Bir kaç gündür seyrediyorum; açık kalan dolabın önünde silkelenen köpek; dolapta duran robota çamur sıçratıyor. Sıçrayan çamurla robot hareket etmeye başlıyor ve önce dolaptan sonra da açık olan evin kapısından dışarı çıkıyor.
Doğadan bir parça vücuduna değdiğinde, değdiği yer hayat buluyor. Metal elleri ete kemiğe bürünüyor, sonra ayakları, bir çamur birikintisinde yuvarlanıyor, dans ediyor,tepiniyor ve yağmur başlıyor. Dilini çıkarıp yağmur damlalarını içiyor artık tamamen bir insana, bir çocuğa dönüşüyor.
"Her çocuğun hakkı" diyor reklamın sonunda ekranın altında da küçük bir yazı bir internet sitesi adresi.
Omo'nun mesajları her zaman hedefi çok iyi vurur. Ama bu reklam hedef tutturmaktan önce insanın kalbini tutuyor. Avuçlarının içine alıyor. Reklamın ne olduğunu bilmeden seyrettiğimde acaba çamurun içinde deliler gibi yuvarlanmak, tepinmek nasıl bir duygudur diye merak ettim. Bu işin eğlence kısmı. Ancak bunun altında yatan sosyal mesaj çok başarılı.
Çocukların çocuk gibi yaşamaya ve öğrenmeye ihtiyacı var. Bilgisayar başında birer robot olarak yaşamaya değil.

http://hercocugunhakki.com
Omo'nun dünya çapında yaptığı anket sonuçlarına göre;
- Türkiye’deki annelerin %79’u TV ve video oyunlarının çocukların zamanında çok yer almasından kaygı duyuyor
- Türkiye’de annelerin %87’si fırsat verildiğinde çocuklarının ev yerine dışarda oynamak isteyeceğini söylüyor
- Tüm dünyada, annelerin %79'u uygulamalı öğrenmenin öneminin unutulduğunu düşünüyor
Sitede splatskill denilen çocukların yeteneklerini ve yaratıcılıklarını oyunlarla geliştirmek için pek çok yöntem var.
Ben bir kaç tanesini öğrenip, çocuklarla vakit geçirirken kullanmayı planlıyorum.