Salı, Haziran 15, 2010
Bir buzul gölü görmenin, şortlarla karların içinde oynamanın, buzul gölünden doğan dereden çıplak ayakla koşarak geçmenin, hissetmediğin ayaklarındaki kanın yeniden dolaşması için çimlerin üzerinde zıplamanın keyfini, eğlencesini, hazzını nasıl anlatabilirim bilmem ki...
Şelale sesiyle uyanmanın, havadaki kimi zaman odun, kimi zaman kumar -komar-, kestane ağacının çiçek kokusunu sanmıyorum ki anlatabilirim.
Pazartesi, Haziran 14, 2010
Çarşamba, Haziran 09, 2010
40 Kel
Hepimiz yağmurdan, yollardan akan nehirlerden nasibimiz öyle yada böyle aldık.
Yağsın iyi güzel hoş da yağsın bitsin, önümüzdeki haftadan itibaren yerini güneşli sıcak günlere bıraksın.
Bu yağmur nasıl güneşe döner diye düşünürken "40 kel totemi" geldi aklıma.
Hani ağacın dalına asılan 40 kelin isminin enerjisi
İnanmıycaksınız ama kellerin isimlerini tek tek bulmaya çalıştığım günün akşamı yağmurlar kesti.
Ama görevim bitmedi, asıl önemli gelecek hafta. İsimleri yazmaya başlıyorum, aklıma geldikçe de eklerim. Ama yetmez siz de bildiğiniz kelleri söyleyin.
İşte liste
1. Bruce Willis
2. Andre Agassi
3. Murat Evgin
4. Erol Evgin (çok sağlam peruk kullanıyo, onu yazıp totemi tehlikeye atamam. o yedek listede)
5. Mustafa
6. Deniz
7. Salih
8. Mehmet Ali Birand
9. Bedük
10. Yul Bryner
11.Ulgar Manzakoğlu
12. Tonguç
13. Alper (H)
14. Mert (H)
15. Salih (E)
16. Salih (E)
17. Altay
18. Haşim (E)
19. Emin (O)
20. Hüseyin (E)
21. Emin (O)
22. Serhan (O)
23. Süleyman (H)
24. Süleyman Demirel
25. Rahim (E)
26. Ferit Şahenk
27. Celal (E)
28. Gürbüz
Cumartesi, Haziran 05, 2010
Haftanın Şaşkını
Daha önce http://www.buldumbuldum.com/ 'da gördüğüm parfüm atomizeri geldi aklıma. Parfümümle aynı gün geldi kargodan ama ben bu aralar yoğun toplantılarım nedeniyle ofiste olamadığım için cuma sabahı yine bir toplantı öncesi heyecanla açtım paketlerini.
Parfümün basma kapağını çıkarttım spreyin ince beyaz borusu ortaya çıktı. Atomizeri de aynı duruma getirip iki boruyu öpüştürdüm :))
Ellerim parfüm oluyor ama bu zımbırtı dolmuyor, ziyan oluyo caanım parfümüm :(((
Attım çantaya hepsini toplantıya gittim. Ta ki şu saate kadar, mail atıcam iade edicem diye düşünürken siteye girip bir bakayım var mı bi açıklama bi şey diye.
Allah razı olsun!! benim gibi şaşkınlar için video koymuşlar
Atomizerin poposunda bi delik varmış, orayı parfümün borusuna bastırmak gerekiyormuş
:))))))))))
Cumartesi, Mayıs 29, 2010
Boylu Soylu Yelkenliler
Karaköy önünde demirleyen 8 yelkenliden bazılarını ücretsiz gezebiliyorsunuz. Bazılarını da para verseniz de gezemiyorsunuz. Onlara girilmez tabelası asmışlar.
Endonezya yelkenlisi bayrak renklerinin de kırmızı beyaz olması nedeniyle kendini bize daha bi yakın hissetmiş olsa gerek en sıcak kanlı gemi personeli onlardı. Hatta yelkenlinin içinde ufaktan bir tezgah açıp satışa bile başlamışlardı.
En oymalısından kaptan köşkü de onundu :))Gezmemize izin verilen tüm yelkenlilere tek tek çıkıp dolaştık, uzak denizlerdeymişiz hayali kurduk ama pek bana göre di'il bu hayal. Ben ayaklarım karada kendimi daha güvende hissediyorum şüphesiz.
Yalnız bir hayal kırıklığım oldu :((
"Ama bunların yelkenlerini açmamışlaaaaar "
Yavuz; "umarım kimsenin yanında bunu söylemezsin de cehaletin ortaya çıkmaz, o yelkenleri açsalar onları orda hiç bi halat tutamaz" dedi.
Ama ben yine de diyorum; yelkenleri olmadan hiç de havalı değiller :))))
Perşembe, Mayıs 27, 2010
Bir Ses
Tatilin, huzurlu bir haftasonu sabahının, herkes uyurken bahçede sabah kahvaltısı hazırlamanın hissettirdiği o sıcacık duyguyla dolduruyor beni.
Bir anlık bir ses bütün bunları hissettiren;
iş merkezinin çimenleri dönerek sulayan basit bir düzeneğin sesi :))))
dolunaydan mı bu kadar romantikleştim duygusallaştım,
Ey aşk nerdesin ;) ?????
Hayal ediyorum, Galata Konak Cafe'nin terasında ya da Ulus Parkı'nda hafif bir yaz akşamı esintisinde baştan çıkmayı...
Salı, Mayıs 25, 2010
Akşam'ın Keyfi
Pazartesi, Mayıs 24, 2010
Bebek Yüzlü
Tombik tombik yanakları, yumuk yumuk elleri vardır da ondan.
"Ah canım ne kadar da güzel bebek gibi bi yüzü var, bi de şişman olmasa"
Bilir misiniz ki o güzelliği veren şişkin yanaklar gergin cilttir.
Ayla Algan bir programda "Ajda gibi ne botoks yaptırıcam; yiyorum makarnayı al sana gergin cilt ;)))" demişti.
Obezite boyutlarına dayanmamışsa kilonuz, kimse size "aman zayıflaşmışsın da ne güzelleşmişsin" demez.
Aksine "hasta mısın, bi şey mi var gözlerinin altı çökmüş" der.
Kilo iyidir, atalarımız ne demiş "bir dirhem et bin ayıp örter"
Tamam fazlası zarar, kilo alın dediysek o kadar da di'il.
Abartmaya gerek yok.
Ama bilin ki aynada gülümseyen bebek gibi bir yüz varsa, biraz tombiktir ve olmasında sakınca yoktur :)))))
Cumartesi, Mayıs 22, 2010
Günün Tadı
Cuma, Mayıs 21, 2010
4 Yapraklı Yonca'lar
bilemiycem :))
Adaşım Yonca Tokbaş'ı biliyosunuz.
Adımızla ilgili sapıklıklarımız -tamam sapıklık biraz ağır oldu, takıntımız diyelim- bize neler yaptırmıyor ki???
Bugün detaylıca anlatmış, çok hoşuma gitti yazdıkları. Özellikle 4 yapraklı yonca kol düğmesi fikri çok hoşuma gitti ;))
yazdığı internet sitesi açılmıyo ne yazık ki :((
sorarım ben ona öğrenince de yazarım size
Adaşımın bugünkü yazısı >>
Arayan buluyo mevlasını da aradığını da
http://www.etsy.com/listing/45251645/four-leaf-clover-silver-bracelet-custom
http://www.etsy.com/listing/47405002/four-leaf-clover-silver-bracelet
ama daha uygunu olsun derseniz
http://www.kurshuni.com/shop/KR0138-4_Four_Leaf_Clover_Bileklik-urun57.html
Perşembe, Mayıs 20, 2010
Çarşamba, Mayıs 19, 2010
Bugün ben de bir kez daha okudum, anılarım yeşil özlemim depreşti.
Ama neyse ki bu özlem en yükseğinden en uzunundan giderilecek tam 3 hafta sonra ;))
Salı, Mayıs 18, 2010
Ota, çiçeğe; suya sabuna dokunmadan kıyısından dolaşıp üzerine basmadan geçip gittiklerimden belki...
Elinin gitmediği, dilinin dönmediği, öteleye iteleye önüne yığdıklarınla, az kirliyle çok kirlinin renkliyle beyazların karıştığı yuvarlanarak gelen bir kartopu
Pazar, Mayıs 09, 2010
Yağız'ın Doğum Günü
İşte doğum günü fotoğrafları eşliğinde hikayemiz...
Uğraş didin, şişir as o kadar balonu...Pazartesi, Mayıs 03, 2010
Silip tüm ekrandakileri bu akşam da başaramadım dedim :((
kapatıp gitmeyi düşünürken,
"yaz ne geçiyorsa kafandan yazamadıkların bile olsa" dedi o her zaman ki direnen mızıkacı
ben direnmiyorum ama o zorla direndiriyor
olmasa içimizde bu didişip duran iki yaramaz,
ne yol alırdık ne de yaş
ne yol bulurduk, ne de iz
Salı, Nisan 27, 2010
Arabesk
Bi heves dinlemeye başladım şarkıları ancak tamamını dinleme sabrı gösteremeden sildim telefonumdan bütün kayıtları.
Pişman mıyım?
Asla...
Arabeske, özellikle de Orhan Gencebay'ın söylediğine tahammül sınırımı bir kez test etmiştim. Testin sonucu arabayı yolun kenarında durdurup içimdekileri dışa dökmem şeklinde olmuştu :)))
O günden beri özellikle arabadaysam kesinlikle kapattırırım. Işın Karaca'yı dinlerken de aynı hislerin hücuma geçmesi korkutmadı desem yalan olur.
Tamam tek suçlu arabesk di'il.
Çocukluk ve ergenlik dönemim araba, tren yolculuklarını pek iyi hatırlamaz ama bu gibi hassas durumlarda istenmeyen koku ve seslerin süreci nasıl çabuklaştırdığını da benimle aynı sıkıntıları çekenler gayet iyi bilir.
Neyse ki herkesin dediği gibi büyüyünce geçiyormuş, ama yine de taşıtlarda bir şeyler okumak, dönüp yanımdakiyle konuşmak, ters oturmak gibi hareketlerden mümkün olduğunca kaçınarak yol huzurumu kaçırmamaya özen gösteriyorum.
Cumartesi, Nisan 24, 2010
Baharım
Bir erguvan programı yapmış, erguvan çiçekleri altında baharı kutlamaya niyetlenmiştik. Çoğu erguvan açmasına rağmen bizim ağacımız açamamıştı çiçeklerini; acaba Aralık'da zamansız verdiği tomurcuklarına mı kurban gitmişti?
Bilemedik :(((
Ben de sağdan soldan en yakınımdan ne bulduysam bahara dair onlarda teselli bulmaya çalışıyorum.





Bu resimlerin mekanı Levent'in ve diğer yüzü. Bu manzarayı güzel kılan tek şey bayraklar




















