Çarşamba, Temmuz 20, 2016

15 Temmuz Karanlık Bir Gece

1999 depreminden sonra en çok korktuğum geceyi yaşadık...

Savaş jetlerinin kulakları yırtan sesiyle uyanmak, alçaktan uçan F-16'nın ses duvarını aştığında çıkarttığı o korkunç patlama sesi...

Gecenin 4'ünde bir yeri bombaladılar endişesiyle balkona çıkıp gökyüzünü taramanın nasıl korkunç bir duygu olduğunu yaşamak...

Deli gibi atan kalbin, titreyen ellerin Allah'ım ya daha kötü şeyler olursa endişesi...

Haberlerden duyduğun bombalanan yerler...

Bunun adı darbe, darbeye kalkışma her ne olursa olsun; söz de milletin faydası için yapılan harekette Meclis'in bombalanması, insanların öldürülmesi, yayınların tv'lerin işgal edilmesi ise yapılan...

Bu ülkeyi yok etmeye çalışmaktır ve kabul edilebilir değildir.

Gecenin kalanını şiddetli mide ağrısından kıvranarak geçirirken, yemek yerine sadece hap içerek, kendimi sakinleştirmeye çalışarak ilaçların etkisini göstermesi için uykuya dalmaya çalışırken son bir kaç saat içersinde yaşadıklarımı düşünmemeye çalışarak...

Abartıyorum belki, gerçekten bombaların yanında patladığı bir şehirde olsam darbe başarılmış olsa ve yönetim artık sıkıyönetim olsa...

Benim duygu durumum kaldıramaz bunları gibi geliyor. Tüm soğuk kanlılığımı kaybediyorum ve korkunç bir ümitsizliğe kapılıyorum.

Dün gece ortalık sakinlemiş gibiyken uyuyup, savaş uçaklarıyla uyandığımda bunu çok daha iyi anladım.

Allah böyle kötü günler göstermesin ülkeme, kötülere fırsat vermesin...

15 TEMMUZ 2016
22.05 – Ankara’da savaş uçakları alçak uçuş yapmaya başladı. Bir grup asker Boğaz Köprüsü’nü tek yönlü trafiğe kapattı. “Terör alarmı mı darbe girişimi mi” tartışması sosyal medyada büyüyor.
22.10 – Türkiye genelinde birçok kamu binası önünde asker ve polis karşı karşıya gelmeye başladı. Ankara'da MİT binası ve Genelkurmay'a helikopterle ateş açıldı. İstanbul'da Beylerbeyi Sarayı önünde bazı askerlerin ordunun yönetime el koyduğu yönünde duyuru yaptığı iddiaları paylaşıldı.
22.30 – Genelkurmay’da silah sesleri duyulduğuna dair haberler yayılıyor. Dolar 3 TL'yi aştı.
22.35 – Atatürk Havalimanı’na askerler tankla geldi, kontrol kulesine de girdiler.
22.50 – Sosyal medyada Ankara ve İstanbul başta olmak bazı şehirlerde patlama ve silah sesleri duyulduğu haberleri iyice yayıldı.
23.10 – Başbakan Binali Yıldırım olayları "kalkışma" diye niteledi. Türk ordusu içerisinde bir grubun darbe girişiminde bulunduğunu duyurdu. Mecliste grubu bulunan tüm partiler darbe girişimini kınadı.
23.25 – Facebook ve Twitter başta olmak üzere sosyal medya erişim engellendi. Erişim engeli kısa bir süre sonra kaldırıldı.
23.45 – Darbe girişimi yapan grup, TSK'nın akredite gazetecilerle iletişim için kullandığı e-posta hesabından gönderdiği mesajda "kontrolü tam olarak eline aldığını" öne sürdü.
23.50 – TRT merkezi başta olmak üzere Ankara'nın dört bir yanından güçlü patlama sesleri geliyor. Darbe girişimine tepki gösterenler sokaklara dökülüyor.
15 TEMMUZ 2016
00.15 – Darbe girişiminde bulunan askerler TRT’yi basıp bir spikere açıklama okuttular. Savunma Bakanı Fikri Işık, “Okunan korsan bildiri” dedi.
01.40 – Camilerden ezan okunuyor, halkın darbe girişimine karşı sokaklara çıkması çağrısı yapılıyor.
00.35 – Beyaz Saray açıklamasında, Başkan Barack Obama’nın Türkiye’deki gelişmelerle ilgili bilgilendirildiği bildirildi.
00.50 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlardan hükümete destek için sokağa çıkmalarını istedi. Erdoğan, FaceTime üzerinden CNN Türk’e verdiği demeçte, darbe girişimini ‘silahlı güçler içerisindeki küçük bir azınlığın kalkışması’ olarak niteledi.
01.10 – Sikorsky tipi askeri helikopter TÜRKSAT uydu istasyonu vurdu.
01.21 – İçişleri Bakanı Efkan Ala, Genelkurmay Başkanlığı, TSK ve polisin ülkedeki darbe girişimine müdahale ettiğini açıkladı ve darbe planlayıcılarını “çete” olarak tanımladı.
01.40 – Bazı askerler Boğaziçi Köprüsü’nü geçmeye çalışan protestocuların üzerine ateş açtı.
02.21 – Ankara Emniyet Müdürlüğü'nü de vuran ve en az 17 polisin şehit olmasına neden olan askeri helikopter Gölbaşı'nda düşürüldü.
02.25 – Taksim Meydanı’nda askerler mevzilenerek, giderek sayıları artan protestocuları dağıtmak için havaya ateş açtı.
02.50 – F-16'lar ve askeri helikopterler TBMM'yi vurmaya başladı. Meclisin giriş kapıları yakınlarına sabaha kadar toplam 4 bomba atıldı. Milletvekilleri ve basın mensupları sığınağa geçti.
03.00 – Şu ana kadar ABD, AB ve NATO'dan, Türkiye'deki demokratik kurumlara saygı çağrısı geldi.
03.23 – İki yüzbaşı ve 12 er helikopterle Hürriyet’in otoparkına indi. Havaya ateş açıp güvenlik görevlilerini yere yatırarak binaya girdiler. Bir subay, "Ateş etmekten çekinmeyin" diye bağırdı. Askerler hurriyet.com.tr çalışanları da dahil herkesi zorla dışarı çıkardı, CNN Türk stüdyolarına ve rejiye müdahale etti.
04.07 – Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk Havalimanı'nda kendisini karşılayan kalabalığa bir konuşma yapıyor: "Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur.
04.37 – Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu bir ayaklanma, ihanet, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler."
05.02 – Cumhurbaşkanlığı'ndan açıklama: "Tehlike henüz geçmiş değil. Millet sokaklarda olduğu ve vatanına sahip çıktığı müddetçe darbeci hainler bu aziz millete diz çöktürmeyecek."
05.10 – Doğan Medya Center'ı basan askerlerin polis tarafından gözaltına alınmasıylahurriyet.com.tr, CNN Türk, Kanal D ve DHA çalışanları binaya dönmeye başladı.
06.00 – Şu ana kadar hayatını kaybeden 160'ı aşkın vatandaş arasında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın ağabeyi İlhan Varank, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul konvoylarında konvoyu yönlendiren motosiklet ekibini başı Kemal Tosun reklamcı Erol Olçak ve 16 yaşındaki oğlu ile Yeni Şafak Gazetesi çalışanı Mustafa Cambaz da var.
Başkomutan Erdoğan'ın isteği ve emriyle sokağa çıkıyoruz.
06.26 – Cumhurbaşkanlığı külliyesi çevresinden dumanlar yükseliyor, bölgeyi uçakların bombaladığı bildiriliyor.
06.42 – İstanbul'da Boğaz Köprüsü'ndeki askerler teslim oldu. Bazı askerlere linç girişiminde bulunuldu.
07.48 – İçişleri Bakanlığı: 29'u albay, 5'i general toplam 34 asker görevden uzaklaştırıldı. Pilot Hava Albay Erhan Baltacıoğlu gözaltına alındı.
07.52 – Genelkurmay karargahından çıkan bir tank, barikat olarak bekleyen kamyonlara ateş açtı.
08.04 – Harbiye Ordu Evi ve TRT Radyo binası polis kontrolünde...
08.11 – İstanbul'da uçak, metro ve vapur seferleri yeniden yapılmaya başlandı.
08.16 – Gece boyunca tanklarla kapatılan Boğaziçi Köprüsü, askerlerin teslim olmasının ardından kısmen trafiğe açıldı.
08.17 – Jandarma Genel Komutanlığı’na operasyon düzenlendi. Yaklaşık 200 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
08.22 – Maltepe’de bulunan Nurettin Baransel Kışlası önüne yüzlerce kişi akın etti. Kışlanın kapısına tank çıkışını engellemek için kamyonlar parkedildi. Polisin kışlada yaptığı operasyonda 6 üst rütbeli subayın gözaltına alındığı öğrenildi.
08.43 – Boğaziçi köprüsü terkedilen tankların çekilmesi için çift yönlü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ise Avrupa yakası istikametine trafiğe kapatıldı.
08.46 – Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı'nda yapılan açıklamaya göre darbe girişiminde bulunan 23 tankçı ile 13 denizci gözaltına alındı. Darbe girişiminde bulunan askerler tarafından kaçırılan 2 amiral ise polisin operasyonu ile kurtarıldı.
08.55 – Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga kurtarıldı.
09.33 – Kuleli Askeri Lisesi'nde 80 öğrenci gözaltına alındı.
09.45 – Genelkurmay'daki 200'e yakın silahsız er-erbaş teslim oldu.
09.47 – Adalet Bakanlığı, bin 563 Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin gözaltına alındığını açıkladı.
09.56 – Fatih Sultan Mehmet Köprüsü trafiğe açıldı.
10.12 – İstanbul'da Marmaray dışında tüm raylı sistem seferleri yapılıyor. Ancak bazı yolların tankerler, çöp kamyonları ve özel araçlar tarafından kapatıldığı görülüyor.
10.07 – Genelkurmay Başkanlığından çıkan 700'e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim oldu.
11.01 – Genelkurmay Başkanı Vekili Orgeneral Ümit Dündar, "Cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlarımız ve TBMM, TSK ile tam bir dayanışma içinde demokrasinin ve hukukun yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemiştir" dedi.
12.10 – İstanbul'u da kapsayan Marmara Bölgesi üzerindeki hava sahası görerek uçuş yapan tüm sivil hava araçların uçuşlarına kapatıldı.
12.11 – Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, rehin alındığı bildirilen Donanma Komutanı Veysel Kösele ile irtibat kurulduğunu söyledi.
12.15 – Darbeye girişen grubun Hava Kuvvetleri Komutanı'nın katıldığı düğünden kaçırdığı ortaya çıktı. 
13.15 – MİT: Akıncı Üssü ve Kara Havacılık'ta operasyonlar sürüyor.
13.20 – THY uçuşlarının 14.30'dan itibaren kademeli olarak normale döneceği açıklandı.
13.21 – MİT: Sistematik operasyon bitti, nokta operasyonuna geçtik, 1-2 saate biter.
13.30 – Darbeye girişen isimlerden bazıları helikopterle Yunanistan'a kaçtı. Türkiye iadelerini talep ediyor.
14.25 - 2 bin 475 hakim HSYK tarafından açığa alındı...
15.02 - Operasyon Danıştay'a da sıçradı...
15.25 – Gözaltına alınan asker sayısı artıyor. Kalkışmaya destek için yola çıkan 467 Kara Harp Okulu öğrencisi, 20 subay gözaltına alındı.
15.40  ABD Büyükelçiliği, Türkiye'deki vatandaşlarına yönelik bir güvenlik uyarısı yayınlayarak mümkün olduğunca dışarı çıkmamalarını istedi.

17.00 - Meclis Genel Kurulu, Başkan İsmail Kahraman'ın başkanlığında ve 4 partinin katılımıyla olağanüstü toplandı.

17.25 -  Genel Kurul'a seslenen Başbakan Binali Yıldırım, "Bugün Ak Parti'nin, CHP’nin, MHP’nin, HDP’nin ve tüm partilerin darbeye karşı çıktıkları bir gündür. Bugün bir milattır. İnanıyorum ki yeni bir sürecin de başlangıcıdır" dedi.
18.10 - Soruşturma kapsamında, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti ile 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Malatya Garnizon Komutanı Tümgeneral Avni Angun gözaltına alındı.
18.15 - Eski Hava kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Ankara Kazan İlçesi’ndeki Akıncı 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda gözaltına alındı. Burada bulunan diğer askerlerin de silahlarını bırakarak teslim oldukları öğrenildi.
18.55 - Anayasa Mahkemesi üyesi Alparslan Altan gözaltına alındı.

19.15 - 3’ncü Kolordu Komutanı Orgeneral Erdal Öztürk gözaltına alındı


Salı, Haziran 14, 2016

Kitap-Incognito

Bir kaç gün önce alıntı yapmıştım kitaptan ama kitabın kendisinden bahsetmeyi başka bir yazıya bırakmıştım.

İşte bu yazı o yazı.

Incognito- Beynin Gizli Hayatı

Kitabı okuduktan sonra beynimden korkmaya başladım ne yalan söyliyim...

Aslında kararlarının ve hareketlerinin tek sorumlusunun bilinçli ben olduğumu düşünürken, durumun hiçte öyle olmadığını öğrenmek şok etkisi yaratıyor.

Haa nerden biliyor, doğru söylediğini nerden biliyoruz, neden inanıyoruz???

Çok mantıklı açıklamaları var.

Sadece kendimi değil diğer insanların da bir anda değişen tavır ve düşüncelerini işte bu beynin gizli hayatına bağlar oldum.

Yaptığı kötülüklerden sonra bir anda duygusallaşan bir adamı da, yıllarca tanıyıp yapmaz dediğin şeyleri bir anda yapan başka birini de,

Hmmm dur bakalım, aslında beynindeki devreler artık farklı çalışmaya başlamış; bu kimsenin suçu değil, onun suçu değil bu beynin suçu diyorum. Anlayışla karşılıyorum yani.

Ama her okuduğum kitap gibi bir süre sonra bunu da unutmaya başlayacağım ve yine sıradan yüzeysel tepkiler vereceğim.

Sonuçta bu da benim beynimin gizli hayatı, o da böyle çalışıyor.

Biyolojik bedenin değişimleri, bir şeyin eksikliği ya da fazlalığı işte o kafatasının içindeki komuta merkezini sabote eden bir terorist.

Bir kaç yıl önce kod adı Berber; biyolojik depresyondan bahsetmişti.

B vitamini, D vitamini stokları, kan değerleri gibi şeyler şeyler yerlerdeyken başlayan biyolojik depresyonun ruhi depresyona dönüşmesinin dünyanın en doğal şeyi olduğunu söylemişti.

Haklı da...

Mesela her kadının kabusu PMS yani adet öncesi sendromu...

Hangimiz yaklaştığında o malum dönem etrafında terör estirmiyor???

Suçlusu kim? Hormonlar

Söz geçirebiliyor musun?

Hormonları kim yönetiyor?

Orda ki döngü şöyle çalışıyor.

Her ay yumurtluyorsun, dünyaya bir canlı getirmek için biyolojik bedenin koşulları hazırlanıyor. Sen  daha zamanı var, çocuk sevmiyorum doğurmıycam desen de.

O bildiği gibi çalışıyor -yani kontrolsuz-

Olgunlaşan yumurta diğer yarısını bulamaz da bir bebek için büyümeye devam edemezse işte sana yıkım.

Bu sefer de olmadı, yine mi gol değil :((

Moraller düşüyor, herkes ve her şey mi batar???

Ta ki yeni bir umut, yeni bir döngü start verene kadar.

Eee kim bunun suçlusu???




Çarşamba, Haziran 08, 2016

En Eski Bloglar

Marketing Türkiye en eski blogları derlediği bir yazı oluşturmuş...

Uzun süreli ve sadık blog yazarları erkeklerden çıkıyormuş. Burda kadınların iş hayatına girdikten ya da evlendikten, çocuk olduktan sonra bıraktıkları tespiti var.

Bence diğer bir neden de insanların daha az kelimeyle bir çırpıda kendilerini ifade ettikleri sosyal medya alternatiflerinin artması.

Kaldı ki bu konu da en güçlü rakip instagramdır bana göre.

Yani teknolojiyle her geçen biraz daha hızla tükenen hayatımız, yeni mecralarla bir öncekini gözden düşürerek yoluna devam etmekte.

En eski bloggerlar listesine şöyle bir baktığımda bir ikisi hariç çoğununun 2005 ve sonrasına ait olduğunu gördüm.

Ben de bloguna ilk yazısını 2005 yılında yazan biri olarak en eski bloggerlerdan biri olarak etiketleyebilirim yani kendimi :))

Evet eskisi gibi deli divane yazmasam da blogum hep oldu hayatımda unutmadım kapatmadım.

Eski blogları merak ediyor ve yazının tamamına ulaşmak istiyorsanız linki burda...

http://marketingturkiye.com.tr/haber/turkiyenin-en-eski-bloglari-belirlendi-iste-o-liste 

Salı, Haziran 07, 2016

Ölenler Neden Sadece Sayı?

Fiziksel yakınlık olmadığı için, duygusal etkiler de eriyip gidiyor artık...
...

Adamı köprüden aşağı itme düşüncesinin içimizde uyandırdığı tiksinti toplumsal etkileşim açısından  çok önemliyken, bir Tomahawk füzesini fırlatmak üzere düğmeye bastığımız zaman ki vurdumduymazlığımız da uygarlık için yıkıcıdır.
...

Incognito - Beynin Gizli Hayatı sf.116

Bu sabah tam bu satırları okurken, okuyup altını çizerken, üzerine düşünürken Vezneciler'de yine masum birileri ölüyordu.

Öldürenin, öldürme kararını verenin nasıl bir yaratık olduğunu düşünmekten çok bu haberleri izleyenleri, bu gidişata dur demek  için yapılması gerekenleri kararlılıkla yapması gerekenleri düşündüm...


Birbirine dokunmadan değmeden yaşarken, daha kolay yakabiliyoruz birbirimizin canını düşünmeden hissetmeden..

Cuma, Nisan 01, 2016

Bir Kez Daha Hande

9 sene sonra bir kez daha hoşçakal...

ikinci bir güle güle yazısı yazmayacağım...

Ama geçen seferkinden farklı olarak bu kez herkesin yapmak isteyip de cesaret edemediğini yapıp, özgürlüğü seçti...

Şimdilik evinin kadını olarak devam edecek...

İş hayatında çalışan annelerin yaşadığı zorlukları yaşamasam da,  yakınen gören hisseden biri olarak çocuğunu kendin büyütmenin hastalığında yanında olmanın en önemli şirketin üst düzey yöneticisi olmaktan daha değerli olduğunu düşünüyorum.

Bu nedenledir ki hüzünlü değil mutluyum onun adına

Her zaman ki gibi...

Salı, Ekim 09, 2007

Yeni Başlangıçlara

Sessiz sakin yolunda akarken nehriniz, siz güvenli kayığınızda ağır ağır yol alırsınız. Ama birden bire farklı bir yönde akan nehirde yolculuk teklif edilir. Güvenli sakin kayığında gitmek mi, yoksa yeni ufuklara açılabileceğin hiç bilmediğin başka bir nehre geçmek mi?

Bir hafta önce gündeminizde hiç böyle bir şey yokken, bir anda hayatınız değişebiliyor. Bu hafta her zamanki rutin işlerini yapacak, sıkılacak, -geçmiyor saatler- diyecek, bi akşam buluşacaktık. Rutinde her şey birbirinin aynı sıradan günler yaşayıp gidecekti.

Oysa şimdi; işlerini devretme, masasını toplama, arkadaşlarla vedalaşma, yeni hayatında neler yaşayacağının belirsizliğiyle karnında garip ağrılarla rutin olmayan günler yaşıyor.

Ben değil, Hande.

Bir anda gelişen olaylarla 7 yıldır birlikte çalıştığımız işinden ayrılıyor. Bugün yada yarın son. Neyseki ben işte değilim. Vedaları hiç sevmem; artık aynı yerde çalışmayacak her an bir araya gelip sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, umutlarımızı yüzyüze paylaşamayacak olsak da yine birlikte olacağımız şüphesiz. Öyleyse niye veda? Neye veda?

Ben yıllık iznimin bir bölümünü "Evde Ramazan" konseptinde kulanmak için aylar öncesinden plan yapmıştım. Gel gör ki kader de beni destekleyip ben orda değilken Hande'yi yeni işine uğurluyor.

Herşeyin onun için çok daha iyi olacağına inanıyorum. Ve tabiki Hande hala bizim yazarımız. Yeni ufukları umarım ilk fırsatta onun kelimelerinden okuruz."

http://dortyaprakliyonca.blogspot.com.tr/2007/10/yeni-balanglara.html