Salı, Nisan 10, 2012

İki Nesil Bir Şehir

SAM_3717

Dayanamadım bir kaç gün daha…

İstanbul tutkum; özellikle onun gençliğini kirlenmemiş, kalabalıklaşmamış, en masum hallerini anlatan birilerini bulduğumda en sevdiği masalı tekrar tekrar dinlemek için hiç duymamış numarası yapan küçük çocuklar gibi olmama neden oluyor.

Ona ait elime geçen her kitap, her resim, her kayıt beni büyüleyip o elimdeki her neyse onun içinde eriyip onun bir parçası olmanın hayallerini kurduruyor bana.

D&R’ın yeni çıkanlar reyonunda Aydın Boysan-Burak Boysan İki Nesil Bir Şehir kitabını görünce kapıldım büyüsüne…

Aydın Boysan’ın 90 yıllık İstanbul’u, kendi gibi mimar olan oğlunun rakamlara dayanan İstanbul’un değişimini anlatan iki farklı bölüm ve son bölümde tekrar Aydın Boysan’ın fıkralı, şiirli hayata dair kısa yazılarının olduğu toplam 3 bölümden oluşuyor.

Bir de hediyesi dvd var, daha çok eski İstanbul görüntüsü görmeyi umud ettiğim ama Aydın Boysan’ın anılarını yaşadığı yerlerde anlattığı 50 dakikalık mini bir seyirlik…

Kitabı alıp okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Ama öncesinde iştahınızı kabartmak için bi kaç bölüm bir kaç fotoğraf size…

“Sur duvarlarının üstüne dinlenme yeri, kahvehane gibi ilaveler yapılması, Eminönü Meydanı’nda çamaşırı bile olmadan çıplak dolaşmak kadar, terbiye yokluğudur.” syf.22

“…Boğaziçi eski yerleşmeleri, aralarında taşıt yolu bile olmayan “bakir” köyler olurdu

…Artık Boğaziçi’nin, bekaretini yitirmiş olması bile, önemini yitirdi. Masrafını yapan Boğaziçi’ne istediği gibi ve kadar girebiliyor. Vaktiyle Boğaziçi’ne sahil yolları yapılırken ben yazılarla yetkililere, Boğaziçi’ni daraltmanın feci yanlışlığını anlatmaya çalışmıştım, başaramamıştım.

Bana: “Boğaziçi birkaç metre daralsa ne olur sanki?” diyorlardı.

Bu kişilere bakireliğin, sadece birkaç santimle yok edilmesine çıldıran insanlardı.” syf.72

O yıllarda planlamada olanların anlattıklarına göre 1950-56 arası imarının en karakteristik sloganı, banka reklamlarının en göze çarpan, en çıkıntılı yerlere asıldığını gözlemleyen Menderes’in verdiği “Nerede bir Yapı Kredi Bankası reklamı görürseniz, orayı yıkmak gerekir.” emriydi. Öne çıkan yerlere konan o leylekli banka reklamı “traşlanacak” yerlerin işaretiydi.” syf.137

Ağustos 1957 ‘de yayınlanan Times dergisi “Hayırkar Bir Bombardıman” başlığıyla “muhariplerin harp esnasında kötü niyetle attıkları infilak maddelerinin Londra ve Berlin’i hercümerce çevirmek suretiyle yaptığını başvekil Adnan Menderes’in huzurlu ve dinmek bilmeyen müsbet ihtirası İstanbul’a yapmaktadır” syf.147

SAM_3720SAM_3721

2 yorum:

Sessiz Prenses dedi ki...

ilginç:):)

gulsah dedi ki...

Bu kitabı hep görüyorum ama almak kısmet olmadı.
İstanbul sever olarak benimde dikkatimi çekiyor bu tarz kitaplar.
Keyifli okumalar. :)