Bu amaçla farklılaşmaya giden yolda yeni bir yaklaşım da “branded brand”. Markalanmış marka olarak tercüme edilebilir. En basit anlatımıyla marka bir ürünün oluşumunda kullanılan bir unsurun başka markalı bir ürün kullanılarak tamamlanması ve bunun pazarlama faaliyetlerinde vurgulanmasıdır.
En yakın örneği bir kaç gündür televizyonlarda reklamlarını seyrettiğim Nokia’nın yeni telefonu N90. Reklamın son sahnesinde Zeiss logosunu gördüm ekranda. Bugün araştırdığımdaysa; telefonun –sadece telefon diyerek N90’a haksızlık ettiğimin farkındayım-flaş ve lensinde Carl Zeiss markasının kullanıldığını öğrendim. Carl Zeiss Sony’nin en iyi dijital makinalarında kullandığı lens markası. İşte branded brand bir uygulama.

Dünyadan örnekleri çoğaltmak mümkün. Bir numaralı kristal üreticisi Swarovski’nin cep telefonundan Mp3’e kadar pek çok marka üründe kullanılması artık “Crystallized with Swarovski” etiketiyle ürünlerde öne çıkarılıyor. Büyük otomobil markalarının iPod ilave edilmiş modelleri; lüks otellerin bazı odalarının başka markalar tarafından dekore edilerek; o isimle sunulmaları; Philips/Nike Mp3 player’ı gibi.
Türkiye’ye baktığımda global markaların dışında. Fıratpen pencerelerin, aksesuar ve metal aksamlarında Alman şirketi Winkhouse ürünlerinin kullanılması; reklamlarda bunun vurgulanması örnek olabilir diye düşünüyorum. Türk Hava Yolları’nın yıllardır uçuş mürettabatının kostümlerini Vakko’nun hazırlaması diğer bir örnek olabilir.
Aklınıza gelen başka örnekler varsa siz de yazın.