorum.
Neden mi???
İlk kan bağışımı büyük bir hevesle anlatmıştım "Bugün iyi bi'şey yaptım" yazımla...
Haziran ayının ilk günlerinde yaptığım ikinci kan bağışımı ise günümün kötü bi şekilde sonlanması yüzünden anlatmadım. Sorun kan vermekte değil, kan bağışını takiben yeterli sıvı almanız, sıcakta yollarda olmamanız ve stres sinir seviyenizi arttıracak kişi ve etkinliklerde bulunmamanız gerekiyor. Vücudunuzun verdiği uyarıları zamanında farkedip kendinize bi "pit stop" yaptırmanın bilincinde olmalısınız. Yoksa yolda yürürken, merdiven iner çıkarken, metrobüste giderken bayılıp düşebilir, etrafınızdakilerin insaniyetiyle benim gibi hasarsız atlatabilir yada başınıza kötü şeyler gelebilir.
Bu sebeple; kan verin ama ramazanda oruç tutarken değil bence.
Geçenlerde yaptığım kan bağışı sebebiyle kan kırmızı renkte bir fincanla, kan bağışının faydalarını anlatan bir not geldi bana.
Bakın ne faydaları varmış kan bağışının...
- kemik iliğinin yağlanması önlenerek kan yapımı canlı tutulur
- verilen kanın yerine, vücuttan genç hücrelere anında dolaşıma katıldığı için daha dinç ve canlı olur
- kandaki yüksek yağ oranı düşer
- kan bağışı kalp krizi riskini %90 azaltır
- kan bağışının baş ağrısı, stress, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur
- kan bağışçısı kan verdiğinde AIDS, Hepatit B, C taramasından ücretsiz geçirilir
- yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin acilen kana ihtiyacı olan bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtularak hayata dönmesinin size verdiği mutluluk ise ölçüsüzdür.
Yardım tabi ki iyi bi şey; yapmalı, yapmalıyız.
Ama hadi ramazanda kan bağışına diyince önce bi duruyorum. Oruç tutmuyorsanız sorun di'il de; oruç tutan birisinin hele de sıcak yaz günlerinde kan vermesinin çok akıllıca olmayacağını düşünüyorum.
Neden mi???
İlk kan bağışımı büyük bir hevesle anlatmıştım "Bugün iyi bi'şey yaptım" yazımla...
Haziran ayının ilk günlerinde yaptığım ikinci kan bağışımı ise günümün kötü bi şekilde sonlanması yüzünden anlatmadım. Sorun kan vermekte değil, kan bağışını takiben yeterli sıvı almanız, sıcakta yollarda olmamanız ve stres sinir seviyenizi arttıracak kişi ve etkinliklerde bulunmamanız gerekiyor. Vücudunuzun verdiği uyarıları zamanında farkedip kendinize bi "pit stop" yaptırmanın bilincinde olmalısınız. Yoksa yolda yürürken, merdiven iner çıkarken, metrobüste giderken bayılıp düşebilir, etrafınızdakilerin insaniyetiyle benim gibi hasarsız atlatabilir yada başınıza kötü şeyler gelebilir.
Bu sebeple; kan verin ama ramazanda oruç tutarken değil bence.
Geçenlerde yaptığım kan bağışı sebebiyle kan kırmızı renkte bir fincanla, kan bağışının faydalarını anlatan bir not geldi bana.
Bakın ne faydaları varmış kan bağışının...
- kemik iliğinin yağlanması önlenerek kan yapımı canlı tutulur
- verilen kanın yerine, vücuttan genç hücrelere anında dolaşıma katıldığı için daha dinç ve canlı olur
- kandaki yüksek yağ oranı düşer
- kan bağışı kalp krizi riskini %90 azaltır
- kan bağışının baş ağrısı, stress, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur
- kan bağışçısı kan verdiğinde AIDS, Hepatit B, C taramasından ücretsiz geçirilir
- yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin acilen kana ihtiyacı olan bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtularak hayata dönmesinin size verdiği mutluluk ise ölçüsüzdür.
Pazartesi, Ağustos 01, 2011
Açlık
80'li yıllarda "We are the world"le Afrika'daki açlığın farkına vardığımızın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen bugün hala yaşadığını bir kaç hafta önceki bi haberle farkettim.
Büyüyüp, ayaklarımızın üzerinde durma çabamız sırasında uzaklarda kalmış unutmuştum belki de; dahası teknolojinin alıp başını gittiği, lüksün sıradanlaştığı, gelirle harcamanın ters orantıda uçlara dayandığı tüketim çılgınlığında çok düşünmeyip üstünde gerilere atmıştım.
Dünyada hala açlıkla savaşan milyonlarca insan var...
Bu cümleyi yazmak bile tüylerimi ürpertiyor. Bu bir hastalık değil tedavisi olmayan, bulaşıcı bir salgın değil önüne geçilmeyen...
Bir kap yemek, bir tas çorba tedavisi
Sürdürülebilir olması gerekiyor tabi ki; balık vermekle değil tutmayı öğretmekle çözümlenecek uzun vadeli bir iş tabi ki. Bunun için politikalar, planlar Birleşmiş Milletler düzeyinde yapılıyormuş, ama geçen onca yıla rağmen neden hala var; işte bunu çok merak ediyorum.
Son verilere göre 925 milyon insan açlıkla mücadele ediyor dünyada. 2015 yılında bu sayının 400 milyona indirilmesi hedefleniyormuş. -dilerim olur-
Aşağıdaki grafikte dünyada açlık çeken insan sayısının yıllara göre değişimine göre teknoloji ilerlerken insanlık bayağı bi kan kaybetmiş...
Dünya üzerinde açlıkla savaşan ülkelerin olduğu haritada Türkiye %5'ten az da olsa yerini almış ne yazık ki. Koyu kırmızılar en çok kanayan yerler :(((
Bireysel olarak neler yapabileceğimize baktığımda küçük maddi destekler, internet üzerinden tıklamalarla sponsorların maddi desteğini sağlamak, benim gibi unutanlara hatırlatmak için sosyal medyayı kullanmak...
Ramazan'da Diyanet işlerinin başlattığı her evden bir fitrenin Afrika'ya gönderilmesi kampanyasında 5601'e "Afrika" yazarak göndereceğiniz bir sms'le 5 TL bağış yapabilir 3 sms'le bir iftar bir fitre parasını denkleştirebilirsiniz.
Bunun dışında kalan zamanlarda
http://www.thehungersite.com/ sitesindeki linke her gün tıklayarak sponsorların bir kap yemek vermesine vesile olabilirsiniz.
Diğer yandan Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü (FAO)'nun başlattığı “The 1billionhungry project” dahilinde
Dünyada 1.000.000.000 insan AÇ ve ben buna öfkeliyim sitesindeki bildiriyi imzalayabilir ve bu
oluşuma manevi destek verebilirsiniz.
Büyüyüp, ayaklarımızın üzerinde durma çabamız sırasında uzaklarda kalmış unutmuştum belki de; dahası teknolojinin alıp başını gittiği, lüksün sıradanlaştığı, gelirle harcamanın ters orantıda uçlara dayandığı tüketim çılgınlığında çok düşünmeyip üstünde gerilere atmıştım.
Dünyada hala açlıkla savaşan milyonlarca insan var...
Bu cümleyi yazmak bile tüylerimi ürpertiyor. Bu bir hastalık değil tedavisi olmayan, bulaşıcı bir salgın değil önüne geçilmeyen...
Bir kap yemek, bir tas çorba tedavisi
Sürdürülebilir olması gerekiyor tabi ki; balık vermekle değil tutmayı öğretmekle çözümlenecek uzun vadeli bir iş tabi ki. Bunun için politikalar, planlar Birleşmiş Milletler düzeyinde yapılıyormuş, ama geçen onca yıla rağmen neden hala var; işte bunu çok merak ediyorum.
Son verilere göre 925 milyon insan açlıkla mücadele ediyor dünyada. 2015 yılında bu sayının 400 milyona indirilmesi hedefleniyormuş. -dilerim olur-
Aşağıdaki grafikte dünyada açlık çeken insan sayısının yıllara göre değişimine göre teknoloji ilerlerken insanlık bayağı bi kan kaybetmiş...
Dünya üzerinde açlıkla savaşan ülkelerin olduğu haritada Türkiye %5'ten az da olsa yerini almış ne yazık ki. Koyu kırmızılar en çok kanayan yerler :(((
Bireysel olarak neler yapabileceğimize baktığımda küçük maddi destekler, internet üzerinden tıklamalarla sponsorların maddi desteğini sağlamak, benim gibi unutanlara hatırlatmak için sosyal medyayı kullanmak...
Ramazan'da Diyanet işlerinin başlattığı her evden bir fitrenin Afrika'ya gönderilmesi kampanyasında 5601'e "Afrika" yazarak göndereceğiniz bir sms'le 5 TL bağış yapabilir 3 sms'le bir iftar bir fitre parasını denkleştirebilirsiniz.
Bunun dışında kalan zamanlarda
http://www.thehungersite.com/ sitesindeki linke her gün tıklayarak sponsorların bir kap yemek vermesine vesile olabilirsiniz.
Diğer yandan Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü (FAO)'nun başlattığı “The 1billionhungry project” dahilinde
Dünyada 1.000.000.000 insan AÇ ve ben buna öfkeliyim sitesindeki bildiriyi imzalayabilir ve bu
oluşuma manevi destek verebilirsiniz.
Perşembe, Ekim 28, 2010
Bugün bi mesaj geldi telefonuma
"Sayın Topkara, Türk Kızılay'ına bağışladığınız kan ihtiyaç sahibine iletilmiştir. Bir hayat kurtardığınız için teşekkürler"
Daha kolumun ağrısı geçmeden -öyle çok bi ağrı di'il de elim falan çarptığında ben burdayım diyo, çünkü kan hücrelerinin parçalanmaması için kanı çektikleri iğneden irice, ince bir demir çubuk resmen- yerine gitmiş.
Haber vermeleri de güzel doğrusu :))
"Sayın Topkara, Türk Kızılay'ına bağışladığınız kan ihtiyaç sahibine iletilmiştir. Bir hayat kurtardığınız için teşekkürler"
Daha kolumun ağrısı geçmeden -öyle çok bi ağrı di'il de elim falan çarptığında ben burdayım diyo, çünkü kan hücrelerinin parçalanmaması için kanı çektikleri iğneden irice, ince bir demir çubuk resmen- yerine gitmiş.
Haber vermeleri de güzel doğrusu :))
Perşembe, Şubat 18, 2010
Kırkgöze'ye Yardımın Mutlu Sonu
Ocak ayının son günlerinde Kırkgöze İlköğretim Okulu'nun ihtiyaçlarından bahsetmiş, el birliğiyle ne yapabiliriz diye paylaşmıştım sizlerle.
Yardım eden herkese çok teşekkürler...
Aslında benim teşekkürüm ve yazım biraz zayıf kalıyor. Bir kaç monttan başka bir katkım olamadı ne yazık ki.
Ancak bu işi çekip çeviren, elini taşın altına koyan, ya tamamlayamazsak eksikleri diye uykuları kaçan Yavuz'un kaleminden okumanız daha doğru bence.
-bu arada küçük bi açıklama; Yavuz çok özel biri benim için...
Üstelik böyle konularda gösterdiği hassasiyet ve çabalarıyla gurur duyduğum, kesinlikle daha sık yazmalısın dediğim özel bir insan işte :))) -
Çok sevgili, değerli yüce gönüllü tüm dostlarımız,
Ocak ayının ortalarında, Twitter üzerinden, görev yaptığı okulun yeni yapılan binasındaki eksikler için yardım talep eden, genç bir Türkçe öğretmeninin sesine kulak verdik. Çocuklar hakkında konuşurken, bazı çocukların, zor şartlarda okula gidip geldiğinin farkına varıp, onlar bunu talep etmediği halde, istedik ki yeni birer kışlık montları olsun… Sonra istedik ki, biri yeni bir mont giydiğinde, ötekinin boynu bükük kalmasın. 600 çocuğa 600 kışlık mont hedefledik. Bunun yanında okulun eksiklerini de not ettik.
30 Ocak 2010 tarihine kadar, sizlerden gelen maddi yardımlarla;
600 adet kışlık mont
190 adet kışlık bot
1 koli çorap
1 adet printer
Okuma kitapları,
SBS hazırlık ve test kitapları
Kırtasiye malzemeleri(A4 kağıt, kalem, silgi, defter, yapıştırıcı, v.s…)
Türkiye siyasi, Türkiye fiziki ve dünya haritaları
Tarih atlasları
Seyyar tahtalar
Satranç takımları ve eğitici oyun setleri satın aldık.
Ayrıca Halil Özbekli, atölyesinde kütüphaneleri yaparak hediye etti.
Erdem Abay son anda haberdar olup 1 koli çorabı hediye olarak yetiştirdi.
Topladığımız ve satın alabildigimiz her şeyi iş yerimizde kutulara yerleştirdik.
30 Ocak Cumartesi günü Aras Kargo'ya teslim ettik. Aras Kargo kolilerin tamamını ücretsiz taşıdı. Yerine ulaştırdı.
Sömestir tatili biter bitmez, okuldaki herkes kütüphaneleri kurmaya başladı. Gönderilen kolilerce kitabı kayda geçirip, raflara yerleştirdi.
Montları kutularından çıkarıp istifledi

Ve sizlerin hediyesi olan her şeyi, büyük şehirdekilerle eşit şartlarda okuyamayan miniklere dağıttı.

Bu kadar malzemenin bu kadar kısa zamanda toplanması konusunda yaşadığımız haklı gururu ve mutluluğu sizlerle paylaşıyoruz. Bizden kilometrelerce uzakta çarpan minik kalplerin eğitimi için yapılan bu yardım çabasına katılan herkese minnettarız.
Tüm ihtiyaçların tamamlanması süresince gördük ki; geçirdiğimiz zor günlere rağmen, söz konusu bizden daha zor durumda olan çocuklar olduğunda, herkes üzerine düşen fedakârlığı, hiç düşünmeden yapıyor. Bu fedakârlıkla yola çıkan malzemelerin yerlerine ulaştığını sizlerle paylaşmak istedik.
Kırkgöze İlköğretim Okulu’nun miniklerinin içini ısıtan, yepyeni bir okulda, yepyeni eşya, malzeme ve kıyafetlerle daha bir hevesle okula gidip gelmesini sağlayan, bu yardım çabamıza destek veren tüm yardımsever dostlarımıza teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Bu güzelliği gerçek kılan, destek olan, siz dostlarımıza sonsuz teşekkürlerimizle.
Yavuz Çağlar
Çağrımıza kulak verip, kargo şubelerine, koliler bırakan, adını bilmediğimiz dostlara, kimseyi unutmama gayretimize rağmen adını unuttuklarımıza
Adnan Ata
Ayşe Canan Aşık Mucuk
Baran Berksü
Behice Özpolat
Berna Akal
Çağla Kaytancı
Canan Doğruer
Cem Kayacan
Didem Çelebi
Ersin Özdemir
Esin Kara
Esra Duru
Esra Özden
Eti Ancel
Etiz Ailesi
Fatoş Ulubilge
Gamze Altılar
Garo Simsaryan
Gönül Sü
Halis Sayar
Hande Bozkurt
Hande Tavukçuoğlu
Hüma Bilge
Işık Tok
Işılay Öcal
Kemal Işık
M.Eser Sarı
Mahmut Erdoğan
Mehmet Bayrak
Meryem Numanoğlu
Mustafa Özşen
Müge Cinay
Müzeyyen Sirkeci
Nazan Sü-Özlem Sü
Nuray Çağlar
Oya Babaoğlu
Rehau çalışanları
Salih Çizmecioğlu
Semra Egeli
Seta Doğancı
Sibel Tuğçay-Murat Gürsü
Şima Bilge
Suat Karakaş
Sunay Selçuk
Tülay Çağlar
Tümay Etiz
Ayşe Şahin-Umut Can Gümüşsoy
Yavuz Çağlar
Yavuz Demirel
Yeşim Topkara
YKB Eminönü Ö.B.M çalışanları
Yonca Samlı
Yonca Topkara
Zeynep Ebru Demircan
Ayrıca
Eda Şahan Akalan
Nazan Aşık
Arzu Şekerci
Meryem Numanoğlu
Berna Akal Gürsular
Muhsin Uluhan
Hilmi Kalın
Murat Kayabaş
İdil Öztürk
Demet Cengiz Bilgin
Öznur Tuna
Verdikleri kişisel destekten dolayı sonsuz teşekkürlerimizle.
Yardım eden herkese çok teşekkürler...
Aslında benim teşekkürüm ve yazım biraz zayıf kalıyor. Bir kaç monttan başka bir katkım olamadı ne yazık ki.
Ancak bu işi çekip çeviren, elini taşın altına koyan, ya tamamlayamazsak eksikleri diye uykuları kaçan Yavuz'un kaleminden okumanız daha doğru bence.
-bu arada küçük bi açıklama; Yavuz çok özel biri benim için...
Üstelik böyle konularda gösterdiği hassasiyet ve çabalarıyla gurur duyduğum, kesinlikle daha sık yazmalısın dediğim özel bir insan işte :))) -
Çok sevgili, değerli yüce gönüllü tüm dostlarımız,
Ocak ayının ortalarında, Twitter üzerinden, görev yaptığı okulun yeni yapılan binasındaki eksikler için yardım talep eden, genç bir Türkçe öğretmeninin sesine kulak verdik. Çocuklar hakkında konuşurken, bazı çocukların, zor şartlarda okula gidip geldiğinin farkına varıp, onlar bunu talep etmediği halde, istedik ki yeni birer kışlık montları olsun… Sonra istedik ki, biri yeni bir mont giydiğinde, ötekinin boynu bükük kalmasın. 600 çocuğa 600 kışlık mont hedefledik. Bunun yanında okulun eksiklerini de not ettik.
30 Ocak 2010 tarihine kadar, sizlerden gelen maddi yardımlarla;
600 adet kışlık mont
190 adet kışlık bot
1 koli çorap
1 adet printer
Okuma kitapları,
SBS hazırlık ve test kitapları
Kırtasiye malzemeleri(A4 kağıt, kalem, silgi, defter, yapıştırıcı, v.s…)
Türkiye siyasi, Türkiye fiziki ve dünya haritaları
Tarih atlasları
Seyyar tahtalar
Satranç takımları ve eğitici oyun setleri satın aldık.
Ayrıca Halil Özbekli, atölyesinde kütüphaneleri yaparak hediye etti.
Erdem Abay son anda haberdar olup 1 koli çorabı hediye olarak yetiştirdi.
Topladığımız ve satın alabildigimiz her şeyi iş yerimizde kutulara yerleştirdik.
30 Ocak Cumartesi günü Aras Kargo'ya teslim ettik. Aras Kargo kolilerin tamamını ücretsiz taşıdı. Yerine ulaştırdı.
Sömestir tatili biter bitmez, okuldaki herkes kütüphaneleri kurmaya başladı. Gönderilen kolilerce kitabı kayda geçirip, raflara yerleştirdi.
Montları kutularından çıkarıp istifledi
Ve sizlerin hediyesi olan her şeyi, büyük şehirdekilerle eşit şartlarda okuyamayan miniklere dağıttı.

Bu kadar malzemenin bu kadar kısa zamanda toplanması konusunda yaşadığımız haklı gururu ve mutluluğu sizlerle paylaşıyoruz. Bizden kilometrelerce uzakta çarpan minik kalplerin eğitimi için yapılan bu yardım çabasına katılan herkese minnettarız.
Tüm ihtiyaçların tamamlanması süresince gördük ki; geçirdiğimiz zor günlere rağmen, söz konusu bizden daha zor durumda olan çocuklar olduğunda, herkes üzerine düşen fedakârlığı, hiç düşünmeden yapıyor. Bu fedakârlıkla yola çıkan malzemelerin yerlerine ulaştığını sizlerle paylaşmak istedik.
Kırkgöze İlköğretim Okulu’nun miniklerinin içini ısıtan, yepyeni bir okulda, yepyeni eşya, malzeme ve kıyafetlerle daha bir hevesle okula gidip gelmesini sağlayan, bu yardım çabamıza destek veren tüm yardımsever dostlarımıza teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Bu güzelliği gerçek kılan, destek olan, siz dostlarımıza sonsuz teşekkürlerimizle.
Yavuz Çağlar
Çağrımıza kulak verip, kargo şubelerine, koliler bırakan, adını bilmediğimiz dostlara, kimseyi unutmama gayretimize rağmen adını unuttuklarımıza
Adnan Ata
Ayşe Canan Aşık Mucuk
Baran Berksü
Behice Özpolat
Berna Akal
Çağla Kaytancı
Canan Doğruer
Cem Kayacan
Didem Çelebi
Ersin Özdemir
Esin Kara
Esra Duru
Esra Özden
Eti Ancel
Etiz Ailesi
Fatoş Ulubilge
Gamze Altılar
Garo Simsaryan
Gönül Sü
Halis Sayar
Hande Bozkurt
Hande Tavukçuoğlu
Hüma Bilge
Işık Tok
Işılay Öcal
Kemal Işık
M.Eser Sarı
Mahmut Erdoğan
Mehmet Bayrak
Meryem Numanoğlu
Mustafa Özşen
Müge Cinay
Müzeyyen Sirkeci
Nazan Sü-Özlem Sü
Nuray Çağlar
Oya Babaoğlu
Rehau çalışanları
Salih Çizmecioğlu
Semra Egeli
Seta Doğancı
Sibel Tuğçay-Murat Gürsü
Şima Bilge
Suat Karakaş
Sunay Selçuk
Tülay Çağlar
Tümay Etiz
Ayşe Şahin-Umut Can Gümüşsoy
Yavuz Çağlar
Yavuz Demirel
Yeşim Topkara
YKB Eminönü Ö.B.M çalışanları
Yonca Samlı
Yonca Topkara
Zeynep Ebru Demircan
Ayrıca
Eda Şahan Akalan
Nazan Aşık
Arzu Şekerci
Meryem Numanoğlu
Berna Akal Gürsular
Muhsin Uluhan
Hilmi Kalın
Murat Kayabaş
İdil Öztürk
Demet Cengiz Bilgin
Öznur Tuna
Verdikleri kişisel destekten dolayı sonsuz teşekkürlerimizle.
Salı, Ocak 26, 2010
Kırkgöze İlköğretim Okulu
Muş Bulanık ilçesi Kırkgöze İlköğretim okulu öğrencilerinin ihtiyaçları için son haftaya girdik.
Ancak hala 350 çocuğun montu eksik :((((
Yardım etmek isteyen yok mu?????
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2010/01/yardmmza-ihtiyac-olanlar-var.html
Ancak hala 350 çocuğun montu eksik :((((
Yardım etmek isteyen yok mu?????
http://dortyaprakliyonca.blogspot.com/2010/01/yardmmza-ihtiyac-olanlar-var.html
Çarşamba, Ocak 20, 2010
Yardımımıza İhtiyacı Olanlar Var!
Belli başlı, büyük dernekler dışında kişisel yardım kampanyalarını takdirle karşılasam da genelde temkinli yaklaşırım. Ancak bu sefer ki başka.
Şüpheyle yaklaşırsanız da, anlarım sizi...
Hikayeyi yardıma ihtiyacı olan okulun öğretmeniyle görüşen, Nuray ablanın kaleminden okuyun...
"Daha önceki mailimde size Twitter dan ve bu site de yeni yapılan okulları için ihtiyaç listesini toparlamaya çalışan Türkçe öğretmeni karo555 den bahsetmiştim.
Muş , İstanbul'a aşağı yukarı 1340 km, Bulanık da Muş a 140 km, Kırkgöze de Bulanık'a 20 km mesafede bir köy. Bu arada ben okulda yeni göreve başlayan Fatma Öğretmenle de msn ve twitter aracılığı ile konuşmaya başladım.O bir İngilizce öğrtemeni .Yeni mezun. İzmirli. Daha 3 haftalık öğretmen.Kırkgöze ilk görev yeri. Okuldaki tek İngilizce öğretmeni.
Okul 600 öğrencisi olan bir ilköğretim okulu. Aslında resmi rakkam 700 . Ama çocuklardan İstanbula çalışmaya giden, evlenen, çalışmak zorunda olanlar varmış. Kızlarını okula göndertmeyen aile yok diyor karo555.
Bulanık 'da esnafı kepenk kapatmaya zorlayan şu malum örgüte karşın, kapatmayacağım diye direnen Mardinli dükkan sahibinin keleşle , yağmaya gelenleri taradığını okumuşsunuz dur gazetelerden. Sordum , malum örgütün baskısı varmı diye ... Yokmuş.
Her dersde, en az 15 dk . Aziz Nesin'lerden, Sait Faik'lerden bahsediyorum ben çocuklara dedi karo555. İçim ısındı çocuklar emin ellerdeler diye...
600 çocuğun 200 ü ortaöğretim 400 ü anaokulu ve ilköğretim öğrencisi.
Fatma öğretmen o 200 çocugun İngilizce derslerine tek başına yetişmeye çalışan gencecik bir öğretmen. Çok yoruluyorum. Hepsine yetişmeye çalışıyorum ama bazen yetişemiyorum. Yine de işimi çok seviyorum dedi.
Keşke yardım edebilsem sana ...
Benimde formasyonum var. Ama ben turistlere bu ülkeyi anlatmayı seçtim."Öğrencilerin hepsi köy çocukları...Öyle zor durumda olanlar var ki... Sırtında hırka, ayakda lastikle geliyorlar"diye anlattılar... Onlar istemediği halde, şeytan dürttü beni.
Bende uydum o şeytana...
E onların birer tane yeni montu, bir çift de kışlık botu olsun dedim. Bir de dedim ki, benim meslekdaşlarım, sizin gibi insanlara ellerinden geleni yaparlar ...
Ve sizlere önceki mailimi attım. Kendilerine minnettar olduğum 4 rehber arkadaşım bana geri döndü. Bizde bir şeyler yapmak isteriz diye. Hala bir umut bekliyorum. Bir kere daha şansımı denemek istedim. Çünkü inanmak istemiyorum sadece 5 kişi olduğumuza.
İbadetin de , kabahatinde gizli kalması gerektiğine inananlardanım. Ama bazen şartlar zorluyor insanları harekete geçirmek için. Aşagıda linklerini vereceğim yazılardaki listenin, çanta hariç, hepsini temin ettim bu sabah itibarıyle. Sizlere bu maili yazarken de 600 çocukdan 90 tanesine yeni mont alabildim. Akşama kadar geri kalan miniklerinde birer montu olacak diye umuyorum. Tabi bunları tek başıma yapmıyorum. Ben sadece köprüyüm. Bu sabaha kadar acaba hepsini temin edebilecekmiyim diye geçiriyordum aklımdan.
Ama "Ben şunu alıyorum.. Kaldırın listeden" diyen insanlar aramaya başladıkca, içim yeniden kıpır kıpır oldu benim. Şimdi bir kere daha soruyorum. Varmı içinizde, bende o miniklere bir şey yapmak istiyorum diyen.
http://docs.google.com/View?id=df49thmf_88cr6wrmd4
http://kirkgozegitimdestek.blogspot.com/
P.S. Bu arada karo555 , bu sabah, Bulanık Kaymakamından, yapılan yardım toplama çalışmaları bilgimiz dahilindedir diye resmi bir yazı oldı. PTT kargo ya başvuracaklar malzemeyi ücretsiz taşıması için. Aras kargo, 15 Ocak da biten ücretsiz taşıma desteğini, Ocak ayı sonuna kadar uzattı.
Kucak dolusu sevgiler hepinize"
Bizler şimdi her çocuğa bir mont gönderebilmenin telaşındayız.
Bir montun fiyatı 22,50 TL
Hande ve ben 5'er mont bizden dedik, sonra da haber saldık sağa sola.
Ama 600 çocuğa, 126 mont alabildik henüz.
Daha çok yardıma ihtiyacımız var, ihtiyacı olanlara destek olabilmek için.
Siz de yardım etmek isterseniz eğer, yoncatopkara@gmail.com 'a mail atın bana
Şüpheyle yaklaşırsanız da, anlarım sizi...
Hikayeyi yardıma ihtiyacı olan okulun öğretmeniyle görüşen, Nuray ablanın kaleminden okuyun...
"Daha önceki mailimde size Twitter dan ve bu site de yeni yapılan okulları için ihtiyaç listesini toparlamaya çalışan Türkçe öğretmeni karo555 den bahsetmiştim.
Muş , İstanbul'a aşağı yukarı 1340 km, Bulanık da Muş a 140 km, Kırkgöze de Bulanık'a 20 km mesafede bir köy. Bu arada ben okulda yeni göreve başlayan Fatma Öğretmenle de msn ve twitter aracılığı ile konuşmaya başladım.O bir İngilizce öğrtemeni .Yeni mezun. İzmirli. Daha 3 haftalık öğretmen.Kırkgöze ilk görev yeri. Okuldaki tek İngilizce öğretmeni.
Okul 600 öğrencisi olan bir ilköğretim okulu. Aslında resmi rakkam 700 . Ama çocuklardan İstanbula çalışmaya giden, evlenen, çalışmak zorunda olanlar varmış. Kızlarını okula göndertmeyen aile yok diyor karo555.
Bulanık 'da esnafı kepenk kapatmaya zorlayan şu malum örgüte karşın, kapatmayacağım diye direnen Mardinli dükkan sahibinin keleşle , yağmaya gelenleri taradığını okumuşsunuz dur gazetelerden. Sordum , malum örgütün baskısı varmı diye ... Yokmuş.
Her dersde, en az 15 dk . Aziz Nesin'lerden, Sait Faik'lerden bahsediyorum ben çocuklara dedi karo555. İçim ısındı çocuklar emin ellerdeler diye...
600 çocuğun 200 ü ortaöğretim 400 ü anaokulu ve ilköğretim öğrencisi.
Fatma öğretmen o 200 çocugun İngilizce derslerine tek başına yetişmeye çalışan gencecik bir öğretmen. Çok yoruluyorum. Hepsine yetişmeye çalışıyorum ama bazen yetişemiyorum. Yine de işimi çok seviyorum dedi.
Keşke yardım edebilsem sana ...
Benimde formasyonum var. Ama ben turistlere bu ülkeyi anlatmayı seçtim."Öğrencilerin hepsi köy çocukları...Öyle zor durumda olanlar var ki... Sırtında hırka, ayakda lastikle geliyorlar"diye anlattılar... Onlar istemediği halde, şeytan dürttü beni.
Bende uydum o şeytana...
E onların birer tane yeni montu, bir çift de kışlık botu olsun dedim. Bir de dedim ki, benim meslekdaşlarım, sizin gibi insanlara ellerinden geleni yaparlar ...
Ve sizlere önceki mailimi attım. Kendilerine minnettar olduğum 4 rehber arkadaşım bana geri döndü. Bizde bir şeyler yapmak isteriz diye. Hala bir umut bekliyorum. Bir kere daha şansımı denemek istedim. Çünkü inanmak istemiyorum sadece 5 kişi olduğumuza.
İbadetin de , kabahatinde gizli kalması gerektiğine inananlardanım. Ama bazen şartlar zorluyor insanları harekete geçirmek için. Aşagıda linklerini vereceğim yazılardaki listenin, çanta hariç, hepsini temin ettim bu sabah itibarıyle. Sizlere bu maili yazarken de 600 çocukdan 90 tanesine yeni mont alabildim. Akşama kadar geri kalan miniklerinde birer montu olacak diye umuyorum. Tabi bunları tek başıma yapmıyorum. Ben sadece köprüyüm. Bu sabaha kadar acaba hepsini temin edebilecekmiyim diye geçiriyordum aklımdan.
Ama "Ben şunu alıyorum.. Kaldırın listeden" diyen insanlar aramaya başladıkca, içim yeniden kıpır kıpır oldu benim. Şimdi bir kere daha soruyorum. Varmı içinizde, bende o miniklere bir şey yapmak istiyorum diyen.
http://docs.google.com/View?id=df49thmf_88cr6wrmd4
http://kirkgozegitimdestek.blogspot.com/
P.S. Bu arada karo555 , bu sabah, Bulanık Kaymakamından, yapılan yardım toplama çalışmaları bilgimiz dahilindedir diye resmi bir yazı oldı. PTT kargo ya başvuracaklar malzemeyi ücretsiz taşıması için. Aras kargo, 15 Ocak da biten ücretsiz taşıma desteğini, Ocak ayı sonuna kadar uzattı.
Kucak dolusu sevgiler hepinize"
Bizler şimdi her çocuğa bir mont gönderebilmenin telaşındayız.
Bir montun fiyatı 22,50 TL
Hande ve ben 5'er mont bizden dedik, sonra da haber saldık sağa sola.
Ama 600 çocuğa, 126 mont alabildik henüz.
Daha çok yardıma ihtiyacımız var, ihtiyacı olanlara destek olabilmek için.
Siz de yardım etmek isterseniz eğer, yoncatopkara@gmail.com 'a mail atın bana
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



