Salı, Aralık 06, 2011
Mavi Pansiyon
Özlem Tekin'in cesur sevişme sahneleri var diye konuşulanlar Özlem Tekin'in de dediği gibi yatakta öpüşme sahnesinden fazlası di'il,
Sürekli bi fon müziğinin olduğu, sık sık piyano resitali dinlediğiniz, arada bi tangoların çalındığı, Bodrum, deniz, güneş, kumsal görüntülerini filmin sonuna kadar dayanmanızı sağlıyor bana göre.
Geçiş sahnelerinde tüm perde kararınca bitti mi, koptu mu, ara mı derken bir sonraki sahnenin başlaması, yan karakterlerin filmin süresini uzatmak için yapılan numaralarmış gibi geldi bana.
Bi de piyano mevzuu var ki, bu daha önce başka bi dizide de dikkatimi çekmiş ama yazmaya fırsat bulamamıştım.
Piyano öyle akordion gibi, gitar gibi hadi bilemedin org gibi al kolunun altına götür istediğin yere bi enstrüman di'ildir. Taşınması zahmetli, profesyonelce yapılması gereken hassas bi iştir.
Gönülçelen dizisinde piyano evdeki kimse tarfından farkedilmeden bi çırpıda evin çatı katından taşınmış, sonra bi kahvede bi sokak ortasında gezen bayağı bi sokak kızı İrma halindeydi.
Bu filmde de piyanist bir kız olduğu için başrolde, her akşam bi piyano resitali vardı.
Mavi Pansiyon'da, yakındaki barda ve kumsalda...
Sanırım bu Gönülçelen'deki piyano olsa gerek öyle duvara dayanan falan di'il bildiğin göbekli piyano -piyano çalanlardan özür diliyorum, yanlış bi tabir kullanmak istemem ama kuyruklu bunun daha uzun olanı diye düşünüyorum-
Sanırsın Bodrum Gümüşlük di'il, Viyana'nın sayfiyesindeyiz.
Her evde her yerde piyano var hatta kumsalda...
Son bi takıldığım şey var ki,
Sanırım yaz sonunda çekilmiş film ağaçlar yeşilini kaybetmiş, begonviller rengini gitsem mi kalsam mı der gibi, kuru yapraklar sağa sola sürükleniyor...
Ama filmde Bahar'ın bu yaz Avrupa turnesi vardı iptal etti derken, Bahar'ın eski sevgilisi de sen Avrupa turnesinde di'il miydin diyor. Demek ki zaman onlara göre yaz.
Hatta Bahar'ın arkadaşı Esra liseden mezun olduğu günü anıyor, o gün bugündü diyerek. Mezuniyetler olsa olsa Haziran'da olacağına göre...
Neyse;
Benim anlamsız bulduğum bazı şeylerin aslında sinema dilinde bilimsel bir karşılığı olduğunu aşağıdaki linkten okuyabilir; benim bilgisizliğim yüzünden filmi bi kalemde silip atmamanız ve kendi kararınızı vermeniz için sizi özgür bırakıyorum.
http://www.haberturk.com/haber/haber/693308-mavi-pansiyon
Çarşamba, Temmuz 21, 2010
Zamane Kahvesi
Uzun zamandır merak ettiğim Zamane Kahvesi'ni benim gibi keşfetmeyi seven arkadaşlarımla tecrübe ettik, Açıkhava'daki konser öncesi.Zamane Kahvesi Pelit Pastaneleri'nin bir kuruluşu aslında ama şimdiye kadar pek bir yerlerde bahsedildiğini görmedim. Pelit'in ününden faydalanmak yerine kendi adıyla var olma çabasını takdir ediyor 10 tam puan veriyorum.
Dekorasyon oldukça renkli ve eğlenceli olmasının yanısıra eski zamanlara aitmiş hissi uyandırmasıyla mekanı daha bir şirin yapıyor bana göre.
Pelit demişken, pastaların başka bir yerden olması düşünülemez :)) hepsi harika
üstelik sadece pasta değil karnınızı doyurabileceğiniz salata, sandviç, dürüm tarzı şeyler de var. Sunum, servis ve tabaklarına da şöyle yükseklerden puan verelim :)))
Konsere gelince...
Her sene aynı şeyleri yazıyorum gibi geliyor. Candan bildik Candan, şarkıların çoğu eskilerden, Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar'da sahne karartılıp ışıklar gezdiriliyor tepelerde, Trakya ezgileri vur patlasın çal oynasın.
Genelde "Olmaz"şarkısı her konserde benim en duygusal yanım olurdu. Bu sene değiştirdim şarkıyı; bağıra çağıra "Meğer"i söyledik oynadık.
"ben ne çok hata yapmışım meğer
seni yokken var saymışım meğer
yollar gitmiş ben kalmışım meğer
aşkım deyim hapsolmuşum meğer
bir ömür sürer sanmışım meğer
ben boşa kürek çekmişim meğer
vakit kaybıydı diyemem amma
senden çoktan vazgeçmişim meğer
olsun varsın pişman değilim
biraz üzüldüm hepsi bu"
Evet diğer Candan konserlerinden farkı benim için bağıra çağıra şarkı söylemem ve biraz fazlaca oynamamdı diyebilirim.
Daha mı çok eğlendim ne???
Yalnız bu arada kendime ait bi şeyi farkettim, eğlendiğim ve dans ettiğim geceler eve döndüğümde enerjim üst seviyelerde oluyor.
Yazımın yayın saatinden de anlaşılacağı üzere saat 03:00 suları ve ben henüz yatmadım. Üstelik bir de bol rakamlı bir rapor üzerinde çalıştım :)))
Sanırım bundan sonra daha sık dans edicem, bekle beni İstanbul geceleri :))))))))
Pazar, Ağustos 31, 2008
Ritmi Yakala
Yaz geldi, hafta sonları tatilleri başlar derken dizimdeki menisküs yırtığına bağlanıp biraz hafiften geçirdim günleri. Dizlik çıktı tatile gittim geldim. Bir hafta sonra dizim daha şiddetli geri döndü. Artık merdivenleri iki ayağımı yan yana basıp inip çıkabiliyorum :( Sanırım artroskopi kaçınılmaz oldu. Yeter ki iyi oluyim ne yapılacağı önemli değil. Yoksa bu hayat çekilmez. Mecburen kesin çözüme kadar dizlik kullanmaya devam.
Bu haftasonu, dizliğe rağmen yapabileceğim ne varsa yaptım. Dans ettim :) Dizime ağırlık vermeden ama.
Şirketimizin toplantısı vardı Durusu'da. Toplantı, akşam yemeği, parti ve pazar sabahı ritim atölyesi çok güzeldi. Çalışma sonunda kullandığımız aletler de bizim oldu. Benim egg shaker'ım ve marakasım var artık :) bazılarının da darbuka ve zilleri. İyi bir organizasyondu çok keyifli geçti.
Yani Terkos Gölü'nden son haberler, cumartesi akşamı sıkı yağış aldı :)
