Eskiden olsa bulduğum öğrendiğim keşfettiğim şeyi hemen bloguma yazardım...
Şimdiyse önce instagram, otomatik beslemeyle twitter ve facebook...
Çağımızın sorunu hızlı üretim, hızlı tüketim
Akıp giden şansa yakalanan içerikler...
Asıl konumuz eğlenceli bir çocuk kitabı...
Çocukların sorularına onların anlayabileceği şekilde verilen kısa yanıtlardan oluşuyor.
Bebeğin anne karnında nasıl çiş yaptığından, oraya nasıl girdiğine, nasıl şövalye olunduğuna dair pek çok soru ve cevabı var.
Bakmayın çocuklar dediğime biz büyükler bile keyifle okuduk
Mesela aslanlar ve erkeklere dair şu cevabı görmenizi istedim.
Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan eğlenceli bir kitap
Bil Bakalım Nasıl?
Erkekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erkekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Temmuz 23, 2014
Perşembe, Temmuz 28, 2011
Neden Evde Kaldım?
Aslında kendim için hiçte böyle bir hissiyatım olmamasına rağmen; abla diye hitap ettiğim benden büyük annemden küçük kişilerin " ay bizim kız da evlenemedi daha" cümlesini 20'yle başlayan yaşlardaki kızları için söylediklerini duydukça...
Eeee biz n'oluyoruz bu durumda 30'la başlayan yaşların ortalarında yürürken?
konusundaki bir kaç satır yazmam gerektiğini düşündürdü bana...
Ben neden evden kaldım maddelerim
- Çok bilmişliğimden :))
"Çocukken oturduğumuz Fatih Çarşamba'da ÇukurBostan'ın karşısındaki geveze kasap -evde kalacaksın seeeen, evde kalacaksın- sataşmalarına her seferinde çocuk halimle bilmiş cevaplar verirdim. Kuantuma göre bilinç altıma yerleşmiş olabilir mi bu cümle?"
- Her gün saatlerce telefonda konuşmayı beceremediğim için
- Her dakika, yemeğe gittim, yemekten geldim, yattım kalktım, raporu verebilecek ne de isteyecek biri olmadığım için
- Bir erkeğin gölgesine sığınmak yerine, yanında yürümeyi istediğim için
- Kaprisim olmadığı için
- Naz yapmayı beceremediğim için
- Kaçıp kovalamanın Tom ve Jerry, Sylvester'la Tweety arasında eğlenceli olduğuna inandığım için
- Kendi ayaklarım üzerinde durabildiğim için
- Alkol kullanmadığım için
- Az -bazen hiç- yemek yediğim için
- Aramadığım için
- Elimden her iş geldiği için
- İyi bi işim olduğu için
- Nasıl şımarılır bilmediğim için
- Her işimi kendim halledebildiğim için
- Hep dik durmaya çalıştığım için
- Az konuştuğum için
- Bir türlü kimseyi bana yakıştıramayan arkadaşlarım yüzünden
- Ben di'il biz dediğim için
- Kıskanç olmadığım için
- Mış gibi yapamadığım için
- Hissetmeden yaşamadığım için
- Elektra kompleksini yaşayacak kadar bile varlığını hissetmediğim yüzünden
- Yalnız geldik yalnız gidicez nasıl olsa düşüncesinden
- Önce ruh aradığım için
- Sevgiliden önce dost olmak gerektiğine inandığım için
- Kolay kanmadığım için
- Anlayışlı olduğum için
- Kur yapma tekniklerini anlayamadığım, anlayışı kıt olduğum için
Bu maddeler uzar gider...
Bunlar işin şakası aslında, gerçek ve tek bir neden var bana göre gerçekten yeterince istememiş olmak. Doğarsın, büyürsün, okula gidersin, işe girersin, evlenirsin, çocuk yaparsın, yaşlanırsın torunlarını seversin, ölürsün sıralamasında doldurulmayan boşluk kalmasın diye.
Ayşe Arman'cılık oynayalım, eğlenelim istiyorum birazcık; 30'ların ortasında ve tek başınıza geçiyorsa günleriniz siz de kendi listenizi yazıp gönderin bana paylaşalım...
Eeee biz n'oluyoruz bu durumda 30'la başlayan yaşların ortalarında yürürken?
konusundaki bir kaç satır yazmam gerektiğini düşündürdü bana...
Ben neden evden kaldım maddelerim
- Çok bilmişliğimden :))
"Çocukken oturduğumuz Fatih Çarşamba'da ÇukurBostan'ın karşısındaki geveze kasap -evde kalacaksın seeeen, evde kalacaksın- sataşmalarına her seferinde çocuk halimle bilmiş cevaplar verirdim. Kuantuma göre bilinç altıma yerleşmiş olabilir mi bu cümle?"
- Her gün saatlerce telefonda konuşmayı beceremediğim için
- Her dakika, yemeğe gittim, yemekten geldim, yattım kalktım, raporu verebilecek ne de isteyecek biri olmadığım için
- Bir erkeğin gölgesine sığınmak yerine, yanında yürümeyi istediğim için
- Kaprisim olmadığı için
- Naz yapmayı beceremediğim için
- Kaçıp kovalamanın Tom ve Jerry, Sylvester'la Tweety arasında eğlenceli olduğuna inandığım için
- Kendi ayaklarım üzerinde durabildiğim için
- Alkol kullanmadığım için
- Az -bazen hiç- yemek yediğim için
- Aramadığım için
- Elimden her iş geldiği için
- İyi bi işim olduğu için
- Nasıl şımarılır bilmediğim için
- Her işimi kendim halledebildiğim için
- Hep dik durmaya çalıştığım için
- Az konuştuğum için
- Bir türlü kimseyi bana yakıştıramayan arkadaşlarım yüzünden
- Ben di'il biz dediğim için
- Kıskanç olmadığım için
- Mış gibi yapamadığım için
- Hissetmeden yaşamadığım için
- Elektra kompleksini yaşayacak kadar bile varlığını hissetmediğim yüzünden
- Yalnız geldik yalnız gidicez nasıl olsa düşüncesinden
- Önce ruh aradığım için
- Sevgiliden önce dost olmak gerektiğine inandığım için
- Kolay kanmadığım için
- Anlayışlı olduğum için
- Kur yapma tekniklerini anlayamadığım, anlayışı kıt olduğum için
Bu maddeler uzar gider...
Bunlar işin şakası aslında, gerçek ve tek bir neden var bana göre gerçekten yeterince istememiş olmak. Doğarsın, büyürsün, okula gidersin, işe girersin, evlenirsin, çocuk yaparsın, yaşlanırsın torunlarını seversin, ölürsün sıralamasında doldurulmayan boşluk kalmasın diye.
Ayşe Arman'cılık oynayalım, eğlenelim istiyorum birazcık; 30'ların ortasında ve tek başınıza geçiyorsa günleriniz siz de kendi listenizi yazıp gönderin bana paylaşalım...
Çarşamba, Kasım 10, 2010
Uzayda Bir Gezegen
Muhabir muhabir dedik, tembel çıktı :))
Aslında tembel di'il de işe dönünce koşturmacadan insan özel işleriyle ilgilenemiyor.
Bu da öyle bi şey...
Yani er geç yazacak ama hemen olur zannetmeyin.
Yine kaldınız mı benle baş başa ;)))
Eeee madem yine kalemim kağıdımlayım -tamamen fantezi, yoksa tık tık tuşlardan başka bir şey yok elimin altında- iki satır bi şeyler karalayıveriyim.
Hayaaaat...
Nasıl bir enerjidir ki, ne verirsen onu döndürüyor sana.
Ağlayınca, kapanınca içine o da dönüyor sana sırtını konuşmuyor ilgilenmiyor senle. Sen yokmuşsun gibi davranıyor.
Ama ne zaman gülünce ona kucaklamak için kocaman açınca kollarını, öyle bir sıkı sımsıkı sarılıyor ki sana gel de sevme keratayı :)
Gülüyor, güldürüyor, arkadaşlarıyla tanıştırıyor seni. Suya atılan taş misali halkalar halkalar açılıyor etrafında yörüngende daha çok gezegen dönmeye başlıyor.
Aynı gezegenlerle aynı uzay boşluğunu paylaşıyordun yıllarca, herkes kendi yolunda...
Ne oldu da gezegeninde -petrol mü bulundu yoksa bor mu- bütün gezegenler birden senin etrafında dönmeye başladı.
Garip; garip şu gezegenler ;))
"Houston, Houston burda çekimine karşı koyamadığımız bi gezegen var, yörüngesine giriyoruz. tamam :)))))))"
Aslında tembel di'il de işe dönünce koşturmacadan insan özel işleriyle ilgilenemiyor.
Bu da öyle bi şey...
Yani er geç yazacak ama hemen olur zannetmeyin.
Yine kaldınız mı benle baş başa ;)))
Eeee madem yine kalemim kağıdımlayım -tamamen fantezi, yoksa tık tık tuşlardan başka bir şey yok elimin altında- iki satır bi şeyler karalayıveriyim.
Hayaaaat...
Nasıl bir enerjidir ki, ne verirsen onu döndürüyor sana.
Ağlayınca, kapanınca içine o da dönüyor sana sırtını konuşmuyor ilgilenmiyor senle. Sen yokmuşsun gibi davranıyor.
Ama ne zaman gülünce ona kucaklamak için kocaman açınca kollarını, öyle bir sıkı sımsıkı sarılıyor ki sana gel de sevme keratayı :)
Gülüyor, güldürüyor, arkadaşlarıyla tanıştırıyor seni. Suya atılan taş misali halkalar halkalar açılıyor etrafında yörüngende daha çok gezegen dönmeye başlıyor.
Aynı gezegenlerle aynı uzay boşluğunu paylaşıyordun yıllarca, herkes kendi yolunda...
Ne oldu da gezegeninde -petrol mü bulundu yoksa bor mu- bütün gezegenler birden senin etrafında dönmeye başladı.
Garip; garip şu gezegenler ;))
"Houston, Houston burda çekimine karşı koyamadığımız bi gezegen var, yörüngesine giriyoruz. tamam :)))))))"
Etiketler:
Erkekler,
gezegenler,
Hayat.,
kadınlar,
uzay
Pazartesi, Nisan 21, 2008
Erkekler Neden Bazı Kadınlarla Evlenir?
Okumayı seven iki kardeşin aynı evde olmasının hem avantajı hem de dezavantajı var. Evdeki bütün dolaplar ağzına kadar kitap dolu. Konularsa alabildiğince çeşitli. Haftasonu bir kısmını daha dolaplara sıkıştırmak zorunda kaldım, ancak milimetrik hesaplamalarla. Ama gel gör ki hala odadaki raflar dolu. Bi an bunalıyorum bunları birilerine mi versem diye ama kıyamıyorum.
İlkokul yıllarında okuduğum kitaplarsa tartışmasız oldukları yerde kalacaklar ne köy okulları ne de başka çocuklara verilemez.
İşyerindeki masamda da küçük bir kitaplık oluşturdum. Önüm arkam sağım solum kitap.
Bu sabah ablamın yeni aldığı kitaplardan birini alıp okumaya başlıyim diye elimi rafa attım. Ne çıktı dersiniz?
"Erkekler Neden Bazı Kadınlarla Evlenir? ...Diğerleriyle Değil"

Kitap Amerikalı bir imaj danışmanı ve kurumsal konuşmacı John T. Molly'nin tamamen profesyonel ekibiyle yaptığı bir araştırmanın sayısal sunumu. İlginç geldi. Tüm maddeler istatiksel değerlere dayanıyor. Katıldığım bir eğitim seminerindeki kişilik tiplerinden analitiğe uygun olarak rakamlarla yazılan öneriler kadın dergilerindeki önerilerden daha inandırıcı geliyor bana.
Gelelim ilk maddelere... 6 istatiksel gerçek
- Israr edin
- Kendinizi sonu olmayan bir ilişkide bulursanız ayrılıp ilerleyin
- Önce kendinizi sevin
- Evlenme fikrine kilitlenin
- Formda kalın, kilonuza dikkat edin ve dış görünümünüze özen gösterin
- Zaman en kötü düşmanınız olabilir. Evleneceğiniz erkeği ararken zamanınızı zekice kullanın
Diğer yandan böyle bir kitap erkekleri bulunmayan hint kumaşıymış gibi bir duruma sokuyor ki; buna kesinlikle karşıyım. Asıl onlar bizi evliliğe ikna etmek için uğraşsınlar.
Yada en iyisi kimse kimseyi abartmasın; doğruyu bulduğunu düşünen yanlış zamandı, şimdi değil sonraydı demeyip zamanını iyi değerlendirmeli mutluluğu vakitlice yaşamalı.
Yoksa ne evlilik ne de çocuk olmazsa olmaz değil. Herkes evlenecek çocuğu olacak diye bir kural yok. Ne evli mutsuzlar gördük, göreceğiz de.
İlkokul yıllarında okuduğum kitaplarsa tartışmasız oldukları yerde kalacaklar ne köy okulları ne de başka çocuklara verilemez.
İşyerindeki masamda da küçük bir kitaplık oluşturdum. Önüm arkam sağım solum kitap.
Bu sabah ablamın yeni aldığı kitaplardan birini alıp okumaya başlıyim diye elimi rafa attım. Ne çıktı dersiniz?
"Erkekler Neden Bazı Kadınlarla Evlenir? ...Diğerleriyle Değil"

Kitap Amerikalı bir imaj danışmanı ve kurumsal konuşmacı John T. Molly'nin tamamen profesyonel ekibiyle yaptığı bir araştırmanın sayısal sunumu. İlginç geldi. Tüm maddeler istatiksel değerlere dayanıyor. Katıldığım bir eğitim seminerindeki kişilik tiplerinden analitiğe uygun olarak rakamlarla yazılan öneriler kadın dergilerindeki önerilerden daha inandırıcı geliyor bana.
Gelelim ilk maddelere... 6 istatiksel gerçek
- Israr edin
- Kendinizi sonu olmayan bir ilişkide bulursanız ayrılıp ilerleyin
- Önce kendinizi sevin
- Evlenme fikrine kilitlenin
- Formda kalın, kilonuza dikkat edin ve dış görünümünüze özen gösterin
- Zaman en kötü düşmanınız olabilir. Evleneceğiniz erkeği ararken zamanınızı zekice kullanın
Diğer yandan böyle bir kitap erkekleri bulunmayan hint kumaşıymış gibi bir duruma sokuyor ki; buna kesinlikle karşıyım. Asıl onlar bizi evliliğe ikna etmek için uğraşsınlar.
Yada en iyisi kimse kimseyi abartmasın; doğruyu bulduğunu düşünen yanlış zamandı, şimdi değil sonraydı demeyip zamanını iyi değerlendirmeli mutluluğu vakitlice yaşamalı.
Yoksa ne evlilik ne de çocuk olmazsa olmaz değil. Herkes evlenecek çocuğu olacak diye bir kural yok. Ne evli mutsuzlar gördük, göreceğiz de.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


