tiramisu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tiramisu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ocak 01, 2012

Yılın Lezzet Sırrı

Yılın son günlerinde denemelerine başladığım sonunda aradığım lezzeti yarattığım, yiyenlerin yüksek iltifatlarına mazhar olan irish cream tiramisunun tarifini vermenin zamanıdır artık...

Aslında bilinen tiramisu tariflerinden çok büyük bir farkı olmasa da lezzetinin sırrı irish cream aromalı granül kahvesinde…

SAM_3367

Kare borcam için 14 tane altına, 14 tane üstüne olmak üzere 28 tane kedi dili bisküvi

Kedi dilini ıslatmak için;
1 su bardağı sıcak su
2 çorba kaşığı irish cream aromalı granül kahve
2 çorba kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı süt

SAM_3295


SAM_3298
SAM_3301

Muhallebisi için;
1 litre süt
3 kahve fincanı toz şeker
3 kahve fincanı un
1 paket vanilya
muhallebiyi ocaktan indirince bir paket Pınar labneyi de ekleyip mikserle bir iki dakika çırpıyoruz.

SAM_3300

ilk kat kedi dilleri üzerine muhallebi döktükten sonra ikinci kat kedi dilleri dizilip kalan kahveli karışımla ıslatılır.
Muhallebinin kalanıyla üstünü kapatıp, 1 çorba kaşığı kakaoyu tel süzgeçle tüm üstünü örtecek şekilde üzerine eliyoruz.

Sonra da gururla ikram edip, tebrikleri kabul ediyoruz
Afiyet Olsun!
Dil çıkaran gülümseme

Cuma, Aralık 09, 2011

Irish Cream Tiramisu


Türk ev kadınlarının günde yapılacaklar listesine girişine pek sıcak bakmamış hep mesafeli kalmıştım tiramisuya. Hazır pasta tabanı ve sade nescafeyle yapılması yavan bir tat bırakıyordu ben de...

Üstelik kremasında krem peynir olması tatlıya peynir çok ama çoooook uzaktı bana. Bakmayın şimdiki cheesecake düşkünlüğüme, ne zaman nerde tutulduk birbirimize bilmiyorum ama artık tatlı menüsündeki ilk tercihim cheesecake -pişmeyeninden-

Tiramisuyla barışmamıza sebep de kedi dilidir...

Geçenlerde bi yerde yediğim tiramisunun kıvamı lezzeti çok yerindeydi ve o an bi şimşek çaktı beynimde en sevdiğim kahve aroması irish cream'le nasıl yakışırlardı birbirine...

Daha önce Macro'dan aldığım Boaters'ın irish cream'ini arıyordum ama bulamıyordum günlerdir.

Sağolsun yine google yetişti imdadıma, online satış yapılan sitesinden sipariş verdim hemen.

http://www.blendup.com/tr/default.asp

Gelir gelmez denedim ve sonuç çok başarılı...

Ama elimdeki tarifi biraz daha geliştirmeyi düşünüyorum ondan sonra yazıcam.

Şimdilik fotoğraflarıyla idare ediverin :))))

Salı, Kasım 29, 2011

Rossopomodoro

"Kırmızı Domates" olan sözlük anlamının hakkını verircesine kıpkırmızı dekorasyonuyla Bağdat Caddesi'nde Göztepe Parkı'na komşu keyifli bir İtalyan restoranı Rossopomodoro...

Dünyadaki 126 Rossopomodoro restoranındaki standart tariflere göre hazırlanan menü, pizzaların lezzeti, şişedeki suyu, garsonların hizmetiyle kendinizi İtalya'da hissetmeniz için yaratılmış adeta.

Pizza ve makarnalarını denediğimiz akşamda, tatlılar ne yazık ki hayal kırıklığı yaratıyor ruhunuzda...


Mesela Nutellotto söylediğinizde o enfes pizzanın üstüne; vanilyalı dondurma üstünde nutella, yanına da ev yapımı bisküvi deyince muhteşem bi'şey gelsin diye bekliyorsunuz. Oysaki yarım bir kedi dili sokulmuş iki top dondurmayı görünce bütün hayalleriniz yıkılıyor.



Yıkılan hayallerimi tamir etmesi için Rossopomodoro'nun yöneticisi Tansel beye içimi dökerken öğrendim ki, bu Napoli'lerin tatlı kültürü bu kadarmış :(((

Tiramisu'yu bile güç bela kremasında ufak bi iyileştirme yapmaya ikna edebildik İtalyanlara dedi. Reçetenin dışına çıkılmıyormuş.

Menüde tatlılar dışında denemek istediğim daha bir çok şey var, bu sebeple mutlaka tekrar gitmeyi düşünüyorum. Ancak haftasonu akşamları için mutlaka rezervasyon yaptırmanızı öneririm, zira yer bulmanıza imkan yok.

Yemek sırasında ünlü isimlerle de karşılaşmanız çok mümkün. Bizimle birlikte Bergüzar Korel ve Halit Ergenç te oldukça genç bir grupla birlikte mekandaydı. Biraz da dedikodu ;))) Bergüzar Korel gerçekten hoş ve zarif bi kadın, beli o kadar ince ki gerçek di'ilmiş gibi. Ama ne yazık ki sigara içiyor :((

Hadi bu da paparazzi pozu olsun, fotoğrafımı çeken beni mi Bergüzar'ı mı odaklamış emin olamadım :))) -arkası dönük masasını fotoğraflayan Bergüzar tabi ki-



Biz tekrar Rossopomodoro'ya dönersek benim gibi kırmızıya tutkunlar için harika bi dekorasyonu var, fırınlar ve kolonlar bu kırmızılığın içinde dore mozaiklerle kaplanarak lüks ve gösterişi mekana taşımakla beraber kızgın boğa sendromunu da hafifletmiş oluyor.

İyi haber zincir İstanbul'daki ikinci halkası için Bebek ve Etiler'de yer arıyormuş; tabi ki mekanım olduğu için Kanyon'u sordum hemen, onu bi sonraki yer olarak düşünüyorlarmış.

Tansel Kaya Rossopomodoro'nun Türkiye koordinatörü; ama bütün gece misafirlerini memnun etmek için bazen  elinde bi tabakla servis yaparken, bazen bi pos cihazıyla hesap alırken ya da benim gibi meraklı ya da hayalleri yıkılmış konukları önce dinlerken sonra onlara uzun uzun açıklamalar yaparken görebilirsiniz.

Servisin süratine 10 üzerinden 10 veriyorum -zaten fırınları saatte 750 pizza pişirebiliyomuş, ama saatte 750 pizza yapacak usta var mı ondan emin di'ilim ;))-

Gerçi su şişesini masanın ortasına bırakıp giden garsonu ayıplamamamız gerektiğini, İtalya'daki garsonların müşteriye değer vermeyen davranışlarını bize hatırlatan Tansel bey sayesinde düşünüp -ee ne de olsa burası has hakiki İtalyan restoranı her ne kadar garsonlar Türk'de olsa İtalyan kültürü mekanda yaşatılmalı en nihayetinde- deyip anlayış gösterdik.

Her şey İtalyan olmasına rağmen yemeğin sonunda ikram edilen lezzetli demleme çay, Rossopomodoro'da ki Türk'lerin ayak sesiydi bana göre.