Candan Erçetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Candan Erçetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Zamane Kahvesi

Uzun zamandır merak ettiğim Zamane Kahvesi'ni benim gibi keşfetmeyi seven arkadaşlarımla tecrübe ettik, Açıkhava'daki konser öncesi.

Zamane Kahvesi Pelit Pastaneleri'nin bir kuruluşu aslında ama şimdiye kadar pek bir yerlerde bahsedildiğini görmedim. Pelit'in ününden faydalanmak yerine kendi adıyla var olma çabasını takdir ediyor 10 tam puan veriyorum.

Dekorasyon oldukça renkli ve eğlenceli olmasının yanısıra eski zamanlara aitmiş hissi uyandırmasıyla mekanı daha bir şirin yapıyor bana göre.

Pelit demişken, pastaların başka bir yerden olması düşünülemez :)) hepsi harika

üstelik sadece pasta değil karnınızı doyurabileceğiniz salata, sandviç, dürüm tarzı şeyler de var. Sunum, servis ve tabaklarına da şöyle yükseklerden puan verelim :)))

Konsere gelince...

Her sene aynı şeyleri yazıyorum gibi geliyor. Candan bildik Candan, şarkıların çoğu eskilerden, Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar'da sahne karartılıp ışıklar gezdiriliyor tepelerde, Trakya ezgileri vur patlasın çal oynasın.

Genelde "Olmaz"şarkısı her konserde benim en duygusal yanım olurdu. Bu sene değiştirdim şarkıyı; bağıra çağıra "Meğer"i söyledik oynadık.

"ben ne çok hata yapmışım meğer
seni yokken var saymışım meğer
yollar gitmiş ben kalmışım meğer
aşkım deyim hapsolmuşum meğer
bir ömür sürer sanmışım meğer
ben boşa kürek çekmişim meğer
vakit kaybıydı diyemem amma
senden çoktan vazgeçmişim meğer
olsun varsın pişman değilim
biraz üzüldüm hepsi bu"

Evet diğer Candan konserlerinden farkı benim için bağıra çağıra şarkı söylemem ve biraz fazlaca oynamamdı diyebilirim.

Daha mı çok eğlendim ne???

Yalnız bu arada kendime ait bi şeyi farkettim, eğlendiğim ve dans ettiğim geceler eve döndüğümde enerjim üst seviyelerde oluyor.

Yazımın yayın saatinden de anlaşılacağı üzere saat 03:00 suları ve ben henüz yatmadım. Üstelik bir de bol rakamlı bir rapor üzerinde çalıştım :)))

Sanırım bundan sonra daha sık dans edicem, bekle beni İstanbul geceleri :))))))))

Pazar, Temmuz 18, 2010

Candan Erçetin Açıkhava'da... Yine...


Artık kaçıncısı olduğunu hatırlamadığım, geleneksel Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki Candan Erçetin konserimize bu sene 20 Temmuz salı akşamı gidiyoruz. (inşallah ;))

Her sene konserden sonra konuşurken mutlaka birileriyle "aaa keşke haber verseydin, seneye mutlaka birlikte gidelim, haberleşelim" sözleri veriliyor.

Kimseyi unutmamak adına blogumdan duyurayım dedim.

20 Temmuz salı akşamı saat 21:00'de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda K blokta olucaz ;))

görüşmek üzere

Cumartesi, Ocak 02, 2010

Son Şarkılar

Candan Erçetin'in son albümü çıktı. Tabiki daha rafta yerini almadan, elimdeydi. Kartoneti hala matbaa kokarken...

Unutursun'u (Parça 10) zaten Açıkhava'daki konserinde söylediğinde yazmıştım bir kenara.

Bahar (Parça 11) isminden midir, melodisinden midir, benim havamdan mıdır bilinmez uzun zamandır beklediğim de tarif edemediklerime cevap verdi.

(Parça 6) orjinal adıyla Volver Amor; çok sevdiğim ve etkilendiğim ama o kadar da meşhur olmayan -Goran Karan'ın "stay with me" gibi-bu şarkıyı seçmesini Kova kadını olmamıza bağlıyorum.

Unutama Beni (Parça 4) Esmeray tarafından söylenen ve bir çocuk tarafından -ki benim çocukluğuma denk gelir- sevilip etkilenebilecek ritm ve cazibeye sahip olmamasına rağmen yine benim için çok özel bir şarkıyı seçmiş. -çocukluğumdan kalma şimdi bana garip gelen bazı hayranlıklarım var. Mesela Coşkun Demir ve şarkıları, Nil Burak'ın Yalnız Adam şarkısını Issız Adam cd'sini dinlerken hafızasını kaybeden birisinin geçmişini hatırlaması gibi hatırlamam-

Neyse konu dağılmadan albüme dönelim.

Özet olarak sevmediğim şarkı yok desem abartmış olmam :))

Ama bir şey var ki takıldı aklıma.

Benden başka farkeden var mı bilmiyorum ama Kırık Kalpler Durağı'nı dinlerken şarkının nakaratına girişlerdeki hızlı ve derin nefes alış sesleri şarkıya kapılmama mani oluyor.

Ya daha önceki albümlerde bu sesler temizleniyordu ya da Candan Erçetin'in artık nefesi yetmiyor. Galiba sigara da içiyordu, ondan olabilir.

Konu müzikten açılmışken eleştiri kokan satırlarıma başka bir sanatçı ve şarkıyla devam etmek istiyorum.

Demet Sağıroğlu'nun Tuna Kiremitçi'nin filmi için yaptığı söylenen ve söylediği "Adını Sen Koy".

Müzik Melih Kibar'a ait.

Sessiz Veda...

Üzerinde eğreti duran o sözlerle canım müziğe yazık etmişler. Tarihi bir yapıyı dokusuna hiç uymayan malzemeyle boyamaya benziyor.

Sessiz Veda, sözsüz bir veda ve öyle de kalmalı.

Yonca Lodi "Emanet" mükemmel. Adaşım diye taraflı davranıyorum sanmayın ama bu kadın süper şarkılar seçiyor ve mükemmel söylüyor.

Pazar, Temmuz 19, 2009

Ve Konser

Oldum ben oldum :)))

Candan Erçetin konseri sonrası sendromu yaşamadım. Hiç bir şarkıda gözlerim dolmadı.

Geçenlerde sivrisinekler üzerindeki vahşi cazibemden bahsetmiştim. Daha ilk şarkı bitmeden onlar benim tadıma bakmıştı bile.

Sevdiği şarkılar insanın bedenine de iyi geliyor, ama aralara molalara tahammül yok.



Gelelim konser detaylarına. Bunca yıldır ilk kez boş merdivenler ve koltuklar vardı. Krizin etkisi mi yoksa Candan'ın yeni bir albümü olmaması mı daha etkiliydi bilmiyorum.

İlk şarkısı yeni çıkacak albümünden "Unutursun". Sanırım benim için yazılmış :))) çok anlamlıydı.

Her zaman ki şarkılar hep birlikte söylendi. Hasta olmama rağmen ben de eşlik ettim şarkılara.

Yalnız bu sene her zamankinden farklı olarak organizasyon resim çekilmesi konusunda çok tutucuydu. Sürekli herkesi uyardılar. Hatta çıkışta bir kaç makinanın güvenlikte olduğunu gördüm. Almışlar belli ki. Anlam veremedim.

Ama ben sizler için bir kaç fotoğraf çekmeyi başardım.



Pazar, Aralık 02, 2007

2. Bebek Projesi

Bu haftasonu yaratıcı çalışmalar üst üste geldi ama yapacak bir şey yok. Son haftalarda üzerinde çalıştığımız projenin fotoğraflarını aşağıda görmektesiniz.

Biz projemize 2. Bebek Projesi diyoruz; çünkü ilki iki sene önce Ayşegül'ün ikizleri için yine bizim tarafımızdan yapılmıştı. Bu seferki projenin annesi de çok sevdiğimiz komşumuz Sündüz abla. Uzun bir aradan sonra oğlu Göktuğ'a bir kız kardeş geliyor. Pembe renkle çalışmak çok zevkli.

Sepet çalışmasının başı. Etrafa yayılmış malzemeler o anki hayallerimizle birleşip, sonunda aşağıdaki sepete dönüştü.


Dekoratif bir resim olmasını istediğim için sepet bir kez daha

Bu şekerlerin bir özelliği de aynı zamanda uğur getirmesi. Çünkü hepsine tek tek yapıştırılmış dört yapraklı yoncalar var. Yani bu şekerden alan bekarlar evleniyor, çocuğu olmayanların çocuğu oluyor, piyangodan büyük ikramiye çıkıyor. Bütün yoncalar da benim elimden çıktığı için seneye bu zamanlar evli oluyorum. :))) -valla ortada öyle bir durum yok-


Ve şekerlerimizzzzzzzz...


Bu da hastane kapısı için hazırlandı, klasik çelenkten farklı bir şeyler olsun istedik. "Hoşgeldin Melek" yazmayı düşündük üzerine ama bebeğin adını melek zannederler diye vazgeçtik. Ama fonda çalmasında bir sakınca görmüyoruz. Bu arada kısmetse bebek çarşamba günü dünyaya gelecek.


Bizim eserlerimizde fonksiyonellik de önemli olduğu için; kapının her iki tarafı da süslü olacak. Diğer taraf biraz daha sade. Eve dönünce sade olan sokak kapısında kullanılabilir, diğeri bebek odasında.

Hastane kapısında görüntülemeye sabredemediğim için oda kapısındaki provasını görüntüledim.

Pazartesi, Kasım 12, 2007

Bu akşam TV'de Melih Kibar Şarkıları

Sık sık bahsettiğim, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda bir kaç sene önce yapılan Melih Kibar Şarkıları konserinin bir benzerini bu akşam TV'de izleyebilirsiniz.

Pazartesi akşamları Candan Erçetin TRT 1'de program yapıyor. Bu akşam ki tema Melih Kibar şarkıları, konuklar da Erol Evgin, Nükhet Duru.

Konserin bir benzeri olmaz da ne olur?

Kaçırmayın derim...