Perşembe, Nisan 26, 2012

Fantezi Tiramisu

Çilek zamanı…

Her şeye çilek koyasım var…

İlk kurbanım tiramisu…

SAM_4162SAM_4165SAM_4167SAM_4168

Klasik tiramisu tarifim, sadece ara kata sıvama çilek döşedim.

Tiramisu Tarifi

Haaaa nasıl oldu???

Fena di’il

Fakat kardeşim tiramisunun kremasına çilekleri bandırarak yemekten daha çok keyif aldı o kesin…

Çarşamba, Nisan 25, 2012

Bozcaada’nın İşaretleri

Ada…

Karayla bağlantısı olmayan yerler ürkütür beni, ya fırtına çıkarsa ya feribotlar çalışmazsa, ya gidemezsem, ya dönemezsem…

SAM_3802

Karaya yaklaşırken kalesiyle tanışırsınız önce, Girne kalesini anımsattığı için bana hep Girne Kalesi diyorum ona…

İlk yapılış tarihi bilinmese de Cenevizler olduğu tahmin ediliyor. Ortaçağ filmlerinde gördüğümüz etrafı su dolu hendeklerle çevrili asma köprü kapısının açılarak giriş yapılan kalenin yolu artık sabit taş bir köprü. –hiç romantik di’il-

SAM_3900k

Baharın bütün renkleri bu kalenin duvarları içersinde sanki…

SAM_3831

Dayanamayıp atıveriyorsunuz kendinizi diz boyu çiçeklerin arasına…

SAM_3835SAM_3844k

Bozcaada’nın Yerel Tarih Araştırma Merkezi; kurucusu Hakan Gürüney adlı Fatih Fener’li ODTÜ’lü bir fizikçi…

Bir küçük parçayla başlayan kolleksiyonerliği bugün 3000’den fazla belge, obje, harita, gravürle koca bir müzeye dönüşmüş…

Bozcaada’ya ait ordaki yaşama ait pek çok küçük detayın sergilendiği müzede eski bir bakkal dükkanında satılan ürünlerden tutun da, fıçıcı, demirci dükkanlarının canlandırıldığı bölümler var.

Ve ilginçtir ki, bakkal raflarında o dönemde hay-layf diye teneke kutuda satılan bir büskivi varmış.

SAM_3859k

Bozcaada’nın evleri kapıları

SAM_3866k

Mor salkımlı çiçeklerle bahara süslenmiş gibi, oturup karşısına saatlerce seyredebilirim…

SAM_3849k

Hele bu ev, gidip gidip geri döndüm kaç tur attım kapısının önünde tahmin bile edemezsiniz…

SAM_3869k

SAM_3888kSAM_3893k

Ege deyince damla sakızlı mamüller yenmeden olmaz…

Adanın en popüler -belki de tek- fırını

SAM_3883k

Ama sanmayın sahipleri rum ya da adalı, Rize Hemşinli…

Paskalya çöreği ve kutusunu gördüğünüz damla sakızlı bademli kurabiyesini denedim.

Kurabiye 10 üzerinde 15

Paskalya çöreği, hani damla sakızının çok kaçtığı noktada acımsı bi tad bırakır ya işte öyleydi –Alaçatı’da yediğim damla sakızlı kurabiyeler de biraz öyleydi-

SAM_3883b

Ada ve şarap ayrılmaz ikili, fıçılar sokakların başını tutmuş, ben de onları…

SAM_3875k

Çınaraltı kahvesinde damla sakızlı kahve keyfini de eksik etmemek lazım…

Haaa bi de damla sakızlı muhallebisini mutlaka deneyin, mükemmel

SAM_3878k

Ve restoranları

SAM_3874kSAM_3895k

En güzel fotoğrafı sona sakladım…

Meydana bakan Polente adlı cafedekiler sanırım ben bu anı yakalıyim diye mizansen yaratmışlar…

SAM_3897k

Şeytan Aldı Götürdü, Satamadan Getirdi

En son uzak yerlerden yazı göndercem demiş, yazısız bir kaç resim postalamıştım…

Şimdi açıklama zamanı…

İlk fotoğraf Ayvalık Şeytan Sofrası, ikincisi Burhaniye Ören’den

Tabi ki fazlası var…

Eğitmen olduğun günün sabahında baş ağrısıyla uyanmak devamında migrene dönüşmesi ve onunla konuşmaya bi şeyler anlatmaya çalışmak; akşam 5’te Gebze’den yola çıkıp eve gelmek, bi kaç saat sonra çıkacağın seyahat için valiz hazırlamak zorunda olmak ve hiç tanımadığın bi otobüs insanla yola çıkmak…

İtiraf ediyorum o anlarda “bir an önce bitsin de şu üç gün evime gidiyim” dedim.

Ama üç günün sonunda iyi ki tesadüfler bizi buraya getirmiş, iyi ki burdayım dedim. Çok keyifli ve sürprizli bir turdu. Tur şirketi Travel Terminal’e, sahibi Bahar hanıma, rehberimiz Önder’e, servis görevlimiz Ersin’e özellikle bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Seyahat ettiğim tur şirketleri yönünden çok şanslıyım gerçekten –allah bozmasın- hepsi de tesadüflerle karşıma çıktığında daha önce hiç adlarını duymamış haklarında iyi kötü hiç bi bilgim yoktu. Ama çok güzel hatıralar, dostluklar bıraktılar bana…

Favori tur şirketlerim Tamzara Tur ve Travel Terminal…

Genelde 2 günlük olan Kuzey Ege turları, 23 Nisan’ın pazartesiye denk gelmesi nedeniyle 3 günlük daha çok gezmeli görmeli bir rotaya dönüştü…

Şöyle ki;

Bozcaada, Assos, Behramkale, Burhaniye-Ören, Ayvalık, Cunda, Kazdağları, Adatepe Köyü

Seyahat notlarım ve fotoğraflar az sonra….

Perşembe, Nisan 19, 2012

Hipnotik

Pek uzağım bilgisayarıma, telefondan da yazıp yayınlamak da çok keyif vermiyor bana...

Bi kaç gündür öğrenciydim eğitimci eğitimi alıyordum. Haber değeri olan tabi ki eğitim almam değil, eğitimin içinde bir hipnoz seansının denenmesi.

Haaa, haaa kim gönüllü olur bu işe???

Ben tabi ki, ben tabi ki :)))

Evet ilginç bi deneyim ama kendimi tamamen bırakamadığımdan, nerden bakarsan bak iş ortamı sonuçta, bi iki gündür tanıdığın insanların yanında çok da güvende hissedip kaptırmıyosun.

Hep köşeden bilinç kafasını uzatıp uzatıp ben burdayım, ben burdayım diyo...

Halbuki onun uyuyup, meydanı bilinçaltına bırakması gerekiyordu...

Haaa hipnozdan ne kaldı aklında dersen ilk derin nefeslerde bi ürktüm, gözler kapalı ama gölgeler bi yakınlaşıp bi uzaklaştı, sonra geçti...

Vee hipnoz oldunuz dediği sırada göbeği sarı yaprakları pembe-mor bi çiçek göbeği etrafında dönüp duruyodu.

Sonunda gevşediniz, çok mutlusunuz, bütün kaslarınız gevşedi falan dedi ama ben yine aynı ben...

Yarın da ben öğretmen olucam, sabahtan akşama ders anlatcam

Sonra da size uzak yerlerden yazılar göndericem ;))

Şimdilik detay yok...

Salı, Nisan 17, 2012

Kahve Fantezisi

Şu fetişi bu fetişi oluyor ya insanlar; işte ben olsam olsam kahve fetişi olurum

SAM_3791

Evet yine Paşabahçe,

mevsime uygun olarak japon kiraz çiçekleri desenli,

içi geniş,

13 bölümlük dizi çıkar usta falcının elinde…

SAM_3793

Kahve isteyen????
Göz kırpan gülümseme

Duyduk Duymayın Demeyin... Paşabahçe Canavarlarına

Paşabahçe'nin özel ürünlerini yakınlarında Paşabahçe olmadığı için bulamayanlara müjdeler olsun...

Online mağazası açılmış, blogumda en çok ilgi gören ürünü İstanbul mumlukları da var reyonlarında ama stoklarımızda bulunmuyor diyor. Ben daha bugün gördüm var ellerinde, muhtemelen sanal mağazalarını yeni açtıkları için stoklar düzenlenenememiş olabilir.

Takipte olun derim...


Pazar, Nisan 15, 2012

Abud Efendi Han

Son yazımdan da anlaşılacağı üzere cumartesi günü maç erteleten yağmur başlamadan önce ben Eminönü sokaklarındaydım…

Bilmediğim sokaklara sapıp bilmediğim yerlere çıktım ama her halükarda bildiğim yerlere ulaştım sonunda…

Kapalıçarşı bu mevsimde alerjikleri hapşırtıyor, annemle kardeşimin hapşırıkları kısa kesti turumuzu, neyse ki açık havada normale döndüler de turumuza devam edebildik.

Mahmutpaşa yokuşunu çıkarken bu kez, binaların cephesine asılan, kapılardan iplerden sarkıtılan elbiseler, battaniyeler, yatak örtüleri olmasa nasıl görünürdü acabayı düşündürttü bana…

Abud Efendi Han’ı önünden defalarca geçmişimdir ama ilk kez bu sefer durup inceledim, bir kapısından girip ötekisinden çıktım…

SAM_3723

Fotoya tıklayıp daha büyük bakarsanız kapının üstünde yazan

STAMBOUL YENNI TCHARCHI

yazısını göreceksiniz.

Hangi dil bu???

James Bond Geldi mi?

Bir önceki yazımda aman ha dikkat, cumartesi Eminönü planlarınız varsa şu tarihlere dikkat edin demiştim…

Yalancı çıktım, çünkü 14 Nisan cumartesi kapalı olacağı söylenen sokakta elimi kolumu sallaya sallaya yürüdüm.

Yoksa gizli çekim mi yapıyolardı??? Göz deviren gülümseme

Çekim yoktu ama Mısır Çarşısı’nın yanındaki çiçeklerin ordaki boşlukta sıra sıra dizilmiş çekim malzemelerini fotoladım sizin için…

Çuvalları kırpıntılarla doldurmuşlar herhalde çekim günü üzerine malzemeler konulup dekor oluşturulacak…

Simitçi, kestaneci arabaları köşede…

Kapanacak sokaklar pankartlarla duyuruluyor…

SAM_3722SAM_3724SAM_3725SAM_3726SAM_3727