Hande
İşte ilk 3 gün'ün fotoğrafları:
Rize Kalesi
, Teras'tan gün batımı ve insanın içini ferahlatan çay bahçeleri...
, Teras'tan gün batımı ve insanın içini ferahlatan çay bahçeleri...

Diğer adı Azebler Cami olan Namazgah 1407'de deniz askerleri (Azepler) için inşaa edilmiş ilk açık hava camii. Yaz aylarına denk gelen ramazanlarda burada halen teravih kılınıyormuş.
Namazgah'ın hem sağ tarafında yamaçtan aşağı baktığınızda gördüğünüz manzara. Denizaltı Şehitleri Parkı hemen Fener'in altında.
Boğaz'ı geçen gemiler o an sanırım bana özel bir jest yapıp bu kadar yakınlaştılar.
Bayraklı Baba Türbesi fenerden aşağıya doğru yürüyünce. Hikayesine gelince; 1400'lü yıllarda savaşta sancağı taşıyan asker bayrağı düşmana teslim etmemek için parçalayıp yutmuş. Öldükten sonra da mezarımın üstünden bayrak eksik olmasın dilemiş. Ziyaret edip niyet tutanların niyetleri olunca gelip bayrak bırakıyorlarmış türbeye.
Deniz fenerini gece seyretmek ayrı bir keyif. İlk defa bir feneri bu kadar yakından gördüm. Ve fenerle bir hatıra pozum olsun istedim.
Yine fener parkından gece Hamzakoy ışıkları
Resimlerden de anlaşıldığı üzere çok dar bir alanda dolaşabildik. Ancak gezilecek pek çok tarihi yerin önünden geçtim ve bi dahaki seferde ziyaret etmek için not aldım. Mevlevihane gibi.
Ha bu arada küçük bir not; Çanakkale yada Gelibolu'ya gitmek için sakın Metro Turizm'i tercih etmeyin. Hem giderken hem gelirken yaşadıklarımdan sonra otobüs yolculuğu fobisi oluştu desem yalan olmaz. Zaten uzun bir dilekçeyle kendilerini uyardım, belki aynı şeyler bir daha olmaz ama benim cesaretim kalmadı.








Gösteriyi benim gibi kaçırmış bir bloggerın sitesindeki videoyu seyretmenizi öneririm.
NahnuBen hala bloguma video eklemeyi öğrenemedim :-(



Dün akşam çok güzel bir İstanbul masalı yaşadık. Size de tavsiye ederim.




Üstelik dün akşam ay dolunaya yaklaşıyordu.Mehtap seyretmek için de güzel bir mekan. Nasıl gideriz derseniz; Galata Kulesi'ni bulun. Sonra Beyoğlu Göz Hastanesi tabelalarını takip edin. Hastanenin önüne geldiğinizde bir bina ötesindeki yeşil bina.

23 Mart sabahı internette dolaşırken gördüğüm kişisel bir web sayfası dedem için internet sitesi hazırlama fikrinin doğmasına neden oldu. Yayına başlama tarihi olarak da öldüğü gün olan 21 Mayıs'ın son derece anlamlı olacağını düşündüm. Ve o günden sonra hummalı bir çalışma başladı bende. Araştırdıkça, konuştukça, resimlere baktıkça dedemi daha çok yaşamaya hissetmeye başladım.


