Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Kasım 26, 2011

Cumartesi-Pazar

Severiz cumartesi-pazarı
Yeriz nutellalı ekmek gibi
Kıymetini bilmezdik
Hava gibi, su gibi
Olmasaydı diğer beş kardeşi

Cuma, Kasım 25, 2011

Cuma

Cuma'dır benim adım
Issız bi adada yaşarım
Cumartesi, pazarı pek severim
Çaktırmayın
Yoksa Robinson'u döverim

Perşembe, Kasım 24, 2011

Perşembe

Çarşamba'dan bellidir gelişi
Vardir onda cumanin neşesi
Neşe bitmesin
Kötü soz söylemesin
Yarın cuma biraz daha dayansın


Salı, Kasım 22, 2011

Salı

Salı sallanır

Sallansa da düşmez

Düşse de gitmez

Gitse de bitmez

Bitse de...

Bi haftaya kalmaz

Yenisi gelir...

Pazartesi, Şubat 22, 2010

Nietzsche

Gidene kal demeyeceksin...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,

yoksa değersiz olan hep sen olursun...

Düşün...

Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...

Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme,
tükettirme içindeki yaşama sevgisini...

Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz...

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm, cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
kendimi bir sahnede buldum
Oynadım...
Öyle bir rol vermişlerdi ki,
okudum, okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,
hem kızdım hem güldüm halime.

sonra dedim ki söz ver kendine...

Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.

Çarşamba, Kasım 14, 2007

Bir "Garip"

Orhan Veli


Her şey bir kaç sabah önce Sofi'nin blogunda kendimi anlatan şiiri yazmamı istediği yazısıyla başladı.

İlk aklıma gelen "Beklenen"di; onu yazarken hala beni anlatan şiiri düşünüyordum. Daha yazı bitmeden Orhan Veli ve "Beni bu güzel havalar mahvetti" geldi aklıma. Şiirin tam metnini ararken onun şiirlerinin peş peşe sıralandığı bir sayfa buldum. Ve her sabah güne onun bir şiiriyle başlamaya karar verdim.

Bu akşam da, her akşam olduğu gibi eve gidene kadar radyo dinlemek için telefonumu açtım. Kanalları sırayla gezerken bir kanalın boş olduğunu farkettim. -ki günlerdir o boş kanalın üzerinden geçip duruyordum- Düzgün çalan bir kanal bulmak için gelişi güzel bastım düğmelere. Bir kanalda uzun zamandır duymadığım Zülfü Livaneli'nin söylediği şarkıya takıldım.

"Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra."

Şarkının ardından konuşma başladı Orhan Veli, garip akımı, şiirleri, yaşamına, şiir anlayışına ait şeyler anlatılıyordu. Müşfik Kenter'in sesinden şiirleri okunuyordu. -Sadece bir kaç metre ötedeki İş Kule'de Orhan Veli şiir dinletilerine gitmediğime kızdım kendime- Konunun ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Şiir miydi, Garip akımı mı, Orhan Veli mi, edebiyat mı?

Garip akımı, yaşadıkları, yaptıkları, arkadaşlarından anılar, Ankara'da yolda yürürken ayağını incitmesi kısa bir süre sonra İstanbul'a gelmesi, ayak ağrıları ile gittiği Cerrahpaşa Hastanesi'nde beyin kanaması sonucu vefat etmesini, öldüğünde bütün Babıali'nin kepenk kapattığını ve cenazesinden sonra hakkında söylenen güzel şeyler.

Ta ki Mücap Ofluoğlu'nun onun öldüğü günle ilgili anısını anlatırken, 14 Kasım 1950 tarihini duyana kadar. O an ürperdim. Bir kaç gündür Orhan Veli'nin ve şiirlerinin hayatımda olması, böyle bir programa -hem de hayatta hiç dinlemeyeceğim bir radyoda- denk gelmem "Garip"ti.

Yaklaşık bir saat süren keyifli anlatının sonunda radyonun hangi kanal olduğunu anlamak için anlamsız reklamlarını bile dinlemeye razı oldum. 96.4 Cem Radyo'ymuş. Her akşam saat 18:00'de Radyo Belgesel Kuşağı varmış. Benim dinlediğim de "Orhan Veli Radyo Belgeseli"ymiş.

Bugünün anlamı nedeniyle en beğendiğim bir kaç şiiri ve bir kaç damla gözyaşıyla sizi başbaşa bırakıyorum.

ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

BİZİM GİBİ

Arzulu mudur acaba,
Bir tank, rüyasında?
Ve ne düşünür teyyare
Yalnız kaldığı zaman?

Hepbir ağızdan şarkı söylemesini,
Sevmez mi acaba gaz maskeleri,
Ay ışığında?

Ve tüfeklerin merhameti yok mudur,
Biz insanlar kadar olsun?
Eylül 1939

ÇOK ŞÜKÜR

Bir insan daha var, çok şükür, evde;
Nefes var,
Ayak sesi var;
Çok şükür, çok şükür.

DALGA

Mesut sanmak için kendimi
Ne kâğıt isterim, ne kalem,
Parmaklarımda cıgaram,
Dalar giderim mavisinden içeri
Karşımda duran resmin.
***
Ne kağıt yeter ne kalem,
Mesut sanmam için kendimi.
Bunların hepsi... hepsi fasafiso.
Ne takayım, ne tekneyim.
Öyle bir yerde olmalıyım
Öyle bir yerde olmalıyım ki,
Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi...
İnsan gibi.

DERDİM BAŞKA

Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha âşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...

Salı, Kasım 13, 2007

Beni Anlatan Şiir

Sofi'den gelen istek üzerine beni anlatan dörtlüğü ya da şiiri yazmam gerek. Bi çırpıda aklıma gelmiyor beni anlatan; biraz düşünüp cevap vericem. Ama çok sevdiğim ve benim için çok anlamlı olan Necip Fazıl'ın bir şiirini şimdilik yazmak istiyorum. Çünkü daha bu sabah aklımdan geçiyordu.

BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

Bu arada bu şiiri yazarken beni anlatan şiiri hatırladım. Orhan Veli'nin -tabi bugünkü havayı kastetmiyorum-

GÜZEL HAVALAR

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Sofi!!! beni de sen mahvettin. Ben yaz yaz bitiremem en iyisi bütün Orhan Veli şiirlerine link vereyim de hiç birinin hatırı kalmasın.