iş- etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iş- etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ocak 21, 2012

Zihinsel Aktivite

Aaaaay, ooooofffff, annecim :(((

bacaklarımı uzattım koltuğa dinlendiriyorum ama ağrıdan duramıyorum oturduğum yerde

bugün yine öğretmen oldum sabahtan akşama kadar ders anlattım, sınıfta fıldır fıldır dolandım bi o bilgisayardan bi bu bilgisayara

bi kaç gündür hafif bi burun boğaz tıkanıklığı da vardı zaten, artık son saatlerde sürekli konuşmaktan boğazlarım da iyice hırpalandı

hadi ben İstanbul'dayım eğitmen olmam sebebiyle de evimden alınıp evime bırakıldım. Ama bu bi günlük eğitim için Konya'dan  Adıyaman'dan gelenler vardı.

Çalışanlar için haftasonu eğitimi hiç iyi bi fikir di'il, kim icat ettiyse hayır dualarımızı gönderiyoruz kendilerine...

Ağrı sızıdan zihinsel aktiviteye bir sıçrama yapıyorum :))

İlginç bir site buldum geçenlerde http://www.lumosity.com

Beyin jimnastiği yaptıran keyifli bulmacalar, oyunlar çözdürüyo. Gün be gün hafızanızdaki gelişmeleri takip edebileceğiniz , performansınızı ölçebileceğiniz günde 15 dakika ayrırıp hem keyiflenip hem de işe yarıycak bir site.

İnternet üzerinde 3 günlük, mobil uygulamada ise 5 bölüm ücretsiz faydalanabildiğiniz ama sonrasında ya parası ya da tamam oynadığın yeter diyen bir sisteme tabi.

Bi kaç gün deneyin bakalım siz de benim kadar keyif alıcak mısınız?



Cumartesi, Ocak 14, 2012

Nasıl Geçti Bir Hafta?

Bu hafta tembelliğim tuttu ya da beynimdeki üreten bana yazdıran hücreler yıllık izninin bir bölümünü kullandı.

Aslında hayat aynı hayat yaşayıp gidiyoruz...

Ama bazı zamanlar yaşadıklarım, gördüklerim, tattıklarım, yaptıklarım yazı olmak için can atıyor; atıyor ortalara kendini...

Bazen de böyle saklanıp perdelerin kutuların arkasına kimse görmese, bilmese...

Bu hafta neler saklandı???

Salya, sümük saklandı mesela

İçimdeki o bitmek bilmeyen bi türlü mutlu olamadığım yerin, beni neden mutsuz ettiğini bilinçsizce verdiğim bi cevapta buldum...

"Ben de nedenini bilmiyorum"

Sonra o en ihtiyaç duyduğum ama en ihtimal vermediğim zamanda O'nu gönderdi yanıma, salya sümük durdu...

Yeni yıl taze günlerle geldi gelmesine de herkesin sırtındaki kara çuval öylesine dolu ki, küçük bir kıymık parçası bile belini büküp diz çöktürüyor sahibine...

Biri dursa diğeri başlıyor, salya sümük...

Ama dostluk öyle bir şey ki, en doğduğun günde en mutsuzsan bile gülümsetebiliyor seni. Gözüne rimel, dudağına ruj olup kocaman bir gülümseme yapıştırıyor inadına hayata...

Sonra,

Ön yargılı olduğun gitmem, yapmam, yemem dediğin bile denenip hayata bir macera akşamı eklendi. Aksaray Horhor'da Şavak Usta denendi, ciğer yendi.

13. cuma idrak edildi...

Ne terslik olsa ondan bilindi,

İstanbul'un Marmara bölgesinin elektriksiz kaldığı 3 saat, 14. cumartesi laneti miydi yoksa dünyanın bi yerlerinde halen 13. cuma olmasından mı kaynaklanıyordu tartışılmak bilinmek istiyor...

O çok özlediğim istediğim lapa lapa kar yağdı İstanbul'a, bi yerlere yetişme kaygısı olmadan kelimenin tam anlamıyla arap saçına dönmüş trafiğe rağmen anın farkına birlikte olmanın keyfine varılabildi...

PMS yine PMS'liğini yapıp bir haftayı kara bulutlarla çevirdiyse de P'liği kalmayınca baş ağrısına bıraktıysa da yerini,

Bu aşk bu bedende oldukça ben bu işi yapmaya devam edeceğim...


Salı, Ocak 03, 2012

Temiz Başlangıç

Bi gün geriden geliyorum nedense...


Önce kalem kağıt sonra ilk fırsatta klavye...


İşte bu da dünden kalan...

İlk iş günü

Bir süredir bilgisayarım beni değiştirin sinyalleri veriyordu, IT'ci arkadaşlar sağolsun yeni yıla yeni ve cici bi bilgisayarla girmem için cuma akşamı operasyona aldılar kendisini. Gel gör ki, check up yaptırmaya gidip kalp krizi geçiren adam gibi yoğun bakımda şu an kendisi. Hard diskimden bana ait hiç bir şey alınamadı henüz ...

Bomboş tertemiz bir bilgisayarla bakışıyoruz sabahtan beri; tam bi yeni başlangıç :)))

Yeni taze bilgisayarıma ihtiyacım olan bazı düzenlemeler yapılırken ben de boş durmamak için uzun zamandır el atmadığım çekmecelerimi temizledim. Bir sürü gereksiz şeyi nasıl da saklamışım...

Hotmailimde biriken maillerimin hepsini başka bir klasöre kaldırıp gelen kutumu da tertemiz yaptım. Hotmail bile diyor ki

"çok temiz bir gelen kutunuz var"

:))))

Çok sık kullanmadığım diğer maillerimin de hotmaile gelmesi için düzenleme yaptım, ordaki gereksiz bekleyenleri de sildim.

Gmail tamam ama yahoo bu hizmeti vermek için ücretli üyesi olmamı istiyo.

Hiç kusura bakmasın ;) ayda bir girer bakarım ona da

Yani anlıycağınız çooook temiz bir başlangıç yaptım yeni yıla :)))))

Perşembe, Temmuz 28, 2011

Neden Evde Kaldım?

Aslında kendim için hiçte böyle bir hissiyatım olmamasına rağmen; abla diye hitap ettiğim benden büyük annemden küçük kişilerin " ay bizim kız da evlenemedi daha" cümlesini 20'yle başlayan yaşlardaki kızları için söylediklerini duydukça...

Eeee biz n'oluyoruz bu durumda 30'la başlayan yaşların ortalarında yürürken?

konusundaki bir kaç satır yazmam gerektiğini düşündürdü bana...

Ben neden evden kaldım maddelerim

- Çok bilmişliğimden :))
"Çocukken oturduğumuz Fatih Çarşamba'da ÇukurBostan'ın karşısındaki geveze kasap -evde kalacaksın seeeen, evde kalacaksın- sataşmalarına her seferinde çocuk halimle bilmiş cevaplar verirdim. Kuantuma göre bilinç altıma yerleşmiş olabilir mi bu cümle?"

- Her gün saatlerce telefonda konuşmayı beceremediğim için

- Her dakika, yemeğe gittim, yemekten geldim, yattım kalktım, raporu verebilecek ne de isteyecek biri olmadığım için

- Bir erkeğin gölgesine sığınmak yerine, yanında yürümeyi istediğim için

- Kaprisim olmadığı için

- Naz yapmayı beceremediğim için

- Kaçıp kovalamanın Tom ve Jerry, Sylvester'la Tweety arasında eğlenceli olduğuna inandığım için

- Kendi ayaklarım üzerinde durabildiğim için

- Alkol kullanmadığım için

- Az -bazen hiç- yemek yediğim için

- Aramadığım için

- Elimden her iş geldiği  için

- İyi bi işim olduğu için

- Nasıl şımarılır bilmediğim için

- Her işimi kendim halledebildiğim için

- Hep dik durmaya çalıştığım için

- Az konuştuğum için

- Bir türlü kimseyi bana yakıştıramayan arkadaşlarım yüzünden

- Ben di'il biz dediğim için

- Kıskanç olmadığım için

- Mış gibi yapamadığım için

- Hissetmeden yaşamadığım için

- Elektra kompleksini yaşayacak kadar bile varlığını hissetmediğim yüzünden

- Yalnız geldik yalnız gidicez nasıl olsa düşüncesinden

- Önce ruh aradığım için

- Sevgiliden önce dost olmak gerektiğine inandığım için

- Kolay kanmadığım için

- Anlayışlı olduğum için

- Kur yapma tekniklerini anlayamadığım, anlayışı kıt olduğum için

Bu maddeler uzar gider...

Bunlar işin şakası aslında, gerçek ve tek bir neden var bana göre gerçekten yeterince istememiş olmak. Doğarsın, büyürsün, okula gidersin, işe girersin, evlenirsin, çocuk yaparsın, yaşlanırsın torunlarını seversin, ölürsün sıralamasında doldurulmayan boşluk kalmasın diye.

Ayşe Arman'cılık oynayalım, eğlenelim istiyorum birazcık; 30'ların ortasında ve tek başınıza geçiyorsa günleriniz siz de kendi listenizi yazıp gönderin bana paylaşalım...