Yan yana gelen iki kişiden birinin diğerine "Doğruyu söyle AKP'ye ben oy vermediğime göre sen verdin" geyiğinden
Her dizide iki kadından birinin hamile olmasından, -bazen her ikisinin de-
Kan revan içinde geçirilen kanamalara rağmen sonlanamayan dizi gebeliklerden
Hadi bu sefer, inşallah deyip günü geldiğinde yine hiç bir şey olmamasından
Yazın yaz, kışın kış, baharın bahar olmamasından
İşin dostların arasında kara kedi olmasından
Kendimden,
Değiştiremediklerimden,
Vazgeçemediklerimden,
Ve daha bi sürü şeyden
S-I-K-I-L-D-I-M
Değiştirmek yerine bir şeyleri, oturup koltuğa "kes, bir kez daha kes" diyor kadın
sıkıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıkıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Haziran 20, 2011
Pazartesi, Mart 07, 2011
Eğitim Günlüğü 3. Oturum
Hadi hayırlısı, bugün de başladık güne eğitilmeye...
Kaaaaar, kaaaaar nerdesin?
İnadına inadına güneş sırıtıyor...
"Katılımcıların adını ezberleyin, hatırlayamıyorsunuz siz deyin. Önüne gelip ismini okuyup söylemeyin"
Hiç te bi kere, ben bir kaç cümle sonra kiminle konuşacağımı planlayarak öncesinde adına bakıyorum, sonra konuşurken sanki biliyormuş gibi adıyla edebiliyorum. Çok mu zor bunu yapmak???
Yetişkin eğitiminin temel prensiplerinden "çeşitlilik" maddesindeyiz.
"Yetişkinler çabuk sıkıldıkları için çeşitliliğe ihtiyaç duyarlar"
Hah tam durumumuz :))
Diyor ki; "eğitimci bunun farkında olacak yetişkin gider gelir"
Ama biz hiç gelemiyoruz hep gidikiz :))))
Kaaaar, kaaaar !!!
Güneş gitti bulutlar var, hava biraz daha kapattı...
Madde 6; deneyim
"yetişkinler bilgi ve beceri birikimlerini sosyal ortamlarda paylaşmak ister"
Heyoooo :))) kar başladı :))))
Hem de tipi :)))
Durdu, sadece 3-5 dakika sürdü :(((
"Önemli olan sizin ne anlatmak istediğiniz değil, karşınızdakinin ne anladığıdır". (syf.20)
Eee ben bunu daha ilk gün ilk dakikalarda söylemiştim.
Yani anlayın artık ne kadar önde olduğumu.
Starbucks'a yeni logo çalışıyorum :)))
Kaaaaar, kaaaaar nerdesin?
İnadına inadına güneş sırıtıyor...
"Katılımcıların adını ezberleyin, hatırlayamıyorsunuz siz deyin. Önüne gelip ismini okuyup söylemeyin"
Hiç te bi kere, ben bir kaç cümle sonra kiminle konuşacağımı planlayarak öncesinde adına bakıyorum, sonra konuşurken sanki biliyormuş gibi adıyla edebiliyorum. Çok mu zor bunu yapmak???
Yetişkin eğitiminin temel prensiplerinden "çeşitlilik" maddesindeyiz.
"Yetişkinler çabuk sıkıldıkları için çeşitliliğe ihtiyaç duyarlar"
Hah tam durumumuz :))
Diyor ki; "eğitimci bunun farkında olacak yetişkin gider gelir"
Ama biz hiç gelemiyoruz hep gidikiz :))))
Kaaaar, kaaaar !!!
Güneş gitti bulutlar var, hava biraz daha kapattı...
Madde 6; deneyim
"yetişkinler bilgi ve beceri birikimlerini sosyal ortamlarda paylaşmak ister"
Heyoooo :))) kar başladı :))))
Hem de tipi :)))
Durdu, sadece 3-5 dakika sürdü :(((
"Önemli olan sizin ne anlatmak istediğiniz değil, karşınızdakinin ne anladığıdır". (syf.20)
Eee ben bunu daha ilk gün ilk dakikalarda söylemiştim.
Yani anlayın artık ne kadar önde olduğumu.
Starbucks'a yeni logo çalışıyorum :)))
Pazar, Mart 06, 2011
Eğitim Günlüğü 2. Oturum
Uykudan önce dinle dinle dur...
Konumuz görsel, işitsel, dokunsal algı türleri ama gel gör ki beden diline göre fiziki sınıf mevcudu 12, ruh mevcudu 2'yi geçmez.
Katılımcılardan biri sorar,
- bir dokunsal nasıl dokunsal olur, doğuştan mıdır, sonradan mı?
yok canım sırayla
Benim oda arkadaşım sandalyesiyle bir ileri bir geri kısa alanda kendini gezdiriyor :))
Ben blogum için yazı hazırlığında notlar alıyorum :)))
Hoca diyor ki "arada sırada bir durun"
Beynimde sık sık radyoda duyduğum bir şarkı çalıyor "sen arada sırada"
Hadi bakalım oyun zamanı
çek bakalım torbadan kaçıncı sırada çıkıcan ortaya
he he :)) 11
sonra başka bir torbadan konuşma konusu seç, 3 dakika düşün 3 dakika anlat
Konumuz görsel, işitsel, dokunsal algı türleri ama gel gör ki beden diline göre fiziki sınıf mevcudu 12, ruh mevcudu 2'yi geçmez.
Katılımcılardan biri sorar,
- bir dokunsal nasıl dokunsal olur, doğuştan mıdır, sonradan mı?
yok canım sırayla
Benim oda arkadaşım sandalyesiyle bir ileri bir geri kısa alanda kendini gezdiriyor :))
Ben blogum için yazı hazırlığında notlar alıyorum :)))
Hoca diyor ki "arada sırada bir durun"
Beynimde sık sık radyoda duyduğum bir şarkı çalıyor "sen arada sırada"
Hadi bakalım oyun zamanı
çek bakalım torbadan kaçıncı sırada çıkıcan ortaya
he he :)) 11
sonra başka bir torbadan konuşma konusu seç, 3 dakika düşün 3 dakika anlat
Eğitim Günlüğü 1. Oturum
Ne kadar anlatırsan anlat, karşındakinin anladığı kadardır her şey...
Öğretmek için yaya yaya anlatılması benim öğrenme şeklim di'il. Az zamanda çok şey öğrenmek, anlamak istediğim...
O kadar gereksiz şeyler anlatıyor ki, ben beynimde başka şeylerle meşgul olurken konuşan sesi tekrar dinlemeye başladığımda arada hiç bir şey kaçırmamış oluyorum.
Kendime oyalanacak bir şeyler buluyorum. Hepi topu 12 kişiyiz sınıftaonları inceliyorum, hikayeler yazıyorum :))
Yazılımcı bir arkadaş var yamacımda ama deri kılıfı içindeki kalemleri, -ki biri Mont Blanc-
hmmm yazmaya özenli, oysa bilgisayarlarla fazla haşır neşir olanlar el yazısına biraz uzaktırlar hatta yazmayı sevmezler. Demek sanatsal bir yönü de var :)) Hocanın anlattıklarından yazacak pek bir malzeme olmasa da önündeki bloknota sürekli bir şeyler yazması beni de kışkırttı...
Ders notu tuttuğum sanılsa da, ben bloguma yazı hazırlıyorum aslında :))))
Eğitime tek gelenlerle, arkadaşıyla gelenler çok kolay farkediliyor. Arkadaş olanlar yan yana, tek olanlarsa her iki yanlarında birer boşluk bırakarak oturmuşlar.
Yani
3 tane 2 kişilik,
1 tane 3 kişilik,
3 tane de tek kişi şeklinde bir oturma düzenimiz var.
Pazar, pazar toplanınca buraya, o anlatıyo biz dinliyoruz. Sorduğu her şeye "he, he" anlamında kafa sallayınca
- nasıl, kuzu gibi eğitimcilersiniz, hiç itiraz etmiyosunuz? diyor.
E anacım anlattığın şey genel kabul görmüş literatür tanımı maddeler neyi tartışcaz???
diyemiyo tabi insan, terbiyeli kuzu eğitmen eğitilen olunca :)))))
Öğretmek için yaya yaya anlatılması benim öğrenme şeklim di'il. Az zamanda çok şey öğrenmek, anlamak istediğim...
O kadar gereksiz şeyler anlatıyor ki, ben beynimde başka şeylerle meşgul olurken konuşan sesi tekrar dinlemeye başladığımda arada hiç bir şey kaçırmamış oluyorum.
Kendime oyalanacak bir şeyler buluyorum. Hepi topu 12 kişiyiz sınıftaonları inceliyorum, hikayeler yazıyorum :))
Yazılımcı bir arkadaş var yamacımda ama deri kılıfı içindeki kalemleri, -ki biri Mont Blanc-
hmmm yazmaya özenli, oysa bilgisayarlarla fazla haşır neşir olanlar el yazısına biraz uzaktırlar hatta yazmayı sevmezler. Demek sanatsal bir yönü de var :)) Hocanın anlattıklarından yazacak pek bir malzeme olmasa da önündeki bloknota sürekli bir şeyler yazması beni de kışkırttı...
Ders notu tuttuğum sanılsa da, ben bloguma yazı hazırlıyorum aslında :))))
Eğitime tek gelenlerle, arkadaşıyla gelenler çok kolay farkediliyor. Arkadaş olanlar yan yana, tek olanlarsa her iki yanlarında birer boşluk bırakarak oturmuşlar.
Yani
3 tane 2 kişilik,
1 tane 3 kişilik,
3 tane de tek kişi şeklinde bir oturma düzenimiz var.
Pazar, pazar toplanınca buraya, o anlatıyo biz dinliyoruz. Sorduğu her şeye "he, he" anlamında kafa sallayınca
- nasıl, kuzu gibi eğitimcilersiniz, hiç itiraz etmiyosunuz? diyor.
E anacım anlattığın şey genel kabul görmüş literatür tanımı maddeler neyi tartışcaz???
diyemiyo tabi insan, terbiyeli kuzu eğitmen eğitilen olunca :)))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

