Ayakkabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayakkabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 11, 2011

Bu Akşam

Yağmura, serinliğe öylesine hasrettik ki; sıkışan trafiğe, dereye dönen yollara, ayakkabımın içine dolan sulara, şiddetle yere düşen damlaların bacaklarıma sıçrattığa çamura rağmen kendi kendime gülerek; Allah'a şükrederek çektim bu fotoğrafı...

İstanbul -Merter 19:10

Salı, Aralık 28, 2010

Ortaya Karışık

Mevzular arası trekking diycem Onur Baştürk'ün başlık çalarak. Ama mevzulardan çok düşünceler arası trekking olsa gerek bu.

Çünkü şöyle bi durup düşünmeye, düşündüklerimi yazıya dökecek kadar bölünmeden geçirdiğim zaman yok desem abartmış olmam. Aslında Gebze, Çamlıca, Merter arasında trafikte geçirdiğim zamana nasıl acıyorum anlatamam. Bu aralarda düşüncelerime odaklanıyım dedim dün, yok ilk cümle var gerisi gelmiyor.

Konsantrasyon sıfır.

Ama bu kadar iç karartıcı tabloya rağmen pazar günü beni mutlu eden keyifli bir şeyle bi kaç saat geçirmek, bu hafta dönüp dönüp sarıldığım güzel bir anı benim için.

Aslında sihirli bir şey.

Beni mutlu ettiği gibi artarak çoğalıp değdiği herkesi mutlu edicek biliyorum...

Gelelim düşünceler arası trekkinge

Toplu taşıma araçlarında "yaşlı, çocuklu ve gazilere yer verin" yazıyor. Bir grup daha eklenmeli bu listeye "topuklu ayakkabı giyenler"

Akşamın ilerlemeyen delirtici köprü trafiğine inat Boğaz Köprüsü rengarenk, işveli, cilveli. Hele bi de kendi duyabildiği müziği başladı başlıyor kıvırtmaya. Yana söne, döne hoplaya, iki gerdan kırıp oynaması yok mu. Dalga geçiyor bu köprü bizimle ama biz farkında di'iliz galiba.

"Yok. Ben sevmiyorum artık seni..."

Çalma listelerimde birbirinden çok farklı şarkılar, müzikler var. Her listenin de bir adı. Mesela biri "Tedavi", biri "Tamzara" falan falan falan. Birinin adı da "RUH". Ey ruh geldiysen üç kere vur di'il tabiki. Ama nasıl bir liste yapmışsam yağmurlu ve puslu havayla bir arada alınınca nasıl bir mikser etkisi yapıyor sormayın. Altta üstte ne varsa, kattı karıştırdı birbirine.

Sevgili astroloğumuz Susan Miller demiş ki benim için; Kova'lara bol para var, güzel manzarası olan çok dolaplı  bir evim olacakmış. Bebek de varmış. Ama kocadan bahsetmemiş -buraya kocaman bi ??? soru işareti.- Yükselenim balık için de iyi hoş yine para demiş, bi de demiş ki "Yıl başlar başlamaz çok güzel para kazanmaya başlayacaklar. Sanki biri kapılarının önüne kamyonla altın boşaltacak" yani anlıycağınız bu senenin milli piyango talihlilerinden biri benim. Çok güzel yazmış Susan'cım siz de okuyun.
http://www.hurriyetport.com/news/122/ARTICLE/26723/2010-12-14.html

Geçen akşam yıl sonu şirket yemeği için Al Jamal'deydik. Tamam eğlence süper ama gitmeye kalksanız hafta içi 150 haftasonu 200 tl. İnsan bi geceye o kadar parayı verince eğlenmeye hali kalmaz. Çünkü ne yediğinden bi şey anlıyosun ne de başka bi şey. Çadırımsı bölümündeydik şansımıza da yağmur yağmasın mı? Gecekondu misali şıp şıp tepemize damlayan sular mı, ıslanan yerde kayma tehlikesi mi desem. 

Perşembe, Ocak 22, 2009

Ayakkabı Koruma Programı

Bugünkü konumuz ayakkabılar :))))

Tutkumuz :))

Hazır indirimler varken düz bi ayakkabı bakıyim dedim ama yine gittim topuklu aldım. Bağımlılık gibi bi şey engel olamıyorsun.

Almak güzel de bir de bunların saklaması var. Sonra kutunun içinde hangisinin olduğunu bulmak var. Arada bir düzenleyip sistematiği oturtsan bile acil bi zamanda o onun kutusuna diğeri ötekinin kutusuna. Yine karıştı.

Bir kaç ay önce şeffaf ayakkabı kutularını görmüştüm internette. Pazar günü de Migros'ta görünce yeniden aklıma düştü. Resimdekiler onlardan Migros'ta tanesi 5 tl, firmanın kendi internet sitesinde 4 tl.


Google'da ararken bir de globox diye bir marka daha olduğunu gördüm. Hepsiburada'da satılıyormuş 5'li paketi 17tl+kdv. Daha ucuz. Ama diğerinin malzemesi plastik; bayağı kutu. Bunlar bana biraz daha hafif ve çabuk yıpranabilir gibi geldi.



Evet kutu fikri hoş ama dolaptaki bütün ayakkabılar için böyle bi düzenleme yaparsak küçük bir servet harcamak gerekecek :(

Ayakkabılar için bir başka çözüm de yağmurlu havalar, çamurlu yollar için yurtdışından bir ürün.
Ayakkabının üzerine geçiriyorsun, tıpış tıpış yürüyorsun. İstanbul için müthiş bir ürün.

Ama bir çiftin 77 euro olduğu düşünülürse; bunu da önce düşünmek gerekiyor. Malum global ekonomik kriz.

Online sipariş verilebilen ülkeler arasında Türkiye'de var. Sipariş vermek isterseniz

http://swims.com

Cuma, Ekim 03, 2008

B-Trophy

Kadınların ayakkabı tutkusu malumdur, bir de benim topuklu. Gerçi 7 aydır bu tutkum öyle bir törpülendi ki tekrar topukluya heves edecek miyim, yeniden heyecan duyabilecek miyim bilmiyorum.

Ne yazık ki dizimde ki problem tam geçmedi Eylül başında şiddetli bir şekilde tekrar nüksetti (valla ben bi şi yapmadım) yeniden doktorlara taşındım. Artık her akşam yarım saat kırkbeş dakika yürüyüş yapıyorum. Doktorun verdiği hareketleri aksatmıyorum ve çok şükür ki artık ağrım yok ve merdiven inip çıkabiliyorum. Beni en çok mutlu eden de, artık oturarak namaz kılmıyorum. Rahatsızlığım sırasında beni en çok üzen; yaşlılar gibi oturarak namaz kılmak zorunda kalmamdı. Çok şükür ki geçen haftadan beri normal kılabiliyorum.

B-Trophy'yi anlatacaktım dizimle alakası ne? Aslında çok alakalı, artık düzenli yürüyüş yapıyorum ya antremanlı sayılırım.



Beta ayakkabı mağazası ve B-fit diye bir spor merkezi (sanırım) kadın yürüyüşü organize etmiş. Yürüme yarışması.

Koşulları oldukça rahat ve ödülleri de bir kadının karşı koyamayacağı ayakkabı, çizme, çanta hatta birinciye bunlara ilave olarak yılbaşında İtalya tatili.

Toplam parkur 12 km . 11 Ekim cumartesi 10:30'tan akşam 17:00'ye kadar istediğiniz zaman başlayıp istediğiniz zaman tamamlayabilirsiniz. En çabuk giden değil en çok adım atan kazanacak. Adımları sayan bir alet vereceklermiş katılımcılara, bir de rotayı takip ettiğinden emin olmak için belirlenen noktalara mutlaka uğramak gerekiyor.

Temel koşula gelince, ayağınızda Beta ayakkabısıyla yürümek. Yani Nişantaşı'ndan başlayıp Cevahir Beta'ya oradan Mecidiyeköy'e Balmumcu, Barbaros Bulvarı'ndan Dolmabahçe'ye devam eden yol boyunca yorulunca bir kafede mola verip sonra yola devam etmek sanırım yarışma kurallarının dışına çıkmak olmaz. (En azından ben öyle anladım)

Yapabilir miyim diye düşünüyorum, üstelik yaz başında Beta'dan aldığım düz beyaz ayakkabılarım da oldukça rahat. Dizimi zorlar mıyım diye tereddüt ediyorum. Sonra doktor yürü dediysek bu kadar da abart demedik diyebilir.

Benim durumum pek belli değil ama Sofi , Sıdıka siz bu işin üstesinden gelirsiniz gibi geliyo bana.

Ayrıntılı bilgi için

http://www.b-trophy.com/

Cumartesi, Mart 22, 2008

Yüksek Topuklara Ara



Çocukluğumdan beri topuklu ayakkabılar en büyük tutkum olmuştur. Sanırım yürümeyi öğrendiğim ilk yıllardan itibaren annemin yüksek topuklu terlikleri ve ayakkabıları küçük ayaklarıma büyük geldiğinden ortadan ikiye kırılır helak olurdu. Hiç unutmadığım bordo renkli rugan, önlerinde 1-1,5 cm. platformu olan kalın topuklu terlikler, bir de siyah dans ayakkabısı gibi ayağın üstünden dik geçen ince bir bantla bilekten bağlı siyah rugan ayakkabılarıdır.

Eee tabi benim de topuklu ayakkabıyı kamusal alanda giyme yaşım geldiğinde tabi ki hep en yüksekleri en şıkları tercih ettim. Yüzdesel bir tespit yapmak gerekirse düz ayakkabılarımın toplam ayakkabılarım içinde tuttuğu yer %10'u bile bulmaz.

Er geç bunun olacağını, bir gün bu tutkuma zorunlu bir ara vereceğim endişesiyle arada bir merdiven çıkarken dizime sinsice saplanan ağrıyı görmezden geliyordum. Çünkü düz giydiğimde de olabiliyordu ve sadece o an etkiliyordu. Sonrasında hiç bir sıkıntı yaşamıyordum.

Ama ne yazık ki bu hafta pek görmezden gelemedim. Gerçi ertesi gün yine topuklu ayakkabılarımı giyip önce işe sonra doktora gittim.

Doğal olarak topuklu ayakkabı dizlere daha çok yük binmesine neden oluyor, bir de bacak yapım gereği diz kapağı biraz yana doğru kapandığından aşınma ve ödeme neden olmuş. Zaten muayene sırasında doktor öyle bir hareket yaptı ki, gözümden yaş geldi. Acımdan muayeneye bir süre ara vermek zorunda kaldık.

Sonuç olarak biraz ilaç tedavisi, verilen hareketleri düzenli yapmak ve bir süre düz ayakkabılarla hayatıma devam etmek zorundayım.

Çektiğim duygusal ve fiziksel acıyı unutmak için bugün kendimi bloguma adadım. Bugün bir kaç yazı daha bulabilirsiniz.