dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Şubat 26, 2016

12. Gece

Uzun bir arada sonra nihayet tiyatro...

Sheakspeare'in 12. Gece...

Bennu Yıldırımlar'ın oynadığı diye biliyordum ama o kadar çok tanıdık oyuncu vardı ki...

Hepsi birbirinden başarılı, mükemmel...

Aslında hepsini tanımamızın nedeni diziler...

Oyunda bir an olsun gözlerimi alamadığım oyuncu Özge Özder'di...

Müzikler, dekor değişimindeki akıcılık ve teknoloji tek perdelik 2 saatlik oyunun nasıl bir çırpıda bittiğini anlamadığınız, ruhunuzda keyfinin kaldığı harika bir performans...

Bir kadınla erkeğin birleşmesi bir tiyatro oyununda nasıl bu kadar gerçekçi gösterilir inanamazsınız :))

Kesinlikle gidilmesi gereken bir oyun...

Evet insan en önde oturup sahneyle bu kadar iç içe olunca zamane hastalığı  "aah bi fotoğraf çeksem" arzusuna kapılsa da; sanata ve sanatçıya saygımdan bırak sessize almayı kapattığım telefonumu alkışta bile açmadım.

Oysa o koltuktan ne harika fotoğraflar çekerdim :(((

Özge Özder'i şimdi burda kelimelerle anlatmak yerine rengarenk kostümü ve iddialı makyajıyla göstermek isterdim.

N'apalım biz de google'ın nimetlerinden yararlanırız...

Fotoğraflara da bakın ama mutlaka gidin...


http://www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/Oyun.aspx?oyunid=470





Pazartesi, Haziran 20, 2011

Keeees!!!

Yan yana gelen iki kişiden birinin diğerine "Doğruyu söyle AKP'ye ben oy vermediğime göre sen verdin" geyiğinden

Her dizide iki kadından birinin hamile olmasından, -bazen her ikisinin de-

Kan revan içinde geçirilen kanamalara rağmen sonlanamayan dizi gebeliklerden

Hadi bu sefer, inşallah deyip günü geldiğinde yine hiç bir şey olmamasından

Yazın yaz, kışın kış, baharın bahar olmamasından

İşin dostların arasında kara kedi olmasından

Kendimden,

Değiştiremediklerimden,

Vazgeçemediklerimden,

Ve daha bi sürü şeyden

S-I-K-I-L-D-I-M


Değiştirmek yerine bir şeyleri, oturup koltuğa "kes, bir kez daha kes" diyor kadın

Cuma, Ekim 22, 2010

Tahta Kılıç


Kılıçlar çekilir kimi zaman, kıyasıya bir mücadele başlar.

Bilgisayar icat edilmeden, çocuklar sokaklarda büyürken plastik kılıçlar yerine iki tahta parçasından yapılan kılıçlarla oynarlardı.

Kızlar pek heves etmesede o yaşlarda bu oyuna, büyüdükçe zevk alır olduk

Tahtadan kılıçlarımızı çekip birbirimize sallıyoruz, kimsenin canı yanmıyor bolca kahkaha.

Bir biri bastırıyor diğerini, bir diğeri

Sakin, huzurlu, sorun çıkartmayan, bir dediğimizi iki etmeyen evcilik oyununda "ne dersek O'sun"  dediğimiz erkekler olsun hayatımızda istiyoruz.

Arada bir de çekip tahta kılıcını "hadi gelsene, hadi gelsene" diye bizi kışkırtan yaramaz çocuklar çıkıveriyor ortaya.

Seviyorsan oyunu, sen de çekip tahta kılıcını, tak tuk sesleri arasında birbirini alt etmeye çalışırken bir de bakmışsın tahta kılıçla esir almış biri diğerini bir ömür boyu :)))

Biraz karmaşık bir giriş oldu sanırım, anlatmak istediklerime


Hikayenin aslı şu...

Türkan dizisini takip ediyorum Kanal D'de; Türkan'la Orhan Hoca'nın düelloları aklıma getirdi bunları, sonra yakın zamanda benim yaşadıklarım...

Heyecan, macera, ukalalık, iddialaşma, inatlaşma, sevgi, aşk, çekim yasası, zıt kutuplar, imkansızlıklar,