Forum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Forum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 05, 2012

İlk İntiba

Önemlidir...

Nasıl başlarsa öyle giderdir...

Elektriğimiz uymuyosa, alimallah çarpıveririz birbirimizi...

Pure Türkiye...

1 Ocak'ta açılacak diye aman erkenden üye olalım, fiyat avantajı alalım o dur bu dur derken; takvimlerimize bakıyoruz...

5 Ocak saat 20:11

Spor salonu yerine evimde koltuğumda uzatmış ayaklarımı yediklerimin kilo olarak vücuduma eklenmesi için tv seyrediyor, parmak jimnastiği yapıyorum bilgisayarın tuşlarında :)))

Ne zaman gerçekten tüm kaslarımı çalıştırabileceğim derseniz, şaibeli tarihler dolaşıyor etrafta. Üstelik bu tarihleri facebooktur, Marmara Forum'daki standdakilerdir öööle gayri resmi yani. Ne bir mail, ne bi sms.

 Haa iddialarına göre herkese mail atmışlar aslında ama ulaşmamışmış, acaba maili gönderdikleri bilgisayar internete bağlıymış mı, bakmışlar mı???

Son tarih olarak facebook'ta 30 Ocak demişler.

İnansak mı acaba???

Doğal olarak parasını ödeyip üye olanlar saydırıyor facebook'ta, Türkiye'ye ilk defa gelen bi markaymış anlayış göstermeliymişiz, mimari aksaklıklar, yurtdışından gelen malzemelerde gecikmeler varmış...

Uyduruk sitelerinde bi sayaç vardı açılışa şu kadar gün şu kadar saat kaldı diye geri sayıyordu. Artık o da durdu. Bence o da artık eksiye dönüp saymaya devam etmeliydi.

Yine facebook kaynaklarından edindiğim bilgiye göre önümüzdeki hafta salonun resimlerini koycaklarmış -iiinşaallaaah-

Yani bizim durumumuz aydan arsa almak gibi bi'şey...

Hadi hayırlısı...

Cumartesi, Kasım 13, 2010

Eyçenem ve Biss

Blogumuzunn muhabirleri arasına yeni ve biraz da esrarengiz bir arkadaşımız katıldı bugün. Farklı tarzı ve yazılarıyla hayatımızı renklendireceğinin ipuçlarını birazdan okumaya başlayacağınız ilk yazısında siz de göreceksiniz.

Aramıza hoşgeldin Gulish :)))

Gulish Yazıyor...

2 ila 3 saat önce H&M manyaklığını tecrübe etmek üzre işyerimden yola çıktım .Burdan yakın da ..hemüde eksik kalmiim piyasa araştırması neyin yapiim didim soona sisler uzakta kaldıınız için gelemeyebilirsiniz diye sislerle de paylaşmak istedim :) Sislere de anlatayım didim zira ben sislerle varım :).


Anam bismillah diyip içeri girdim bir de ne göreyim ne kadar yurdum Mearve si ve erkek arkadaşları varsa doplaşmışlar alışveriş eyliyolar:) Bildiğiniz salı pazarı kıvamında ..Bi tezgahta sutyen giymiş adam eksik..öyle diyeyim ben size..Bu ne lan diyip şoku atlattıktan soona bakiim neler yapmış bu isveçliler diyerekten bir merak kıyafetlerin arasına bodoslama daldım.Bu arada hemen kasalara bakasım geldi zira bişey beğenip de almaya niyet edersem başıma gelecekleri önceden biliyim istedim sayın seyirciler..Kasalar tahmin ettiğiniz gibi metrobüs kuyruğu yalınız kızların sol kolları 90 digrii açık ve askı görevi görüyor.Askıda da envai çeşit tayt blauz entari köynek .. Hayatta bişey almam ben burdan,kıyıdan kıyıdan dolaşiim çıkiim didim ama akıntıya kapıldım bi kere derinlere dooru gidiyom bu arada :)


Derkene ne zamandır istediim bişi görmiimmi lan..Boyfriend jean oh yeah..Götü göbee kapaması bir yana çok da hoşlaştıım bir nesne salaş malaş seviyom yane..Haydaaa noolcek şimdik emeeen du bi deniyim didim kaptım 2 beden ..Akıllıyım ya bi daa gir çık olmasın :) Ve fakat kasadaki kuyruun 2 katı kabinajlarda mevcut.Yok lan hayatta ben bu kabin sırasına girmem didim vee inanmıycaksınıs girmedim de netekim..Ama akıllıyım ya erkek bölümündeki kabinajlara gittim :) Hahayt orda nüfus sayımı bitmiş dağılıyolardı nispeten tabiisi 2 parça kartonetimi aldım sırama girdim kuzu kuzu:)


Sıra bene geldi girdim kabinaja..Soona hay allah razı olsun şunu akıl edenlerden dediğim ve pek bir mutlu olduğum bir şey gördüm.Kabine girince kıyafeti giyip dönüp götünü görmek istersin ya ve yapamazsın bu arkadaşlar raat raat bakman için hareketli bir boy aynası yapmışlar :)) Ooooh çevir çevir bak anasını satiiim hep bunu neden yapmazlar demişimdir bizim zalak mağazacılar..Neyyse giydim kotu oyyy ne tatlı ama biraz daa bol istiyom bir büyük bedenini giydim oooh tam istediim gibin bana büyük :)))) anama göstersem buna kaç para verdin yavuzun atacağı bi kotu sana verirdi derdi..Ossun maksat eyçenem marka bi parçam olsun :) Hey allaam :)


Soona en zor kısma geldim.Sıraya girdim.İnsanların psikolocik durumlarını gözlemliyorum..Kasadaki çocukla başladım yazık nasıl bir eğitim aldıysa beyni sulanmış ama yine de gülümsüyordu.Bi sorun var idi ve etiketi okutamıyordu..Hepimiz beklemedeydik..Benim önümdeki bir Maerve ay sorun nedir daha ne kadar bekliycez diyerekten ilk kıvılcımı çaktı kaltak..Sanki çok elzem ameliyathaneye kan yetişitrecek..Alma git evine dimi yooook hem bokuyla kavga ediyo hem etrafıyla kavga ediyo hem de and içmiş alınacak o çaputlar..Çocuk açıklama yaptı gayet nazik ..Soona kız aldıklarını kasanın önüne attı "o zaman burda dursun bunlar çünkü taşımaktan yoruldum"dedi..Biz de aptalız burda bekliyoruz etiket okumanı falan diyo ama gitmek yok sabit:))) E bacım zittir git evine ne bu menapoz ayakları demek istedim kendisine öyle de itici bi tip ki saçlar açık pas rengi fönlü surat da eda taşpınar :))


Ay sıkıldım yazmaktan sis hala okuyo musunus :) Velhasılı kelam aldım kotu sonuçta ama aynı şeyler zara mango mudo judo heryerde var ..Ayıp bu kızlarımızın yaptıııııı :)

Cumartesi, Ocak 23, 2010

Karne Hediyesi

Bugün sömestr tatilinin resmen ilk günü; kar yağışı da karne hediyesi oldu çocuklara...

Dün akşam televizyonda sömestr nedeniyle hafta içi yayına başlayacak çizgi film kuşakları reklamlarını görünce, çocukluğum ve o zamanlarda neler hissettiğim neler yaptığım geldi aklıma.
Televizyonun saatli açılıp kapandığı dönemlerde günün tek çizgi filminin saatini beklerdik izlemek için. Sonra anneyle gidilen öğleden sonra ev gezmeleri olurdu. Kısaydı zaten ne yapılabilirdi ki fazladan...

Bugün kar yağışından pek dışarı çıkmayı düşünmezdim aslında. Ama bir haftadır ertelediğim kısa bi iş için çıkmak zorundaydım. Çıkmışken evden; şiddetli rüzgarın bizi Forum İstanbul'a sürüklemesine izin verdim.



Çok da iyi oldu :)) sakin sakin alışveriş yaptık ve Barbie sergisini gezdik.

Barbie; bütün kız çocuklarının tutkusu hayalidir.

Benim çocukluğumda hiç Barbie'im olmadı.

Fatih'e her çıktığımızda o dönemin pahalı oyuncaklarının satıldığı Musti oyuncakçısına koşar vitrinin dışa yakın sağ üst köşesinde duvarda duran Barbie'ye hayran hayran bakardım, bakardık.

Ve derdik ki;

"Çalışmaya başlayınca ilk maaşımla Barbie alıcam"

Büyüdük, işlerimiz oldu, maaşlarımız oldu. Ama hemen gidip bi Barbie alıyım olmadık. 5-6 sene önce ablam Paris'e gittiğinde bir Barbie'yle döndü eve.

Bugün de hadi bi sergisini gezelim, neleri varmış Barbie'nin dedik. Aman Allah'ım neleri yokmuş ki. Büyülendim. Ne kadar etkilendiğimi koyduğum 15 resimden anlayın artık. Herhalde koyamadığım bi 15-20 resim daha vardır. Meraklısına gidip görmesini öneririm. Gidemezse bende ki diğer resimleri seve seve gönderirim.

Tüm Barbie'ler dönem dönem birbirinden şık kıyafetlerle camekanlarda boy gösteriyor.


Arkada duran somon rengi elbiseli Barbie; çocukluğumda oyuncakçının vitrininde beni büyüleyen. 1985 üretimi.

Ben resim çekmekten pek altlarında yazan açıklamalara dikkat edemedim ama bunlar "Limited Edition"lardı yanılmıyorsam.

Güneş ve ay teması. Çok etkileyici

Özgürlük Heykeli


My Fair Lady






Sisy. Yüzündeki masumiyet büyüleyici.

Scarlet O'Hara ve Marliyn Monroe



Gelinler

Prenses Diana'nın öldüğü yıl 1997'de anısına üretilen Barbie

Daha ne Barbie'ler var, ünlü modacıların tasarladığı özel kıyafetlerle.

Yalnız bu serginin çıkışı Barbie ürünlerinin satıldığı bir alana oluyor. Tabii o büyünün etkisiyle kendinize bi Barbie almak için bir dürtü hissediyorsunuz ve alıyorsunuz. Hatta ordaki Barbie'ler sizi kesmiyor en yakındaki oyuncakçıya dalıyorsunuz ve önünüze gelen ilk Barbie'yi de alıyorsunuz.

Ama eve gelip baktığınızda görüyorsunuz ki Barbie'ler arasında çok fark var :))


Anlıycağınız biz bugün sömestr tatiline çıktık. Kendimize karne hediyesi olarak da birer tane Barbie aldık.