şeker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şeker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Aralık 23, 2011

Selamlique'den Kahve Falı



Yazmış mıydım ben size daha önce bunu???

Caroline Koç'un markası Selamlique çok hoş bir kahve dükkanı yapmış internette... -introsunda Selma Ergeç'in oynadığı-

Kahve olur da falsız olur mu???

Onu da düşünmüşler, kahvenin üstüne bi de fal bakıp muhabbeti koyultun diye...

Hem de öyle sıradan di'il kakuleli, tarçınlı, çikolatalı, okkalısından seçip sade mi, orta mı deyiverip bi de dilek tuttun mu;

Keyfiniz bol olsun :))))

Yolu bulmak için aşağıdaki linke tıklayın

Neyse halim çıksın falım...

Bir son dakika bilgisi, iphone ve ipad üzerinde de Selamlique'den fal bakabileceğiniz uygulamaları varmış.

Salı, Ağustos 16, 2011

İstanbul Şekeri Dört Yapraklı Yonca'sını bulmuş ;))

valla ben demiyorum onlar diyor ;))



http://istanbulsekeri.blogspot.com/2011/07/sansmz-acld-cunku-dorrt-yaprakl-yoncay.html

Yeni yılın ilk günlerinde keşfettiğim İstanbul Şekeri görmeyeli büyümüş, serpilmiş, güzel bir site güzel bir blog yapmış kendine

http://www.istanbulsekeri.com/

Böylece kendisini daha yakından tanıma fırsatı buldum. Ben onu sadece Şekerci Cafer Erol'un çocuğu sanarken Faruk Güllüoğlu ile güçlerinin birleştirilmesinden meydana geldiğini öğrendim.

Baklava, börek ve şekeri "İstanbul Şekeri" sitesinden yada 34 Şeker telefonundan sipariş verebileceğimi öğrendim.

Verdiğiniz siparişin günlük olarak sizin için üretilip, ertesi gün teslim edildiğini öğrendim.

Ve size söyledim :))))

Cumartesi, Ocak 01, 2011

Hafız Mustafa 1864

1864'ü yazarken farkettim 1800'ün sonları benim favori zamanım :))

Geçenlerde Eminönü'ne gittiğimde gördüğüm ama bugün Konyalı'da bir şeyler yemeyi planlarken bi bakiyim neler var, en kötü ihtimal rengarenk akide şekeri alırım planıyla kapısından içeri girdiğim ama çıkamadığım yer.

Akıllara zarar bir yer, dekorasyonu, sunumu, görüntüsüyle çıldırtan, tadıyla zevkten delirten. -Fazla mı abarttım?-



Kasada duran bey, kendisine Hafız Mustafa diyelim kısaca; orda olduğum sürece keyifle seyrettim müşterilerle diyaloğunu. Vitrindeki lokumlara bakan birilerini görünce lokum tabağını kapıp dışarı koşuyor; tatlılara bakanları görünce tadına bakması için "arkadaşlar bana iki dilim bülbül yuvası verin" deyip dışarı çıkıyor. İkram ediyor. Ödemeye kasaya gittiğimde "Beğendiniz mi, nasıl buldunuz, memnun kaldınız mı?" sorularıyla müşteri nabzını tutmaya çalışıyor. Ama en komik diyaloğumuz "ne kadardır burası var?" soruma "biz 1864'den beri burda Bahçekapı'dayız, burası da şubemiz" demesi.

Gerçi 15 ay olmuş açılalı ama ben keşfedememişim, üst katın manzarası da ayrıca güzelmiş...

Tatlılar, tatlılar, tatlılar...

Hangisini alacağınıza karar veremiyosunuz, benim gibi 4-5 çeşit seçip karışık yaptırmanızı öneririm.

Benim favorim istiridye gibi olan alttaki resimde 2.sırada sağdan ikinci, yanındaki cevizli de çok başarılı. Yalnız bu tatlıların çok kötü bi yanı var, genelde insanın içini yakıp tıkarlar ya, bunlarda ne yediğini ne kadar yediğini anlamıyorsun.

Her yazı arasında gidip bir tane yememden anlayın artık :))

Bunlarda vitrinden, ama anlatılmaz yenir :))