Yeni yılın ilk günü bitmek üzere...
Sayfalarını karıştırdığım uzun zamandır elime almadığım "Stresli insanlar için günlük yaşama uygun meditasyonlar"
Aradığım bazı yoga hareketleriydi, kitabın sonundan başladım karıştırmaya...
Son zamanlarda böyle bi okuma şeklim var, okumaya başından başlayamıyorum. Sondan ortadan bi paragraf, sonra başka bi yerden; böyle parça parça okuya okuya tamamına eriyorum...
Kitabımıza geri dönersek;
Konu: Düğümleri çözmek, içte sükunete kavuşmak için aktif meditasyonlar
Ayaküstü karıştırmaktan kitabı, masanın başına geçip kalemi kağıdı elime almamı söyledi bana çünkü
"merkezleme oyunu"
- teknik yalnızca sevdiğin şeyi yapmaktır. Sevmediğin şeyi yaptığında merkezinden koparsın
- zevk almadığını farkettin bırak, her ne yapıyorsan - yolda yürüyorsun, zevk almadığını farkettin
DUR!!!
Bir süre deli olduğunu düşünebilir etrafındakiler ama sen neler kaçırdığını anladığında oyuna devam edeceksin
Hiç zevk almadığımız binlerce şey yapıyoruz, öyle öğretildiği için sadece görevleri yerine getirmek için...
Karşılaştığın herkesle el sıkışıyorsun, soğuk, anlamsız, samimiyetsiz. Ölü eller sıkışıyor öyle olmak zorunda olduğu için...
Mesela ben bazen gazete okurken sıkılıyorum sadece bitirmiş olmak için hızlıca sayfalara göz atıyorum, bir iki başlık okuyorum. Son sayfayı çeviriyorum. Tamam bitti diyorum. Görev tamam. Ne zorunluluğum var halbuki, kapat orta yerinde kalk git.
Yooook bitirmiş olmak için bitirmek...
ZEVK ALDIĞIN ŞEYİ YAP, YOKSA DUR!!!
Biriyle konuşuyorsan cümlenin ortasına gelmişsen bile orda dur, zevk almıyorsan durmak zorunda di'ilsin.
Diğer önerilerden bir kaçı şöyle...
- Koşmak, yürümek, yüzmek
Bu eylemler sırasında tesadüf eseri yok olduğu ve sadece saf farkındalığın kaldığı bir hal yaşar. Yaşadıkları andan zevk almalarının yaptıkları eylemle alakalı olduğunu sanırlar. Koşucular meditasyona herhangi bir insandan daha kolay yaklaşırlar.
Ancak asla eylemin otomatikleşmesine izin verme, uzmanlaşma, amatör kal!
Yonca Tokbaş'ı daha iyi anlıyorum şimdi, her koşu meditasyon ona
- Arınma
Bedenle yapılan her şey zihni etkiler. Vücudunla öfke tepkisi verdiğinde ellerini yumruk yapıp, kaşlarını çatıp, hızlı hızlı nefes alıp verdiğinde zihnin de aynı tepkiyi verip saldırgan bir düşünceye bürünecektir.
Bedensel değişim zihni değiştirir...
Üzüntülüysen, kızgınsan koşmaya başla, derin nefes al, rüzgarı güneşi hisset, evin etrafını 7 kez dolaştıktan sonra dur ve hala zihninin aynı olup olmadığına bak.
Bedensel değişim zihni değiştirir...
Yoga duruşlarının hepsi zihni belli bir kalıba sokmaya zorlar, bastırır.
Onun yerine hareket et, şarkı söyle, koş, yürü, yüz, yastığı yumrukla, topa vur, bağır
Sadece vurma hareketiyle bile zihin öfkesini boşaltmaya başlar, zihin akar...
Arınmaya başla ki, sessizliği seçerek bastırdığın öfkende biriktirdiklerin aksın...
-Cabbarca
En komik en anlamsızı belki de...
Hiç olmayan bir dilde anlamsız kelimelerle anlat derdini, hızlıca seri bir şekilde boşalt içini
Çocukluğumuzda Cenk Koray’ın sunduğu Tele Pazar’daki çizgi adam vardı; abara gandi diye başlayan anlamsız bir dilde zaman zaman halinden dolu dolu küfür ettiğini anladığımız o çizgi adam gibi
sinir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Ocak 02, 2012
Pazartesi, Temmuz 18, 2011
Sinirime Dokunanlar
Kadın-erkek ilişkileri üzerine ahkam kesen yazılarda diş macununu orta yerinden sıkmanın ilişkinin sonu olabileceği akılları verilir yıllardır...
Metal tüpler yerini plastik tüplere bıraktığından beri, bu tehlike ortadan kalkmıştır diye düşünüyorum.
Gel gör ki bitmiyor insanın sinirini zıplatanlar, değişen teknolojiler ve yapılan icatlarla sadece şekli değişiyor başka bir şeye dönüşüyor.
Diş macunları önce plastik tüplere girdi, sonra hızını alamadı traş köpüğü, deodorant gibi kafasına basılınca macun veren başka bir tüpe girdi. Ama bu alet öyle ki birazcık bassan kafasına, ihtiyacın olanı alsan bile o gazla arkadan macun vermeye devam ediyor. -macun diyorum kusura bakmayın aslında kendisi iso-active yani köpüren jel olur-
Eeee ne var bunda???
Çok şey var...
Macunu alıp kapağı kapatıp yerine koysan bile o çıkmaya devam ediyor, kapağa bulaşıyor etrafına bulaşıyor. Kullananın umrunda olmayınca da aça-kapata, sıka-tıka macunun bulaştığı sinir bozucu bir görüntü çıkıyor ortaya. Her elime aldığımda söylenerek şişeyi suyun altına tutuyorum

Sinire dokunanlar ve genel temizlik olunca konu bir şeyi daha söylemeden geçemiycem.
Biten tuvalet kağıtlarının boş ruloları...
Ne gereksiz bi ayrıntı di mi???
Bana göre di'il...
Biten tuvalet kağıdının boş rulosunu yerinden çıkarıp yerine yenisini takmak; sifonun üzerine koymak, dolu ruloların durduğu yere uzanıp almaktan daha mı zor???
Kaç saniyenizi alır tuvalet kağıdını değiştirmek???
Artık iyice sinirime dokunan bu süreci olabildiğince geciktirmek için Selpak'ın duble rulolarından aldım bu sefer -demek ki bu konuya benim gibi takılanlar da var ki Selpak yapmış ;) -
Yani etrafa bulaşmış diş macunları ve ortalıkta duran boş tuvalet kağıdı ruloları benim ilişkimi zedeler, ona göre
Metal tüpler yerini plastik tüplere bıraktığından beri, bu tehlike ortadan kalkmıştır diye düşünüyorum.
Gel gör ki bitmiyor insanın sinirini zıplatanlar, değişen teknolojiler ve yapılan icatlarla sadece şekli değişiyor başka bir şeye dönüşüyor.
Diş macunları önce plastik tüplere girdi, sonra hızını alamadı traş köpüğü, deodorant gibi kafasına basılınca macun veren başka bir tüpe girdi. Ama bu alet öyle ki birazcık bassan kafasına, ihtiyacın olanı alsan bile o gazla arkadan macun vermeye devam ediyor. -macun diyorum kusura bakmayın aslında kendisi iso-active yani köpüren jel olur-
Eeee ne var bunda???
Çok şey var...
Macunu alıp kapağı kapatıp yerine koysan bile o çıkmaya devam ediyor, kapağa bulaşıyor etrafına bulaşıyor. Kullananın umrunda olmayınca da aça-kapata, sıka-tıka macunun bulaştığı sinir bozucu bir görüntü çıkıyor ortaya. Her elime aldığımda söylenerek şişeyi suyun altına tutuyorum
Sinire dokunanlar ve genel temizlik olunca konu bir şeyi daha söylemeden geçemiycem.
Biten tuvalet kağıtlarının boş ruloları...
Ne gereksiz bi ayrıntı di mi???
Bana göre di'il...
Biten tuvalet kağıdının boş rulosunu yerinden çıkarıp yerine yenisini takmak; sifonun üzerine koymak, dolu ruloların durduğu yere uzanıp almaktan daha mı zor???
Kaç saniyenizi alır tuvalet kağıdını değiştirmek???
Artık iyice sinirime dokunan bu süreci olabildiğince geciktirmek için Selpak'ın duble rulolarından aldım bu sefer -demek ki bu konuya benim gibi takılanlar da var ki Selpak yapmış ;) -
Yani etrafa bulaşmış diş macunları ve ortalıkta duran boş tuvalet kağıdı ruloları benim ilişkimi zedeler, ona göre
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)