Pazartesi, Mayıs 08, 2006

Hıdrellez'de Ahırkapı'daydım

Söylediğim gibi 5 Mayıs akşamı Ahırkapı’da Hıdrellez şenliklerindeydim.


Geçen yıllarda aynı tarihte çok daha sıcak günler yaşarken; bu sene ne talihsizliktir ki soğuk bir havada sokak şenliğine katılmak kısmet oldu.

Ahırkapı Sultanahmet’le Marmara denizi kıyısı arasında kalan; İstanbul’un her attığınız adımda yüzyıllar önceden kalmış bir şeylere takılmadan yürümenizin imkansız olduğu ilginç, esrarengiz yerlerinden biri. Sultanahmet’ten Ahırkapı’ya yürürken eski evler, taş saraylar, kalıntıların üzerine inşa edilmiş gecekondular, arnavut kaldırımlı sokaklar size sıradan bir şeyler yaşamayacağınızın sinyallerini verir gibi.


Ahırkapı’yı bulmak sandığım kadar kolay olmadıysa da; uzaktan duymaya başladığımız davul seslerini takip ederek şenlik alanına ulaştık. Binlerce ampülle aydınlatılmış sokaklar, birbirinden güzel kokuların geldiği sağlı sollu dizilmiş yiyecek tezgahları ve önlerinde uzayan kuyruklar ve kalabalık sokaklarla... Şenlik başlıyor

Çoğu otellerin restoranları ve bölgenin diğer meşhur lokantalarından oluşan yemek tezgahlarında ne alırsan 1 kupon durumu vardı. Toptan aldığınız kuponlarla gece boyunca gerçeğin çok altında bedellerle yiyip, içebiliyorsunuz. Neler yoktu ki; şimdi burda saymıyim canınız çekerse suçlusu ben olurum.

Efes Pilsen etkinlik alanında dilek ağacı vardı. Herşey en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünden ağacın yanında kalem kağıt ve iğnelerle hazırlıksız gelenlere destek veriliyordu. Oraya kadar gidip de dilek bağlamadan dönülmez deyip, kırmızı bezlere yazdığımız dileklerimizi biz de bağladık ağaca. –Ertesi gün haberlerde, gecenin ateşine dayanamayan ağacın tutuştuğunu ve devrildiğini öğrendim. Bu durumda bizim dileklerin gerçekleşme durumu ne olur bilemiyorum-



Diğer bir etkinlik alanı da Eminönü Belediyesi sosyal tesislerindeydi. Burada Buzuki Orhan’ın konseriyle kelimenin tam anlamıyla coştuk. Daha önce Candan Erçetin konserinde sahnesini seyrettiğim Buzuki Orhan’ın keyfini ve müziğinin çoskusunu burada farkettim desem yalan olmaz. Bir yandan dans ederken bir yandan da o gece bizimle olmak isteyip de olamayanlara telefonla naklen yayın yaparak biraz kıskandırdık, biraz da eğlencemize ortak ettik.


Şenliğin sponsorlarından olan Bonuscard dağıttığı yeşil teflerle gecenin müziğine herkesin katılmasını sağladı. Ne yazık ki dağıtılan teflerden nasibini alamayan ablamla gecenin sonunda küçük bir kriz yaşamaktan son anda kurtulduk.

Sokaklarda karşılaştığınız her 10 kişinin 5’inde mutlaka profesyonel bir fotoğraf makinesi vardı. Renkli görüntülerle arşivlerine bu günü katmak isteyen herkes ordaydı. Fakat ben acemi hıdrellezci olduğum için hazırlıksızdım ve sadece telefonumla çekebildiklerimi yayınlıyorum..

Güvenliği, itfaiyesi ve sağlık ekipleriyle oldukça başarılı düzenlenmiş şenliği seneye kaçırmamanızı öneririm.