Cumartesi, Ağustos 06, 2011
Anadolu Yakasında İftar
İlki gitmekten her zaman keyif aldığım Küçükyalı'daki Maria'nın Bahçesi...
Genelde iftar menülerinin 75-80 civarı olduğu mekanda bu sene abartısız -insanın yiyebileceğinin üzerinde çeşitten bahsediyorum- makul bir menü makul bir fiyata her zamanki mükemmelliğinde sunuluyor. Test edilip onaylandı :))
Fiyatı 50 TL
http://www.marianinbahcesi.com/ramazan2011.html
İkinci mekanımız Anadolu Hisarı - Göksu deresi kenarındaki Göksu Marine...
Eski İstanbul, sandal sefaları denince akla gelen Göksu deresinde iftar ve sandal sefası vaad eden bir tecrübe yaşamak ilginç olabilir. 35 tl olan iftar menüsünün yanısıra mekanda hazır bulunan eskiye özgü kıyafetlerle fasıl eşliğinde sandal sefası yapıp kendinizi 18. y.y. Osmanlı'sında hissedebilirsiniz.
http://www.goksu-marine.com/
Üçüncü mekanımız memleketimin güzide yemeklerini bulabileceğiniz Bostancı Köprüsünün hemen üst tarafında İçerenköy yönünde sevimli bir köşkte hizmet veren Naila...
Canlı fasıl eşliğinde 40-45-50 tl'lik menülerden birini seçerek lahana sarması, mısır ekmeği, rize kavurması, mıhlama, laz böreği gibi yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.
http://www.nalia.com.tr/
Bu satırları yazarken evin yakınıdaki ekmek fırınından gelen, sıcak pideye has o odunsu kokusunu da paylaşabilmenin bi yolu olsaydı keşke ;))
İyi iftarlar
Salı, Temmuz 26, 2011
İftar Seçenekleri 2011
televizyonda iftara-sahura yönelik reklamlar dönmeye, kupon dünyasında indirimli iftar menüleri davetleri gelmeye başladı.
Ben de her zamanki görevimin bilincinde bu seneki iftar önerilerimi hazırliyim dedim...
İftar için beğendiğim özel mekanların hepsine gitmek, tüm yemekleri yemek çok isterdim. Gel gör ki herkesin derdi ramazanda o güzelim yemekleri yemeden nasıl durucam, nasıl aç kalıcamken; benim derdimse bir kase çorbadan sonraki yemekleri nasıl yiycem oluyo
yazık o kadar emeğe, o kadar yemeğe...
Güzelim restoranların iftar menüleri de öyle mükellef ve çeşitli ki, geçtim beni normal bir insanın hepsini yiyebilmesi için masallardaki devlerden biri olması gerekiyor...
Yani gitsem bi türlü gitmesem bi türlü
Topkapı Sarayı'nın bahçesinde olması ayrı bir büyü katıyor...
http://www.karakolrestaurant.com/images/etkinlikler/karakol_ramazan.pdf - 115 TL
Favorim, özellikle 15-16 Ağustos tarihlerinde gidildiğinde eşsiz dolunay manzarası bonusu olur.
http://zeyrekhane.com/site/ -80 TL
Sultanahmet geçmişin ruhunu hissettiğim özel bir yer, Matbah'da öyle...
http://www.matbahrestaurant.com/ramazan_menusu.htm -75 TL
Karadeniz mutfağının ramazan versiyonu olduğunu tahmin ettiğim okuduklarımdan güzel olabileceğini düşündüğüm Çamlıca'da bir yer
http://www.istanbul.net.tr/istanbul_haberler_yeme_icme_detay.asp?id=13492&t=Nihat -55 TL
Tarihi ramazanlar deyince, yılların değişmeyen klasiği...
http://www.asitanerestaurant.com/ramazan_menuleri.php -70 TL
Pazartesi, Temmuz 18, 2011
Gel Ramazan Geeeel, Gel
Daha dün konuşuyorduk gelmedi mi bu senenin imsakiyesi, ilk iftar saat kaçta, sonunda kaçta açıcaz orucumuzu soruları; bu akşam fırında tezgahın üstünde birbirinden güzel imsakiyeler arasından en beğendiğim iki tanesini alarak cevaplarını buldu.
Birini çok hoş İstanbul çizimine diğerine de üzerinde yazan özlü sözlerine kapılıp aldım.
Şöyle yazıyor…
paranı ver, gönlünü ver, selam ver AMA SIRRINI VERME
hedefe koş, cihada koş, yardıma koş AMA ŞİRK KOŞMA
elini aç, kapını aç, gözünü aç AMA AĞZINI AÇMA
yaklaş, konuş, tanış AMA UZAKLAŞMA
doğrul, devril AMA EĞİLME
davet et, hayret et, affet, tövbe et AMA İHANET ETME
emek ver, kulak ver, bilgi ver AMA HİÇ BİR ZAMAN BOŞ VERME
günlerini say, servetini say, büyüklerini say AMA YERİNDE SAYMA
okumaktan zarar gelmez, oku AMA LANET OKUMA
rakibini geç, sınıfıı geç AMA GÜLÜP GEÇME
ev al, araba al, abdest al AMA BEDDUA ALMA
zulmü devir, nefsi devir AMA ÇAM DEVİRME
fidan büyüt, garip doyur, çocuk besle AMA KİN BESLEME
satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol AMA BÖLÜCÜ OLMA
seslen, uslan AMA YASLANMA
itil, atıl AMA SATILMA
Pazartesi, Kasım 15, 2010
Süleymaniye'(ye)de Bayram
İki sene önce bir ramazan akşamı Süleymaniye'nin avlusunda Darüzziyafe'de iftar yapmadan önce büyük bir hevesle Süleymaniye Camii'ni de gezelim demiştik.
Heybetiyle ihtişamıyla meşhur Süleymaniye'yi sonunda biz de görecektik. Gel gör ki kapıdan içeri girdiğimizde karşımıza kubbeye kadar yükselen ve tüm güzelliğini tahta perdenin ardına saklayan yoğun bakımda bir Süleymaniye çıktı.
Çıktık, hayal kırıklığını koyup cebimize "bitince restorasyon geliriz artık" dedik.
Ve şimdi beklenen gün, saat geldi...
Süleymaniye, Yahya Kemal'in şiirindeki gibi bir bayram sabahı yeniden uyanacak.
Gazetelerde tam sayfa ilanları ve ilanlarda Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün internet adresini görünce bir heves Süleymaniye'nin tedavi süreciyle yeni haliyle ilgili bir şeyler umarak girdim siteye. Maalesef bomboş, anlamsız, olsun diye yapılmış ve benim gibi meraklısına hiç bir şey vermeyen kuru bir site çıkıyor karşınıza. Boşuna girmeyin.
Neyse bayram coşkusunu kaybetmemek, Süleymaniye'nin yeniden hayata dönüşünü kutlamak için onun şiiriyle başbaşa bırakıyorum sizi. En yakın zamanda Süleymaniye ziyaretimi paylaşmak dileğiyle, iyi bayramlar...
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.
Pazartesi, Ağustos 30, 2010
Şehirlerarası İftar-Karasu
Hırçın Karadeniz'e sakin Sakarya nehrinin döküldüğü yerde Karasu'da keyifli bir arkadaş grubuyla iftar yaptık bu sefer.
Sakarya'yı motorla dolaşırken ayaklarımızı suya sarkıtıp nehrin soğuk suyuyla oynaşmak çok eğlenceliydi doğrusu.
Bakmayın olta elimde :))) Tamamen mizansen aslında, zaten yemekte de balık değil et vardı.
Sakarya nehrinin kıyısındaki Kum mahallesi kapının önüne otomobil çekmek kadar, kayığını, sandalını, motorunu çekmenin çok sıradan olduğu bir mahalle. Hatta fazla gelen kayıkların içinde kabak bile büyütmüşler ;)))
Hep birlikte yemek hazırlıkları ve keyifli bir iftar onca yola değer dedirtti. İstanbul'dan 2,5-3 saatlik bir mesafede. Saolsun lojistik konusunda İlker eniştemiz bizi yollarda komadı, sabaha karşı 3'te biten yolculuğumuzda hepimizi adrese teslim etti.
Baktım da şöyle bi resimlere iftar sonrası pek bi şey çekememişiz öyle bi kaptırmışız ki yemeye ne Melek teyzenin baklavası, ne Esra'nın topladığı incirler, ne közde pişirdiğimiz mısırlar.
Tadı damağımızda, resmi hatıramızda :)))
Çarşamba, Ağustos 25, 2010
İftar Mekanları-Giritli Balık

Tarihi yarım ada tutkum tartışılmaz, teras desen yazın vazgeçemediğim, eee balık da sevince, fiyatı da makul olunca, hava da güzel, dolunay da üzerimizde olunca, değmeyin keyfime...


Haaa tabi, iftar yaptığınız insanlar da önemli...
Belki tanımışsınızdır önceki resimlerinden.
Yayladaki yakışıklı rehberlerimizden Sean Penn (Şofpen) yani Bekir ve usta yönetmen, mükemmel şoför, eğlenceli arkadaşımız Fatih.
Karadeniz yaylalarının neşesi Giritli Balık'ta keyifli iftar soframızdaydı. Özlemişiz birbirimizi
Pazar, Ağustos 22, 2010
Şehirlerarası İftar-Gelibolu
Çok şükür kocaman kocaman pamuk bulutlar donattı gökyüzünü.
Ayçiçeği tarlaları üzerinde uçsuz bucaksız bu manzarayı seyredebildiğim, fotoğraflayabildiğim için şükürler olsun Allah'a. Şanslı sayıyorum kendimi bu güzellikler içinKendimi şanslı sayıyorum;
hırçın dalgalarla geceyarısı oynaşabildiğim için
Ayışığına doğru yürüyüp karanlık sularda göklere çıkmak istedim ama sizi bırakamadım arkamda ;))
Nasıl bir çekimse Hande'yle aramızdaki birimiz nereye diğerimiz onun yakınlarına.
Ben Assos'tayken Hande Bozcaada'da, Hande Assos'tayken ben Gelibolu'da :))
Gelibolu'da sahur, İstanbul'da iftar :)))))
Çarşamba, Ağustos 18, 2010
Beyoğlu Midpoint'te İftar
Mekan seçimimizde o kadar çok bileşen vardı ki, bahçe olmasın kedi olur,
Sigara içicez açık hava teras olsun
Manzarası olsun
Menüsü uygun olsun.
Herkesin dönüşü rahat olsun, olsun, olsun....................
Midpoint Beyoğlu hepsini karşıladı
Yalnız terasa rezervasyon yapmıyorlar, erken gitmek lazım. Ki biz 7 gibi gitmemize rağmen terastaki son masalardan birini kapabildik ancak.Ama koyduk kafaya ramazandan sonra terasın en manzaralı masasına yerleşeceğiz.
Allahım nasıl bir rüzgar esiyordu anlatamam, üşüdük nerdeyse.
Rüzgarın nasıl bir şey olduğunu insanı nasıl ürperttiğini keyifle hatırladık.
Midpoint'te iftar yapan sadece bir kaç masaydık ama yemekler ve servis son derece başarılıydı.
Uzun lafın kısası Midpoint Beyoğlu'nda 35 TL'ye iyi bir yemek, serin bi teras, güzel bi iftar yapabilirsiniz.
Pazartesi, Ağustos 16, 2010
İftar
Arayıp tarıyorum ama bu sene öyle ayıla bayıla mutlaka buralarda iftar yapmalı diyebileceğim bir yer çıkmadı karşıma.
Caferağa Medresesi, Matbah gibi tarihi yarımadada yani ramazan ruhunu taşıyan yerler heyecanlandırıyor beni.
Ramazan'da gidebilir miyim bilmiyorum ama yine tarihi yarımadada Eminönü'nde Yaşmak Sultan Hotel'in teras restoranı Olive Restaurant.
Yemek fotoğrafları muhteşem, baştan çıkarıcı ;)))



