Salı, Ekim 11, 2005

Sonbaharın Yaptıkları


Daha önce de yazmıştım; bugünlerde mutsuz ve üzgün yazılar yazarsam suçlusu ben değilim diye...

Suçsuz olduğuma dair elime güçlü bir kanıt geçti.

“Mevsim değişiklikleri vücudun fiziksel ve ruhsal yapısını yakından etkiliyor. Bu aylarda yorgunluk, halsizlik, depresyon gibi şikayetlerin artığını belirten uzmanlar bu şikayetler için sporu ve sağlıklı beslenmeyi öneriyor. Kadınların bu dönemden erkeklere oranla daha fazla etkilendiğini belirten Memorial Hastanesi Suadiye Polikliniği İç Hastalıkları Bölümünden Uzm. Dr. Soner Dileklen, güneşin ve sıcak havanın etkisini yitirmesiyle şikayetlerin artığını söyledi: "Sonbahar mevsimi insanlara birkaç yönden etki ediyor. Bunlardan ilki termal etkidir. Bu etki ısı değişimleri ve nem oranlarında ani azalmalar nedeniyle yaşanıyor. İkinci etki ise psikolojik etkidir. Güneş ve ısı insana mutlulukla huzur veriyor. Sonbaharın gelmesiyle birlikte havalar soğumaya başladığı için kişilerde depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor. Böylece son baharın gelişiyle birlikte kişilerde; halsizlik, uykusuzluk, yorgunluk gibi şikayetler artıyor. Kadınların psikolojik ve hormonel dengeleri erkeklere göre daha hassas olduğu için kadınlar bu dönemlerden erkeklere oranla daha fazla etkileniyor."

"Yorgunluk, halsizlik ve depresyon şikayetleri olan kişilerde konsantrasyonu artırıcı ve motivasyonu güçlendirici spor faaliyetlerine ve hobilere önem verilmesi büyük fayda sağlayacaktır. Genellikle hafif sporlara; balık tutma, avcılık, yürüyüş gibi faaliyetlere öncelik verilmelidir. Bu tür rahatsızlıkların kronikleşmesi beklenen bir durum değildir. Ancak depresyon geçiştirilemezse ilerleyebilir ve tedavisi güçleşebilir. Bu nedenle gerekli görüldüğü durumlarda bir uzmandan yardım istenmelidir. Bu mevsimde ortaya çıkan mide rahatsızlıklarının ilaçla tedavisi gereklidir. Aynı zamanda bu dönemde bağışıklık sisteminin bozulması nedeniyle solunum yolu enfeksiyonları sık sık görülmektedir. Bu yüzden bu aylarda özellikle vitamin takviyesi yapılmalıdır."



Ben her sene sonbaharın gelişini hüzünle karşılaşırım; sarı yapraklardan neredeyse görünmeyen yollarda yürümek, ağaçlardan düşen dikenli kabuklarından kurtulup serbest kalan irili ufaklı at kestaneleri, kırmızıya dönen ve yeşil bir ağaca dolanarak inanılmaz bir görüntü oluşturan sarmaşıkları görmek beni mutlu etse de...
Günün büyük bir kısmını kapalı mekanlarda geçirme zorunluluğu nedeniyle; mutsuzluk kaçınılmaz oluyor.

Bu durumdan kurtulmak için önerim; sevdiklerimizle daha fazla vakit geçirmek, sonbaharın keyifli olduğu yollarda yürümek, burcu’nun pastalarından yemek, her fırsatta çiçekleri koklamak –bu mevsimde onlardan da pek kalmıyor galiba-, komedi filmleri seyretmek ve soğuk havaya inat açık havada yemek yemek ‘tercihen boğaz’ (gerekli tedbirleri aldıktan sonra uygulamanızı öneririm)

Ya da en iyisi; eğer hala gitmemiş bir göçmen kuş kafilesi yakalayabilirseniz onlarla birlikte güneye gidin. Şaka bir yana bir kaç hafta öncesine kadar ciddi ciddi düşünmedim değil.