Beyaz Sayfa güzel bi konu başlatmış, "Silmeden" yazın bi kere de demiş...
Silmeden yazıcam ya, konuyu iyi seçmek lazım dönüşü yok
Bİ itiraf, bi kötü söz, bi bi'şey çıkvermesin -hep kontrol hep kontrol bu nasıl bi hayat-
Aslında plansız yaşamayı da severim, akışa bırakıp önüme geleni yaşamayı da severim ama söz konusu kendimi ifade etmek, içimdekini söylemek olunca bütün kontrol butonları devreye giriyor.
bip, bip, bip!!!
-bu arada silmeden dedi, bu durumda arada eksik yazdığım harfleri hatta kelimeleri ekleyebilirim di'mi?-
bir süredir boynumun sağ yanı ağrıyor, yanlış yatmaktan, bi kadın çantasının geleneksel ağırlığından hep çantayı sağ omza takmaktan
-heyoo :)) yalan dünyanın tekrarını veriyolar, dün akşam dayanamamış yarısında koltukta uyumaya başlamıştım -hiç huyum di'ildir- arada bir yüksek sesine uyanıp tekrar izlemeye çalıştıysam da dizinin yarısında kalkıp yatağa gitmekten kaçamadım. hem yazıp hem izliiym bari-
nerde kalmıştık boynun sağ yanındaki ağrı
sonra yaptırdığım bir masajda fazlaca ezdiler dedim, yok dedim sürekli mouse kullanmaktan mouse'u geçirdim sol ele, spor salonunda ağırlık çalışırken zorladım dedim,
hepbi sebep hep bi neden o sinsi ağrı, çekme hissi ne gidiyo ne kalıyo
doktora gitsem tutcak orası ağrıyo mu burası mı ağrıyo???
yok ki öyle net tarif edebileceğim bi şey ama elim sürekli boynumda bi ovma isteği içinde
sinirlenince mi çekiyo kaslar kendini, yırttım mı acaba, notepadin minik tuşları küçük touch pedi farkında olmadan kastırıyo mu acaba?
Bilmiyorum, bilmiyorum
Bugün de kulunç mu acaba sorusu var kafamda, hani tam kürek kemiğinin üstünde civarında elle ovarken hissedilen minik yumrular mı var. İşinin ehli birisi tarafından itinayla kırılabilecek, şifa bulacak
aaaah ahh elim yetse sırtıma yapcam da kendime, olmuyo ki
ama varsa ihtiyacı olan itinayla masaj yapılır
silmeden dedik de saçmaladıkça saşmaladım sabah kadar abuk subuk yazarım artık,
nerde durmam lazım
yok devam et derseniz başka bi konuya geçiş yapıp bi bi sayfada ona silmeden yazarım
en iyisi mi bwn bu yazıyı bitiriym "Silmeden"
ve bu yazıyı okuyan herkesi kendi "Silmeden" yazılaırnı yazmalarını bekliyorum
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Mayıs 19, 2012
Pazar, Kasım 01, 2009
Mim'e Cevap
Teşekkürler Asortik beni hatırladığın için :)))
Mim'lere pek ilgi gösteremiyorum aslında tembellik mi, zor mu geliyo bilmem neden. Ama senin hatrına cevap vereceğim sorulara.
bu arada ben kimi Mim'lesem bilemedim?
Bloguna neden bu ismi verdin?
Adımla müsemma bir blogum olsun istedim. Ben Yonca'ysam blogum da dört yapraklısı olmalı dedim :)))
Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
O kadar lüksüm olduğunu sanmıyorum. Çünkü ruhumda çok gelgitler olduğu için bu aralar bloguma yazmaktan kaçıyorum. Yeter ki yazabileyim diye; en ufak bi yazma dürtüsünde tuşlara dokunuyorum. Zaman, mekan, koşul aramıyorum.
En son satın aldığın garip şey nedir?

Garip demeyelim de, aldın da ne oldu almasaydın da olurdu diyebileceğim.
Magnetli metal baharatlıklar :)))
Dekoratif ve kullanışlı olacağını hayal etmiştim. Ama lazım olduğunda kapağını çevirip dökmek için insan üstü çaba sarfetmek gerekiyor. İnsanı delirtiyor.
Şeker gibi olduğun anlar?
Bunun cevabını bulmak için bu kadar düşünüyosam bu aralar pek şeker olamamışım anlaşılan. Durumum vahim :((((
Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?
Adetten -Nasılsın?- evet bu soruyu sevmiyorum. Adetten iyiyim cevabından da nefret ediyorum. Ama hep kullanıyorum, kullanıyoruz
Aynaya bakınca gördüğün?
Asgari müştereklerde idare etmeye çalışan, bi yandan da hayatın ucundan mutlu olacak bir şeyler yakalamaya çalışan ve istemeyerek de olsa büyümek zorunda kalan bir....
Kendini okutan blog dediğin?
Samimi, farklı şeyleri anlatan, değişik, renkli, her telden
Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Her yer :)))
Mim'lere pek ilgi gösteremiyorum aslında tembellik mi, zor mu geliyo bilmem neden. Ama senin hatrına cevap vereceğim sorulara.
bu arada ben kimi Mim'lesem bilemedim?
Bloguna neden bu ismi verdin?
Adımla müsemma bir blogum olsun istedim. Ben Yonca'ysam blogum da dört yapraklısı olmalı dedim :)))
Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
O kadar lüksüm olduğunu sanmıyorum. Çünkü ruhumda çok gelgitler olduğu için bu aralar bloguma yazmaktan kaçıyorum. Yeter ki yazabileyim diye; en ufak bi yazma dürtüsünde tuşlara dokunuyorum. Zaman, mekan, koşul aramıyorum.
En son satın aldığın garip şey nedir?
Garip demeyelim de, aldın da ne oldu almasaydın da olurdu diyebileceğim.
Magnetli metal baharatlıklar :)))
Dekoratif ve kullanışlı olacağını hayal etmiştim. Ama lazım olduğunda kapağını çevirip dökmek için insan üstü çaba sarfetmek gerekiyor. İnsanı delirtiyor.
Şeker gibi olduğun anlar?
Bunun cevabını bulmak için bu kadar düşünüyosam bu aralar pek şeker olamamışım anlaşılan. Durumum vahim :((((
Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?
Adetten -Nasılsın?- evet bu soruyu sevmiyorum. Adetten iyiyim cevabından da nefret ediyorum. Ama hep kullanıyorum, kullanıyoruz
Aynaya bakınca gördüğün?
Asgari müştereklerde idare etmeye çalışan, bi yandan da hayatın ucundan mutlu olacak bir şeyler yakalamaya çalışan ve istemeyerek de olsa büyümek zorunda kalan bir....
Kendini okutan blog dediğin?
Samimi, farklı şeyleri anlatan, değişik, renkli, her telden
Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Her yer :)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)