Bir süredir ilgiyle takip ettiğim Dinçer Güner'in astroloji blogunda bugün yayınladığı Mars'ın Aslan burcuna girmesi hakkındaki yazısının daha ilk günden tutması korkuttu beni.
şöyle diyor;
- Aslan Merkezde olmayı simgeler; Mars’ın aslan burcunda ilerlemesi, Merkezde olan kişiler, Merkezde olan şehirler (Başkentler) ile ilgili stres, mücadele, gerginlik, patlama gibi gelişmelere işaret edebilir.
Peki bu sabah n'oldu?
Ankara'da şiddetli patlama
Yazının tamamına okumak isterseniz eğer;
http://solarlunarx.blogspot.com/2011/09/mars-11-kasma-kadar-aslan-burcunda.html
gezegenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezegenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Eylül 20, 2011
Çarşamba, Kasım 10, 2010
Uzayda Bir Gezegen
Muhabir muhabir dedik, tembel çıktı :))
Aslında tembel di'il de işe dönünce koşturmacadan insan özel işleriyle ilgilenemiyor.
Bu da öyle bi şey...
Yani er geç yazacak ama hemen olur zannetmeyin.
Yine kaldınız mı benle baş başa ;)))
Eeee madem yine kalemim kağıdımlayım -tamamen fantezi, yoksa tık tık tuşlardan başka bir şey yok elimin altında- iki satır bi şeyler karalayıveriyim.
Hayaaaat...
Nasıl bir enerjidir ki, ne verirsen onu döndürüyor sana.
Ağlayınca, kapanınca içine o da dönüyor sana sırtını konuşmuyor ilgilenmiyor senle. Sen yokmuşsun gibi davranıyor.
Ama ne zaman gülünce ona kucaklamak için kocaman açınca kollarını, öyle bir sıkı sımsıkı sarılıyor ki sana gel de sevme keratayı :)
Gülüyor, güldürüyor, arkadaşlarıyla tanıştırıyor seni. Suya atılan taş misali halkalar halkalar açılıyor etrafında yörüngende daha çok gezegen dönmeye başlıyor.
Aynı gezegenlerle aynı uzay boşluğunu paylaşıyordun yıllarca, herkes kendi yolunda...
Ne oldu da gezegeninde -petrol mü bulundu yoksa bor mu- bütün gezegenler birden senin etrafında dönmeye başladı.
Garip; garip şu gezegenler ;))
"Houston, Houston burda çekimine karşı koyamadığımız bi gezegen var, yörüngesine giriyoruz. tamam :)))))))"
Aslında tembel di'il de işe dönünce koşturmacadan insan özel işleriyle ilgilenemiyor.
Bu da öyle bi şey...
Yani er geç yazacak ama hemen olur zannetmeyin.
Yine kaldınız mı benle baş başa ;)))
Eeee madem yine kalemim kağıdımlayım -tamamen fantezi, yoksa tık tık tuşlardan başka bir şey yok elimin altında- iki satır bi şeyler karalayıveriyim.
Hayaaaat...
Nasıl bir enerjidir ki, ne verirsen onu döndürüyor sana.
Ağlayınca, kapanınca içine o da dönüyor sana sırtını konuşmuyor ilgilenmiyor senle. Sen yokmuşsun gibi davranıyor.
Ama ne zaman gülünce ona kucaklamak için kocaman açınca kollarını, öyle bir sıkı sımsıkı sarılıyor ki sana gel de sevme keratayı :)
Gülüyor, güldürüyor, arkadaşlarıyla tanıştırıyor seni. Suya atılan taş misali halkalar halkalar açılıyor etrafında yörüngende daha çok gezegen dönmeye başlıyor.
Aynı gezegenlerle aynı uzay boşluğunu paylaşıyordun yıllarca, herkes kendi yolunda...
Ne oldu da gezegeninde -petrol mü bulundu yoksa bor mu- bütün gezegenler birden senin etrafında dönmeye başladı.
Garip; garip şu gezegenler ;))
"Houston, Houston burda çekimine karşı koyamadığımız bi gezegen var, yörüngesine giriyoruz. tamam :)))))))"
Etiketler:
Erkekler,
gezegenler,
Hayat.,
kadınlar,
uzay
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)